HIV İnfeksiyonu ve Tüberküloz Dr.Gökhan ÇELİK* insan immün yetmezlik virüsü (HIV) akklz immün yetmezlik sendromuna neden olan ajandır. Bu sendrom ilk kez 1981 yılında tanımlanmıştır. HIV infeksiyonu bir- kaç yıl içinde AİDS (akkis immün yetmezlik sendro- muj'na ilerlemektedir. AİDS evresi şiddetli immün sup- resyonun olduğu son evredir. HIV İnfeksiyonu İnsanlar- da homoseksüel ilişki; enfekte enjektörler (özellikle int- ravenöz ilaç bağımlılarında), kan ve kan ürünleri nakli, transplasental geçiş, enfekte anne sütü veya hetero- seksüel ilişki ile bulaşabilir (%50-60) (1,2). Progressif HIV hastalığında akciğer tutulumu sıktır; mortalité ve morbldltede en önemli kaynak organ karaciğerlerdir (5). HIV infeksiyonu prevelansı İçin verilen rakamlar yetersiz İhbar ve kayıt sistemleri nedeni ile sağlıklı ol- mayabilir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ=WHO) verilerine göre dünyada 1992 yılı başlarında en azından 9-11 milyon yetişkin ve 1 milyon çocuğun HIV infeksiyonu ile infekte olduğu, 1.5 milyon yetişkin ve 500 binden fazla çocuğun AIDS'İİ olduğu ve bunların %85'inin ge- lişmekte olan ülkelerde olduğu bildirilmiştir (4). DSÖ, 1988 yılında HIV ile İnfekte kişi sayısı 5.1 milyon iken, 2000 yılında bu sayının 3-4 kat artarak 15.3-20.4 mi- lyona ulaşabileceğini belirtmektedir (5). 1993 yılı Hazi- ran ayı itibarı İle A.B.D.'de 315.000 AIDS'İİ olduğu ve 190.000 kişinin bu hastalıktan öldüğü bildirilmiştir (7). TB ise dünya genelinde HIV(+) kişilerde en sık görülen fırsatçı enfeksiyondur (3,5). Her ne kadar belli bölgelerde diğer patojenler hakim olsa da HIV(+) im- mün suprese kişilerde global olarak en büyük tehdltl TB oluşturmaktadır (5). TB'un İnsanlar arasındaki ge- çişi sadece solunum yolu ile olmaktadır. Ayrıca tedavisi ve korunması mümkün olan bir hastalıktır. HIV infek- siyon riski olan ya da HIV infeksiyonlu bireylerde TB hastalığının erken tanınması iki hastalık arasındaki kötü etkileşmeyi en aza indirmek yönünden önemlidir (3). HIV infekslyon pandemisi TB'u endemik hasta- lıktan, epidemik hastalık haline getirmiştir. HIV infek- siyonu gelişmekte olan ülkelerde TB prevalansının yük- * Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları ve Tbc ABD, ANKARA sek olduğu 15-49 yaş grubunu belirgin olarak etkile- mektedir. 1984 yılından önce ABD'de TB insldansı yıl- da %5-6 oranda azalırken (5), ilk kez 1986 yılında HIV ile infekte bireylerin artması ile %1.7'lik bir insidans ar- tışı gözlenmiştir (6). 1990 yılında DSÖ yaklaşık 1.7 mil- yar kişinin TB basili ile İnfekte olduğunu ve yılda 2.9 milyon kişinin TB nedeniyle öldüğünü bildirmiştir. Özel- likle Afrika ve Asya ülkelerinde TB insidansının arttığı vurgulanmıştır. Bu İki İnfekslyon (HIV-TB) arasındaki birlikteliğin derecesi gelecekteki TB seyrinin İyi bir işaretidir. Subsahra Afrikasında TB'lu hastalarda HIV infeksiyonu oranı %20-67 arasındadır (8). En yüksek oranların Kuzey Doğu ve Atlantik sahilindeki yabancı kökenlilerde (Haiti doğumlularda %36-40 ve Kübalılarda %16) olduğu bildirilmiştir (9,10). ABD'de 1985'de yılık bildirilen TB'lu vaka sayısı 22.201 İken bu sayı %18 ar- tarak 1991 yılında 26.283'e ulaşmıştır (11,12). TB'un daha önce benzeri görülmemiş bir şekilde artışı büyük ölçüde HIV epidemisi ile ilişkilidir (13). 1992 yılında dü- nyada 15-40 yaş grubunda HIV İnfekte 10 milyon 120 bin kişi olduğu ve bunların 4 milyon 9 bininde (%39) TB olduğu bildirilmiştir (4). HIV İNFEKTE HASTALARDA TB BASİLİNE İMMÜN CEVAB TB basili Inhale edildiğinde mekanik bariyerlerl ve mukosilier klirensi geçerek alveollere ulaşırsa (yalnızca 5 um'den küçük partlküller ulaşır) basiller alveoler makrofajlar (MF) tarafından fagosite edilirler. TB infek- siyonun gelişimi MF'ların bakterlsld aktlvitesine karşın basilin sayısına ve canlılık derecesine bağlıdır. Alveolar MF'ların büyük bölümünün aktlve olmaması nedeni ile bakterisid aktlviteleri düşük kalır. Hem MF'lar içinde hem de hücre dışında çok sayıda yaşayan canlı basil- ler çoğalarak lenfatik damarlar yolu ile mediastinal lenf nodlarına ve kan dolaşımına ulaşırlar ve vücudun diğer organlarına yayılırlar. TB basilini fagosite eden bazı MF'lar mikobakterlel antijenleri işleyerek T lenfositlere T Klin Tıp Bilimleri 1994, 14 455