T Klin J Cardiovascular Surgery 2002, 3 7 Đzole VSD, en sık rastlanılan doğumsal kardi- yak malformasyondur ve 1000 canlı doğumda 1 oranında görülür. Cerrahi tedavi gerektiren VSD olgularının %50’sinde ilaveten majör kardiyovasküler malformasyonlar mevcuttur (1). En sık elik eden anomali patent duktus arteriosus (PDA)’dur (%6) (2). VSD’nin bir klinik antite olarak tanımı ilk defa 1879’da Roger tarafından yapılmıtır (3). Doğal seyri, fizyopatolojisi ve hemodinamik efektlerinin ortaya konulması husu- sunda, Lucas ve arkadaları, Selzer, Fyler ve Heath ve Edwards’ın katkıları olmutur (4-7). VSD’nin, direkt vizyon altında, ilk baarılı intrakardiyak onarımı, kross-sirkülasyon tekniği kullanılmak suretiyle Lillehei ve arkadaları tarafından 1955 yılında bildirildi (8). Kirklin ve arkadaları ise 1957’de ekstrakorporeal dolaım desteği ile VSD kapatılmasına ilikin deneyimlerini yayınladılar (9). Bu yazıda, VSD’nin cerrahi tedavisinin klini- ğimizdeki erken ve geç sonuçları sunularak, litera- türdeki serilerle karılatırılmaktadır. Materyal ve Metod Ondokuz Mayıs Üniversitesi Hastanesi, Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniğinde Ocak 1983-Aralık 2000 tarihleri arasında VSD tanısı ile açık kalp ameliyatı uygulanan 78 hasta retrospektif olarak incelendi. Kompleks konjenital kalp defektleri Primer Ventriküler Septal Defekt ve Cerrahi Onarımı SURGICAL CLOSURE OF PRIMARY VENTRICULAR SEPTAL DEFECT M. Kemal DEMĐRAĞ*, Hasan Tahsin KEÇELĐGĐL**, Muzaffer BAHÇIVAN***, Ferat KOLBAKIR**, Kemal BAYSAL**** * Yrd.Doç.Dr., Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD, Öğr.Üy., ** Doç.Dr., Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD, Öğr.Üy., *** Dr., Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD, Ar.Gör., **** Prof.Dr., Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Kardiyolojisi BD, Öğr.Üy., Özet Ondokuz Mayıs Üniversitesi Hastanesi, Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniğinde Ocak 1983-Aralık 2000 döneminde Ventriküler Septal Defekt (VSD) tanısı ile opere edilen 78 hasta retrospektif olarak değerlendirildi. Olguların 42’si erkek (%53.85), 36’sı kadın (%46.15) olup yaortalaması 5.72 olarak bulundu. Hastaların 13’ü 1 yaın altında (%16.67) 50’si 1-10 yaarasında (%64.10), 11’i 10-20 yaarasında (%14.10), 4’ü ise 20 yaından büyük idi (%5.13). 60 olguda perimembranöz tipte (%76.92), 10 olguda subarteryel (outlet) tipte (%12.82), 4 olguda atrioventriküler kanal (inlet) tipte (%5.13) VSD saptandı. 2 hasta dıında tüm olgularda VSD yama ile (72 olguda sentetik yama, 4 olguda perikardiyal yama) ile kapatıldı. Postoperatif dönemde komplikasyon ola- rak, 4 olguda önemsiz aort yetmezliği (%5.13), 1 olguda atrioventriküler tam blok (%1.28), 4 olguda rezidüel ant (%5.13) görüldü. Erken dönemde kaybedilen 4 olgu nedeniyle hastane mortalitesi %5.13 olarak bulundu. Đzlenen hastalar içinde, 1 hasta (%1.28) dıında geç dönemde kaybedilen olgu tespit edilemedi. Anahtar Klimeler: Ventriküler septal defekt, Doğumsal kalp defektleri, Cerrahi tedavi T Klin Kalp-Damar Cerrahisi 2002, 3:7-14 Summary Between january 1983 and december 2000, 78 patients underwent primary repair of a ventricular septal defect in Ondokuz Mayıs University Hospital. 42 patients (53.85 %) were male and 36 patients (46.15 %) were female. 13 of them under 1 year age (16.67 %), 50 patients were between 1-10 year of age (64.10 %), 11 patients were between 10-20 year of age (14.10 %) and 4 patients were over 20 year of age (5.13 %). The ventricular septal defect was perimembraneous type in 60 patients (76.92 %), subarterial (outlet) type in 10 patients (12.82 %), atrioventricular canal (inlet) type in 4 patients (5.13 %). Operative repair was performed with patch in all of the patients except two. Early postoperative complications included insignificant aortic regugitation in 4 (5.13 %), persistent complete heart block in 1 (1.28 %), and residual shunt in 4 (5.13 %). 4 patients died early (5.13 %). There have been no late deaths in long-term follow-up period except one patient (1.28 %). Key words: Congenital heart defects, Ventricular septal defect, Surgical treatment. T Klin J Cardiovascular Surgery, 2002, 3:7-14