Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi / The Journal of International Social Research Cilt: 11 Sayı: 59 Ekim 2018 Volume: 11 Issue: 59 October 2018 www.sosyalarastirmalar.com Issn: 1307-9581 http://dx.doi.org/10.17719/jisr.2018.2742 İMÂMET DOKTRİNİNİN ŞİÂ-İMÂÎYYE’NİN İLAHÎYYÂT İNANCINA ETKİSİ IMPACT OF IMAMAMATE DOCTRIN ON SHIA-IMAMIYYAH’S THEOLOGICAL BELIEF Nezir MAVİŞ  Burhanettin KIYICI  Öz İmâmet Doktrininin Şiâ-İmâmîyye’nin ilâhiyyât inancı üzerindeki etkisini kelâmî açıdan ortaya koymayı amaçlayan bu makalede, bu fırkanın temel kaynaklarından derlenen rivayet ve yorumlarda söz konusu etkinin izleri sürülmektedir. İmâmetin nas ve tayine dayandığını ileri süren İmâmîyye, her açıdan imamı Hz. Peygamber ile kıyaslamıştır. Daha çok rivayetlerle temellendirmeye çalıştığı bu düşüncesine bazı nasları da dayanak yaparak Resûlullah’ın ilmi gibi üstün bir ilimle donatıldığını söylediği imamın güvenirliğine halel getirmemek amacıyla Allah’a noksanlık nisbetini gerektiren “bedâ” inancını benimsemiştir. Bir yandan bu inancı Allah’ın aşkınlığı ve ona kulluğun zirvesi olarak sunarken diğer yandan da onu “nesh”le özdeşleştirmeye çalışarak meşru bir zemine oturtmaya gayret etmiştir. Ancak her iki düşüncenin sebep ve sonuçlarının birbirine benzememesi, bedâ’nın nesh ile özdeşleştirilemeyeceğini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: İmâmîyye, İmâmet Doktrini, Bedâ İnancı, Nas Ve Tayin, Mâsumiyet. Abstract In this study, which aims to reveal the influence of the Imamate Doctrine on the beliefs of Shia-Imamiyyah in terms of kalam is traced this influence in the narratives and opinions on the subject compiled from the main sources of Imamiyyah. Asserting that Imamate is based on verse and nomination, Imamiyyah compares the Imam from every angel vith the Prophet. Imamiyyah, furthermore, using some nas as base to this idea, which it tries to ground rather on narratives. Adopting the belief “badâ”, which necessitates the defiance “incompleteness” in Allah in order that the imam, allegedly illuminated with transcendent knowledge, and his trustworthiness will not be prejudiced, Imamiyyah presents this belief, on one hand, as the transcendence of Allah and the peak of worshipping him, while on the other, tries to position it on a legitimate ground by identifying it with “naskh”. The fact that the causes and consequences of both thoughts are not alike, suggests that the bedâ can not be identified with the naskh. Keywords: Imamiyyah, Imamate Doctrine, Bada Belief, Verse and Nomination, Innocence. Giriş İmâmîyye, Hz. Peygamber (11/632)’den sonra onun yerine geçerek Müslümanların liderliğini üstlenecek kişinin (imam) 1 mâsum olup nas ve tayinle belirlendiğine ve ona itaatin farz olduğuna inanan Şiî düşüncenin ana gövdesini oluşturmaktadır (Nevbahtî, 2012, 51-52; Ebû Halef el-Kummî, 1941, 15-16). Bu fırkanın lakabı mahiyetindeki “Râfıza”, erken dönemde nas ve tayin inancını taşıyan tüm kesimlere, muhalifleri tarafından verilmiş şemsiye bir isimdir (Eş‘ârî, 2005, 5-6). Ali b. Ebû Tâlib (40/661)’le başlayıp Muhammed b. Hasan el-Askerî (260/873) ile biten nas ve tayine dayalı on iki imam inancını benimseyenler için kullanılan “İsnâaşerîyye” ismi müteahhirîn Şiî ûlemâ tarafından İmâmîyye’ye tahsis edilmiştir (İbn Haldûn, 2004, I, 379). Nas, tayin ve mâsumiyete dayanan İmâmet Doktrini’ne göre peygamber gibi Allah tarafından belirlenen ve peygamber tarafından tayin edilen imam, her türlü hata, yanlışlık ve bilgisizlikten beridir (Şeyh Sadûk, 1971, 33; Şeyh Müfîd, t.y., 35-40). İmâmîlere göre önceki tüm peygamberlere verilen ilim Hz. Peygamber’de toplanmış, ondan da imamlara geçmiştir. Dolayısıyla onlar, olmuş ve olacak her şeyi bilir, hiçbir şey onlara gizli kalmaz (Kuleynî, 1990, I, 247-249; İbn Kays, 1958, 330; Cezâirî, 2008, IV, 175-180). İmamların her şeyi bildiğini ileri süren ve yanlış birşey söylemelerine olasılık tanımayan bu düşünce, gelecekteki bazı olaylara dair verdikleri haberlerin gerçekleşmemesi veya aksi şekilde gerçekleşmesinin muhal olduğu sonucunu doğurmuş, bu sonuç da bedâ inancına kapı aralamıştır. Böylece Bu makale Nezir MAVİŞ’in YYÜ İlâhiyât Fakültesi Kelâm ABD’de Dr. Öğretim Üyesi Burhaneddin KIYICI danışmanlığında yazmış olduğu “İmâmet Doktrininin Şîa-İmâmîyye İnançlarının Şekillenmesindeki Etkisi” adlı Doktora tezinin ikinci bölümünün “Bedâ İnancı” kısmından derlenmiştir.  Dr., YYÜ İlâhiyât Fakültesi Kelâm ABD. e-mail: nezirmavis@hotmail.com. Tlf.: 5055866512.  Dr. Öğr. Üyesi, YYÜ İlâhiyât Fakültesi Kelâm ABD. e-mail: burok25@gmail.com Tlf: 05333426927. 1 Kendisine uyulan önder, manasında olan “imam”, doğru yolda olsun ya da olmasın, bir topluluğun kendisine uyup rehber olarak benimsediği insan, kitap ve benzeri şeylerdir (Ebu’l-Fadl Cemâlüddîn Muhammed b. Mükrim İbn Manzûr. Lisânu’l-Arab. Dâru Sâdır, Beyrut [tarihsiz], XII, 24; Ebu’l-Kasım Hüseyin b. Muhammed İbn Muffaddal er-Râğıb el-İsfehânî. el-Müfredât fi garîbi’l- Kur’ân I-II. [Thk.: Merkezü’d-Dirâsât ve’l-Buhûs], Mektebetu Mustafâ Nizâr el-Bâz, Mekke [tarihsiz], I-II, 29).