Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi The Journal of International Social Research Cilt: 10 Sayı: 53 Volume: 10 Issue: 53 www.sosyalarastirmalar.com Issn: 1307-9581 http://dx.doi.org/10.17719/jisr.20175334193 HÂLİD EL-BAĞDÂDÎ VE “RİSÂLE-İ FARZ U SÜNNET”İ ÜZERİNE * KHALID AL-BAGHDADI AND SOME THOUGHTS ON “RISÂLAT AL-FARZ VA AL-SUNNAH” İsmail NARİN ** Öz Hâlid el-Bağdâdî tasavvuf tarihinin en seçkin simalarından biridir. Kendisi Nakşibendiyye tarikatının Hâlidiyye kolunun kurucusu olup şeriata bağlılık ilkesine özel önem vermiştir. Şer’î ilimlerin tahsil edilmesinin gerekliliğine vurguda bulunarak özellikle fıkıhla iştigal etmenin ehemmiyetine dikkat çekmiştir. Kur’an’a ve Sünnete tâbi olmak, selef-i sâlihînin yolundan ayrılmamak ve bidatlerden kaçınmak onun düşünce sisteminin temel vurgu alanları arasında yer almaktadır. Hâlid el-Bağdâdî, yaşadığı coğrafyada kitleleri eğiterek dinin amelî boyutunun yaşanması hususunda faaliyetlerde bulunmuş ve bu minvalde çeşitli risâleler kaleme almıştır. Bir mektup olarak kaleme aldığı Farsça bir risâlesinde Hanefî mezhebinden Şâfiîliğe geçen bazı müntesiplerine namazın erkânını ve ahkâmını anlatmaktadır. İrşâd faaliyetlerini yürüten bir tasavvuf önderinin özellikle şer’î kurallara vurguda bulunup abdest ve namaz gibi ilmihal sahasının en temel iki konusuna eğilmesi tarafımızdan önemli bulunduğu için, bir makalenin sunduğu imkânlar çerçevesinde, bu risâleden hareketle bazı mütalaalar serdedilecektir. Anahtar Kelimeler: Hâlid el-Bağdâdî, Fıkıh, Tasavvuf, İbadet, Namaz. Abstract Khalid al-Baghdadi is one of the most prominent personages of the Sufism history. He was the founder of Khalidiyya branch of Naqshbandiyya tariqa (an Islamic path) and attributed special significance to the loyalty to sharia. He emphasized the necessity to study the shari (legal) sciences and especially pointed out the importance to be occupied with fiqh. Being subject to the Quran and Sunnah, not deviating from the Salaf al-Salih’s (the righteous predecessors) path and avoiding bidahs (innovation without root) are among the basic fields emphasized within his thought system. Khalid al-Baghdadi educated masses in the geography he lived in, was proactive in living the actual dimension of religion, and penned various risalats in this way. In one of his Farsi risalats, written as a letter, he explains to some of his followers that had switched to Shafiyya sect from the Hanafiyya, the pillars (arkans) and provisions of prayer (salah). Since I find the fact that a sufism leader carrying out ershad (guidance in Islam) activities has particularly emphasized the shari rules and addressed wudu (ablution) and salah (prayer), two essential issues of ilmihal field, important, I will put forward some ideas based on this risalat (booklet) within the bounds of possibility offered by an article. Keywords: Khalid al-Baghdadi, Fiqh, Tasawwuf, Worship, Prayer (Salah). Giriş Hâlid el-Bağdâdî, irşad faaliyetinin önemli bir unsuru olarak belirgin bir şekilde, fıkıh ilminin tahsil edilmesinin gerekliliğine vurgu yapmış bir mürşiddir. Yaşadığı coğrafyada, dikkatlerin dinin ahlâkî boyutu üzerine teksif edilmesi kadar dinin amelî boyutunun yaşanması hususunda da çalışmalarda bulunmuştur. Bu çerçevede tâbilerine abdest ve namaz konularıyla ilgili bilinmesi zorunlu bazı fıkıh bilgilerini öğretmek amacıyla Risâle-i Farz u Sünnet adlı risâleyi kaleme almıştır. Bağdâdî’nin özelde İslam’ın temel günlük ibadeti olan namaza ve genel anlamda da fıkha olan ihtimamını gösteren bir örnek olarak risâle tarafımızdan incelenecek ve bu bağlamda bazı mülahazalarda bulunulacaktır. İnsan davranışlarının hem zâhir hem bâtın tarafını düzenlemeyi hedefleyen şer’î ilimler geleneğinde ilkini, en geniş manasıyla fıkıh konu edinmiştir. Buna mukabil, insanın manevî dünyasını ve manevî terakki basamaklarını düzenleyen ise ahlâk ve tasavvuf ilimleri olmuştur. 1 Bilindiği gibi tasavvuf daha çok, davranışların niyet boyutunu ve insanın kalbî hayatını konu edinmektedir. Eş’arî âlimlerden Seyyid Şerif Cürcânî (v. 1413)’nin “Tasavvuf şeriatın zâhir ve bâtınını, ahkâm ve âdâbını bilip yaşamaktır 2 şeklindeki tarifi bu disiplinin en başta şeriatın kurallarıyla inşa edildiğini bildirmektedir. Buna göre tasavvufun gayesi çerçevesinde ilk merhale, iman edip dinin sınırları içine girmektir. Bu da kişiyi zorunlu olarak, şeriatın zâhirini teşkil eden ahkâma ait bilgiyle irtibat kurmaya sevk etmektedir. Fakat tasavvufun nihâi hedefi Cibrîl * Bu makale, 4-5 Mayıs 2017 tarihlerinde Bingöl Üniversitesi tarafından düzenlenen "Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi ve Hâlidîliğin Bingöl ve Çevresi Üzerindeki Etkisi" adlı sempozyumda sunulan tebliğin genişletilmiş halidir. ** Yrd.Doç.Dr., Bingöl Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Anabilim Dalı [inarin@bingol.edu.tr]. 1 Recep Şentürk (2014). Açık Medeniyet Çok Medeniyetli Toplum ve Dünyaya Doğru, İstanbul: İz Yayıncılık, s. 20 vd. 2 Seyyid Şerîf el-Cürcânî (2004). et-Ta’rîfât, Kahire: Dâru’l-fadîle, s. 54. Tasavvufun farklı tarifleri için bkz. Selçuk Eraydın (1994). Tasavvuf ve Tarikatlar, İstanbul: MÜİFV Yayınları, s. 36 vd.