TSK Koruyucu Hekimlik Bülteni, 2007: 6 (5) www.korhek.org 357 Ara ş tırma/Research Article Birinci Basamak Sağlık Çalışanlarının Tükenmişlik Durumları Mehmet Kaya*, Sarp Üner, Emine Karanfil, Reyhan Uluyol, Fatih Yüksel, Murat Yüksel Hacettepe Üniv. Tıp Fakültesi Halk Sağğı AD, Ankara *Mehmet Kaya, Hacettepe Üniv. Tıp Fakültesi Halk Sağğı AD 06100 Sıhhiye, Ankara. TUmkaya444@yahoo.com UT Kor Hek 2007; 6 (5): 357-363 Özet: Tükenmişlik kavramı ilk kez 1974 yılında Fredeunberg tarafından ortaya atılmıştır. Fredeunberg tükenmişliğin genellikle insanlar ile yüz yüze çalışan mesleklerde görüldüğünü vurgulamıştır. Bu çalışmanın amacı birinci basamak sağlık kuruluşu çalışanlarının tükenmişlik durumlarının incelenmesidir. Tanımlayıcı tipteki epidemiyolojik çalışmanın evrenini Keçiören’de birinci basamak sağlık kuruluşlarında çalışan 466 sağlık personeli oluşturmaktadır. Araştırmaya katılım %54,1 (252 kişi) olarak gerçekleşmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Maslach Tükenmişlik Ölçeği (MTÖ) ve katılımcıların bazı özelliklerini içeren anket formu kullanılmıştır. Araştırmanın analizinde Mann-Whitney U ve Kruskal Wallis testleri kullanılmıştır. Araştırma grubunun %76,6’si kadındır ve kadınların duygusal tükenme puanı erkeklere göre daha yüksek olarak saptanmıştır (p<0.01). Araştırma grubunun yaşı kişisel başarı puanını etkilemektedir (p<0.01). Çalışanların meslekleri ya da medeni halleri ile MTÖ puanlarına ilişki saptanmamıştır. Katılımcıların cinsiyet, yaş, gibi bazı sosyodemografik özellikleri MTÖ puanlarını etkilemektedir. Bu konuda daha kapsamlı ve sorunun nedenlerini ortaya koyacak çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar kelimeler: tükenmişlik, birinci basamak sağlık çalışanları, Maslach Tükenmişlik Ölçeği The Burnout Condition of Primary Health Care Personnel Abstract: The concept of burnout was first introduced by Fredeunberger in 1974. Fredeunberger had stated that burnout occurred more commonly in occupations whose members directly work with people. The aim of the study is to examine the burnout status of primary health care staff. The universe of this descriptive study is 466 health staff who work in primary health care units in Keçiören. The participation of the study was 54%. A Questionnaire including Maslach Burnout Inventory (MBI) and some characteristics of the participants were used for data collection. Mann-whitney U and Kruskal Wallis tests have been used for analizing the survey data. Seventyseven percent of the participants were female and the emotional exhaustion score of female was higher than male (p<0.01). The age of the participants effect the individual achievement scores (p<0.01). The profession or marital status of the participants didn’t affect the MBI scores. Some socio-demografic characteristics of the participants such as gender and age, affect the scores of MBI. Comprehensive studies which display the causes of problems, needed in this issue. Key words: Burnout, primary health care staff, Maslach Burnout Inventory GİRİŞ İlk kez 1974 yılında Fredeunberg tarafından ortaya atılan tükenmişlik kavramı, insanların aşırı çalışmaları sonucu işlerinin gereklerini yerine getiremez bir duruma gelmeleri anlamını taşıyan duygusal tükenme durumu olarak tanımlanmıştır (1). Fredeunberg tükenmişliğin genellikle insanlar ile yüz yüze çalışan mesleklerde görüldüğünü vurgulamıştır (2). Daha sonra Maslach ve Jackson,1981 yılında tükenmişliğin en çok kabul gören modelini geliştirmiş ve tükenmişliği duygusal tükenme, duyarsızlaşmada artış ve kişisel başarı duygusunda azalma olarak tanımlamıştır (3) Yapılan bir çok çalışmada tükenmişliğin iş performansında azalma, kötü sağlık durumu, baş ağrıları, bulantı, uyku bozuklukları, yorgunluk, enerji kaybı, hastalıklara daha hassas olma, alkolizm ve ilaç bağımlılığı, işten ayrılma, iş memnuniyetsizliği, ailesel ve evlilik hayatında uyum bozukluğu, kişinin kendine güveninde azalma, depresif duygulanım, stres, ümitsizlik, huzursuzluk, konsantrasyon bozukluğu, libido kaybı, sosyal izolasyon ile birlikteliği görülmüş (2,4,5) ve insanlarla yüzyüze çalışan mesleklerde (doktorlar, hemşireler, diş hekimleri, öğretmenler, polisler, psikologlar, çocuk bakıcıları vs.) diğer mesleklere göre tükenme ile karşılaşma riskinin daha fazla olduğu belirlenmiştir (1). Sağlık çalışanları sürekli olarak hastaların ihtiyaçlarına karşılık vermekte, onların yaşamlarının en hassas yanlarıyla sürekli karşı karşıya kalmakta, yaşamları tehlike altında olan insanlarla çalışmakta, aile ve hastaların büyük beklentileri ile karşılaşmaktadırlar. Bu durum da onları yoğun stresle