KARACAOĞLU, Ömer Cem; 21. Yüzyıl İnsanında Olması Gereken Temel Beceriler 21. Yüzyıl İnsanında Olması Gereken Temel Beceriler Ömer Cem KARACAOĞLU 1 Giriş Yaşamda bireylerin sahip olması gereken becerilerin ve bunların nasıl kazandırılacağının belirlenmesi hem bireysel hem eğitsel hem sosyal bir öneme sahiptir. Toplumda eğitime ve beceriye verilen önem ile eşitsizliğin artması önlenebilir ve liyakat ön plana çıkabilir. Eğitim ve öğretime yönelik ulusal yatırımları artıran politikalar ekonomik fırsatları genişletirken eşitsizliği azaltmaya yardımcı olabilir. Bireylerin ekonomik ve sosyal olarak kazanımlarına yardımcı olan beceri temelli eğitimler ülke gelişimine de katkı sağlayacaktır. Bu bağlamda anaokulundan üniversiteye kadar tüm öğretim kademelerinde kazandırılacak beceriler bireyin yaşamında kullanacağı beceriler olmalıdır (Lerman, Heckman ve Masterov, 2008). Çağdaş yaşamda gerekli becerilerin kazandırılması eğitimde bilgi temelli eğitim yerine beceri temelli eğitim anlayışını beraberinde getirmiş, bilgi yi depolamak yerine beceri ve yeteneklerin geliştirilmesi önemli hale gelmiştir. Bilgi düzeyindeki kazanımların karşılaşılan bir problem üzerinde ya da benzer durumda işe koşulması ve kullanılması beceri kavramını ifade etmektedir. Birden fazla bilgi ve becerinin birlikte kullanılmasını ifade eden yetenek ise beceriden farklı olarak daha karmaşık ve geliştirilmesi uzun bir süreç gerektirmektedir. Yetenekler üst düzey davranış ve düşünme biçimlerinin kullanılması ile açığa çıkar. Özet olarak beceri daha çok bilgilerin uygulanmasına bağlıyken, yetenek ise bilgi ve becerinin özümsenip, öğrenilen bilgiye olduğu gibi bağlı kalmadan yaratıcı ve özgün işlemlerin sergilenmesidir (Karacaoğlu, 2008; Kutlu, Doğan ve Karakaya, 2008). Bilgilerin yeteneklere dönüştürülmesinde becerilerin işlevi düşünüldüğünde yaşamda gerekli becerilerin belirlenmesi ayrı bir önem taşımaktadır. Bu önemden dolayı uluslararası düzeyde birçok çalışma yapılmaktadır ve bu bağlamda akla gelen ilk değerlendirme OECD tarafından yapılan PISA kısaltmasıyla verilen Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı’dır. OECD Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA), zorunlu eğitimin sonuna yaklaşan öğrencilerin topluma tam katılımı için gerekli olan bu söz konusu bilgi ve becerilerin düzeyini değerlendirmeye yönelik göstergeler geliştirmek için başlatılmıştır. Planlanan üç yıllık bir değerlendirme döngüsünün ilki, 2000 yılında rastgele seçilen okul ve öğrenci örneklemlerinde 28 OECD üyesi ülke ve üye olmayan gönüllü 4 ülke olmak üzere 32 ülkede gerçekleştirilmiştir. PISA, zorunlu eğitimin sonuna yaklaşan öğrencilerin topluma tam katılım için gerekli olan bilgi ve becerileri ne ölçüde edindiklerini değerlendirmektedir. Okuma, matematik becerileri ve bilimsel (fen) okuryazarlıktaki öğrenci performansı, öğrencilerin kendi öğrenme hedeflerini belirleme ve sürdürme konusunda kendilerini ne ölçüde güdüleyebildikleri hakkında bilgiler sunmaktadır. Yaşam için gerekli bilgi ve becerilerin okulda kazanılması ile bu süreci etkileyen etmenlere değinilmektedir. Bu değerlendirmede öğrenci performansının en yüksek olduğu ülkelerin, sosyal dezavantajın etkisini azaltmada en başarılı 1 Ömer Cem KARACAOĞLU, Doç. Dr., İzmir