TÜRK EDEBIYATLARI ARAŞTIRMA DERGİSİ DOI: 10.47580/tead.112 http://tea-der.com/ Cevâhir-i Mültekata’dan Ahlâk ve Öğüt İhtiva Eden Seçme Hikâyeler Mohammed Ali SHAREEF & Fatih YILMAZ Kerkük Üniversitesi, Irak Özet:19. Yüzyıl Osmanlı devlet adamlarından şair, kâtip ve âlim Mehmed Lebîb Efendi’nin Cevâhir-i Mültekata adlı eseri Klasik Türk Edebiyatının hikâye türüne ait önemli eserlerdendir. Arapça, Farsça ve Türkçe eserlerden derlenip bir araya getirilen es er, İslâm toplumunun kültür ve medeniyet yapısını oluşturan âlimler, mutasavvıflar, şairler, devlet adamları ve ardında eşsiz hikâyeler bırakmış şahsiyetlerle zengin bir hikmet evreni sunmaktadır. Bu makale çalışmasında ilk bölümde 19. Yüzyıl Osmanlı devlet adamlarından olan kâtip, âlim ve şair Mehmed Lebîb Efendi’nin hayatı, edebî kişiliği, eserleri ve hikâye türü hakkında bilgi sunulmuştur. İkinci bölümde araştırmanın yöntemi, evren ve örneklemi hakkında bilgi verilerek verilerin toplanması ve analiz kısmında konu ile ilgili literatür araştırması, transkripsiyon özellikleri hakkında bilgi sunulmuştur. Üçüncü bölümde bulgular ve yorumlar kısmında Cevâhir-i Mültekata adlı eserin dil ve anlatım özellikleri ile birlikte ahlâk ve öğüt konulu on bir seçme hikâyenin orijinal Osmanlıca metinleri, transkripsiyonları ve Türkçe anlamları verilmiştir. Bu kapsamda hikâyelerin dil ve anlatım özellikleri hakkında bilgi verilmiştir. Sonuç ve öneriler bölümünde Cevâhir-i Mültekata adlı eserin önemine dikkat çekmek amacıyla belirlenen seçme hikâyelerin edebî ve ilmi değerleri ve önemi hakkında bilgi sunulmuştur. Anahtar sözcükler: Edebiyat, Hikâye, Transkripsiyon, Cevâhir-i Mültekata, Mehmed Lebîb Efendi, Ahlâk ve Öğüt Selected Stories Containing Ethics and Counsel from Cevâhir-i Mültekata Abstract: The work named Cevâhir-i Mültekata by the poet, clerk and scholar Mehmed Lebîb Efendi, one of the 19th century Ottoman statesmen, is one of the important works belonging to the story genre of Classical Turkish Literature. Compiled and brought together from Arabic, Persian and Turkish works, the work presents a rich universe of wisdom with scholars, Sufis, poets, statesmen and personalities who have left behind unique stories. In the first part of this article, information about the life, literary personality, works and story genre of Mehmed Lebîb Efendi, one of the 19th century Ottoman statesmen, scribe, scholar and poet is presented. In the second part, information about the method, universe and sample of the research is given, and in the part of data collection and analysis, information about the relevant literature research and transcription properties is presented. In the third chapter, the original Ottoman texts, transcriptions and Turkish meanings of eleven selected stories on ethics and advice are given along with the language and narrative features of the work named Cevâhir-i Mültekata in the findings and interpretations section. In this context, information was given about the language and narrative features of the stories. In the conclusion and suggestions section, information about the literary and scientific values and importance of the selected stories determined to draw the importance of the work named Cevâhir-i Mültekata is presented. Key words: Literature; Story; Transcription; Cevâhir-i Mültekata; Mehmed Lebîb Efendi; Moral and Advice Giriş Eski Türk Edebiyatı’nda hikâye türünde yazılan eserlerde amaç, insanları hem dinî hem de ahlâkî yönden eğiterek bilgili, olgun insanlar yetişmesini sağlamaktır. Bu nedenle hikayeler genellikle halk hikâyesi olarak isimlendirilmiştir. Fakat hem saray yaşantısının gelişmesi hem de İran edebiyatının etkisiyle hikâye türü zamanla halk hikayesi tarzından ayrılmıştır. Bununla birlikte okuyucuların ve yazarların farklı bilgi ve deneyimleri nedeniyle hem halk edebiyatında hem de klasik edebiyatta aynı eserler farklı üsluplarla yer almıştır. Örneğin halk edebiyatında “Ferhat ile Şirin” adlı hikâye aynı konusuyla klasik edebiyatta “Hüsrev ve Şirin” mesnevisi olarak yer almaktadır. Olay anlatımına dayanan pek çok mensur veya manzum eser birbirine yakın ve ilişkili bir durum göstermesinden dolayı bazen hikâye olarak nitelendirilmekte bazen de menkıbe, tarih, siyer, efsane ve kıssa olarak isimlendirilmektedir (Pekolcay, 2004). Klasik hikâyelerin çoğunda nazım ve nesir türleri dil ve ifade bakımından divan edebiyatı eserlerine göre halk diline daha yakın olduğu değerlendirilmiştir. Zira halk edebiyatı hikâyelerindeki yalınlık yerini divan edebiyatı hikâyelerinde daha ağır ve sanat içerikli bir dile bırakmıştır. Bütün bu değişikliklerle birlikte manzum hikâyelerde de