1 DİSİPLİNLERARASI BİR BİLGİ AKTARIMI UYGULAMASI: “AKILLI ŞEHİRLER EKOSİSTEMİ İNŞASINDA TEKNOLOJİ, İNSAN VE HUKUK İŞBİRLİĞİ” 04/02/2021 a. Giriş Yaşadığımız coğrafya başta olmak üzere, dünya üzerinde karşılaştığımız zorluklar o kadar yıldırıcı ki çoğu zaman zorluklarla mücadele etmek yerine, bunları yok saymayı tercih ediyoruz. Oysa daha yaşanabilir ve sürdürülebilir bir dünyayı gerçekleştirebilecek potansiyele sahip olduğumuz küresel tecrübe hikâyeleri ile sabittir 1 . Pandemi olarak kabul edilen ve etkilerine doğrudan maruz kaldığımız Covid-19 Salgını, pek çoğumuza, kişisel ve iç dünyamıza dönük meselelerimiz yanında, değişen dünya ve nasıl bir dünya istediğimiz hakkında da düşünme fırsatı yarattı. Birleşmiş Milletler (“BM”) Genel Sekreteri Antonio Guterres, 2020 yılı Nisan ayında yaptığı açıklamada, Covid -19 Salgınının BM’in kuruluşundan bu yana karşılaştığı en büyük sınav olduğunu belirtmiştir. Virüsün; özünde, toplumlara saldırdığına, yaşamları ve insanların geçim kaynaklarını yok ettiğine işaret eden Guterres; toplumlarımızdaki en savunmasız kişileri ekonomik yıkımdan korumak, ekonomik büyümeyi ve finansa l istikrarı sürdürmek için acilen, cesur politik önlemler alınması gerektiğini, hükûmet lerin salgını kontrol altına almak, tüketim ve yatırımı desteklemek için harcamaları artırmaya ihtiyaç duydukları bir zamanda kamu harcamalarını azaltmaya zorlanabileceğini, kolektif hedefin dünyada “sürdürülebilir” bir yol izleyen esnek bir toparlanma modeli olması gerektiğini ifade etmiştir. 2 Covid-19 Salgının ekonomik büyüme üzerindeki etkilerinin sonuçlarını hep birlikte yaşıyoruz ve yaşamaya devam edeceğiz. Agamben’in ifadesiyle, “Gerekçesiz Bir Acil Durumun Yarattığı İstisna Hali Covid-19”’un bireyin özgürlüğü ve devletlerin ekonomik büyümeleri üzerindeki olumsuz etkilerini şimdilik bir yana bırakalım. Artan nüfus ve eşitsizlikler, iklim sorunları, yok olan kaynaklar ve bu problemlere bağlı olarak körüklenen savaşlar, dünyamızın çözüm bekleyen temel sorunları olarak görülmektedir. Alman Dünya Nüfusu Vakfı'nın (“DSW”) verilerine göre yaşadığımız dünya; 2020 yılında 82,3 milyon nüfus artışı göstererek 2021 yılına 7 milyar 837 milyon nüfus ile girdi. BM tahminlerine göre de 2050 yılında dünya nüfusu 9,7 milyar, 2100 yılında ise 11,1 milyar olacaktır. Ekonomik büyümenin şehirleşme üzerindeki etkileri ve sonuçlarından biri olarak nüfusun büyük çoğunluğunun şehirlerde yaşadığı görülmektedir. BM Ekonomik ve Sosyal İşler Dairesi’nin (“DESA”) 2018 tahminlerine göre bugün dünya nüfusunun %55’i şehirlerde yaşamakta olup; 2050'ye kadar bu sayıya 2,5 milyar kişinin eklenmesi ile dünya nüfusunun % 68'inin şehirlerde yaşaması öngörülmektedir. Bu gerçeklik, şehir merkezli sorunların gittikçe büyüyeceğine, arttırılmış kalite ve hizmet verimliliği ile daha iyi yaşama olanakları sağlamak bir yana, güvenlik, sosyo-ekonomik ve çevresel ihtiyaçları barındıran en temel insan hakkı olan 1 Worldwatch Enstitüsü , Dünyanın Durumu , Bir kent Sürdürülebilir Olabilir mi?,Editör Mastny Lisa, Çeviren Kutluay Duygu, 1.Basım, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, TEMA, İstanbul Aralık 2016, 2 © Deutsche Welle Türkçe 21/12/2020. The 2018 Revision of World Urbanization Prospects produced by the Population Division of the UN Department of Economic and Social Affairs (UN DESA) notes that future increases in the size of the world’s urban population are expected to be highly concentrated in just a few countries. (https://www.dw.com/tr/d%C3%BCnya-2021-y%C4%B1l%C4%B1na-78-milyar- ki%C5%9Fiyle-giriyor/a-56011588)