46 TOPLUM VE BİLİM 164 • 2023 Özet: Bu makale Lozan Antlaşmasının küresel dekolonizasyon tarihi içindeki önemi- ni incelerken, Lozan’ın imparatorluklardan ulus-devletler düzenine geçiş sürecindeki yerine dair yüz yıl içindeki dönüşen farklı ve çelişkili anlatılara bir anlam vermeye ça- lışmaktadır. Lozan Antlaşması niçin 1920’lerde Asya ve Müslüman enternasyonaliz- mi için önemli bir dönüm noktası ve zafer olarak algılanmıştır? Lozan’ın başlangıçta- ki bu algısı zamanla nasıl siyasi aktörler tarafından farklı ve hatta birbirine zıt anlam- lar yüklenerek, ırk eşitliği, medeniyetlerin uyumu, laiklik, Batılılaşma ve modernleş- me teorileri için önemli kılınacaktır? Küresel bir entelektüel tarihsel yaklaşım ile ma- kale günümüzde Lozan’a ilişkin zafer mi, hezimet mi gibi tartışmaların ve çatışan te- orilerin tarihî serüveninin anlaşılmasına katkıda bulunacaktır. Anahtar sözcükler: Dekolonizasyon, medeniyetler çatışması tezi, Batılılaşma, laiklik, teosofi. Giriş İmzalanışının yüzüncü yıldönümünde Lozan Antlaşması hakkındaki çelişkili yorumların ve komplo teorilerinin arka planında, Türkiye’nin yüz yıllık Cum- huriyet tecrübesinin küresel dekolonizasyon tarihi içindeki konumuyla ilgili muğlaklık ve çelişkili tezler yatmaktadır. Lozan Antlaşması ve onun hemen ar- dından gelen Cumhuriyet dönemi Türk Batılılaşmasının Asyalı, Afrikalı Müslü- man toplumların sömürgeci yönetimlere karşı hak ve adalet arayışındaki tesiriy- le ilgili tartışmalar daha antlaşmanın imzası kurumadan başlamıştır. 1920’li yıl- ların ortalarında, medeniyetler ve ırklar çatışması konusunda popüler kitaplar yazan, Londra Misyoner Cemiyeti üyesi tarihçi Basil Mathews, Lozan Antlaşma- sı’nın imzalanmasının Beyaz adamın eski otoritesini yitirmesi anlamına geldiği- ni ve sadece Londra ve çevresi kadar nüfusa sahip olan Türk halkının, dünyanın Lozan Antlaşması’nın dünya siyasi tarihi içindeki anlamının yüzyıllık serüveni Cemil Aydın* (*) Kuzey Carolina Üniversitesi, Chapel Hill.