55 Sorumlu araştırmacı (Corresponding author): Erdal ÖZMEN Mustafa Kemal Üniv., Veteriner Fak., Anatomi AD, Hatay, Türkiye. e-mail: erdalozmen1968@hotmail.com YYU Veteriner Fakultesi Dergisi, 2010, 21 (1), 55 - 57 OLGU SUNUMU ISSN: 1017-8422; e-ISSN: 1308-3651 Bir Buzağıda Perosomus Elumbus Olgusu Erdal ÖZMEN 1 Şule Yurdagül ÖZSOY 2 Mustafa Kemal SARIBAY 3 Gökhan DOĞRUER 3 1 Mustafa Kemal Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, Anatomi AD, Hatay, Türkiye 2 Mustafa Kemal Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, Patoloji AD, Hatay, Türkiye 3 Mustafa Kemal Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, Doğum ve Jinekoloji AD, Hatay, Türkiye Geliş tarihi: 22.06.2009 Kabul Tarihi: 08.10.2009 ÖZET Bu olguda holstein ırkı bir sığırdan ekstraksiyon forse ile doğduktan beş dakika sonra ölen, dişi bir buzağıda rastlanılan perosomus elumbus olgusu klinik, anatomik ve patolojik bulguları ile tanımlanmıştır. Buzağıda lumbal, sacral ve coccygeal omurlar bulunmamaktaydı. Arka ayaklarda ankiloz gözlendi. Anahtar Kelimeler Buzağı, Perosomus elumbus Perosomus Elumbus in a Calf SUMMARY In the case, perosomus elumbis was described with clinic, anatomic and pathologic findings at a female calf that was born from a hosltein cattle with extraction forse and died five minutes after its born. Lumbal, sacral and coccygeal vertebrae were absent. Ancylosis was observed at hind limbs. Key Words Calf, Perosomus elumbis GİRİŞ Ruminantlarda rastlanılan fötal konjenital anomalilerin bir kısmının sebebi tam olarak açıklanamamakla birlikte, genellikle büyük çoğunluğunun genetik faktörler, mutasyonlar, kromozom anomalileri, enfeksiyon ajanları, çevresel faktörler ya da bu faktörlerin kombinasyonu ile ilgili olduğu, bunun yanında gebeliğin erken dönemlerinde amniyotik kese üzerine, rektal muayene esnasında yapılan uzun süreli baskıların da konjenital defektlere sebep olabileceği bildirilmektedir (Newman ve ark. 1999). Bu konjenital anomalilerin oluşmasında bazı ırklarda kalıtsal faktörlerin rolü artınca ekonomik önem kazanmaya başlamıştır. Hayvanları çeşitli şekillerde etkilediği gözlenen bu anomalilerin bazısı öldürücü olabilir, bazısı ötenaziyi gerektirebilir ya da sadece fonksiyon bozukluklarına neden olabilir (Whitlock ve ark. 2008). Perosomus elumbus primer olarak lumbosakral medulla spinalis ve vertebraları kapsayan bir takım konjenital anomalilerle karakterizedir. Perosomus elumbus aynı zamanda arka ayaklarda artrogripozis, eklemlerde ankiloz ile karakterize olup, iskelet sistemi malformasyonları ile de ilişkilidir (Jones 1999). Bu anomali omuriliğin parsiyel agenezisi ile karakterize olup, lumbal bölge etkilenmektedir. Kolumna vertebralisin kranial segmentlerinin normal olduğu gözlenirken, kolumna vertebralisin torakal bölgede deforme olduğu görülür (Hazıroğlu 2001). Lumbal ve sakral sinirlerle innerve edilen vücudun arka kısmında müsküler atrofi vardır ve eklemler hareketsizdir (Kılıçarslan 1999). Bu tür olgular güç doğuma neden olur ve sonuçta yavrunun ölür ya da ekstraksiyon forse veya fötotomiyle ancak anne karnından çıkarılabilir (Andrews ve ark. 1996, Erk ve ark. 1980). Buzağı ve kuzularda sıklıkla, domuz, kedi ve insanlarda nadiren rastlanır. Ülkemizde de daha önce buzağıda rastlanan perosomus elumbus olgusu Alkan ve ark. (1998) ile Deniz (1965) tarafından bildirilmiştir. Bu çalışma ile bir buzağıda rastlanılan perosomus elumbus olgusunda gözlenen klinik, anatomik ve patolojik bulguların ayrıntılı olarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır. MATERYAL ve METOT Çalışmanın materyalini Osmaniye’de bir çiftlikte Holstein ırkı bir sığırdan ekstraksiyon forse ile doğurtulan, 24 kg’lık dişi bir buzağı oluşturdu. Ölüm ile nekropsi arasında geçen süre uzun olduğu ve otolitik değişiklikler şekillendiği için buzağı sadece makroskobik yönden değerlendirilebildi. BULGULAR Nekropsi istemiyle getirilen olgunun anamnezinde; ineğin doğal aşım ile gebe kaldığı ve ilk gebeliği olduğu, gebelik süresince hayvanda anormal bir durumun gözlenmediği, hayvanda doğum sürecinin normal başladığı, ancak doğumun kendiliğinden gerçekleşmediği ve buzağının ekstraksiyon forse ile çıkarılabildiği ifade edildi. Buzağının doğduktan sonra yaklaşık beş dakika içerisinde öldüğü bildirildi. Dış bakıdan incelendiğinde buzağıda 7 çift kaburga ile 3 tane kaburga benzeri (Şekil 2 a) yapı bulunduğu, lumbosakral bölgenin son kısmının şekillenmeyip sadece yumuşak dokudan ibaret olduğu tespit edildi. Lumbal, sakral ve koksigeal omurlar bulunmamaktaydı. Her iki ayağın da tarsal eklemlerden kranial yönde bükük olduğu gözlendi (Şekil 1). Yedinci kaburganın kolumna vertebralis altından geçerek vertebral eklem yapmaksızın karşı tarafa ulaştığı ve kartilago kostalisinin bulunduğu, sternum ile doğrudan veya dolaylı olarak birleşmediği gözlendi. Sondan üçüncü