271 KENT ORMANLARI (Urban Forests) Nihal Arda AKYILDIZ Doç. Dr., Balıkesir Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümü, nihalardaa@hotmail.com ORCID:0000-0003-1948-188X Kent ve doğal çevre, birbirini tam anlamıyla besleyerek “bir arada var olabilmeyi güçlendiren simbiyotik ilişkiyi” henüz tam anlamıyla kuramamıştır. Aslında kentsel planlama açısından, kentin doğal çevresinin getirdiği avantajları kullanarak sürdürülebilir bir planlamayı gerçekleştirmek, kentin gerçek potansiyelini kullanmayı sağlayan önemli bir argümandır (Ergen ve Ergen, 2021). Kent, tam anlamıyla yaşayan aynı zamanda sürekli değişime uğrayan karmaşık bir organizmadır (Jacobs, 1961; Akyıldız, 2020: 190). Bu organizmanın tüm organları, birbirini besleyen, destekleyen ve güçlendiren bağlarla organize edilmelidir. Ancak günümüzde özellikle gelişmekte olan ülke kentlerinde, kontrolsüz kent büyümeleri ve eklemlenmeleri nedeniyle bu organizasyonun yetersiz kalab ildiği ve çevre sorunlarını başlattığı görülmektedir (Ergen ve Ergen, 2019). Kent yaşamından kaynaklanan -trafik, yetersiz yeşil alan, stres, ses, görüntü kirliliği gibi - olumsuzlukları karşılamada kent organizmasının yetersiz kalması, kent sakinlerinin bedensel ve ruhsal açıdan pek çok sorun yaşamasına da neden olabilmektedir. Bu bağlamda sorunları absorbe edebilmek için planlanmış kent yeşilini oluşturan kamusal alanlar, parklar, açık spor etkinlik alanları ve diğer rekreatif alanlar, kentlinin sosyal, ekonomik ve fiziki işlevleri açısından yeterli olmaması nedeniyle (Uslu ve Ayaşlıgil, 2007; Akyıldız, 2022: 105), kent çeperindeki ağaçlık/doğal yeşil alanlar ‘bir fırsat sunma potansiyeli’ taşımaktadır. Kentte yaşayan insanların gündelik yaşamındaki boş zamanları, hem yakınındaki çeşitli doğal mekânları keşfetme/ziyaret etme, hem de kent temposunun yarattığı olumsuzluklardan uzaklaşma isteği, ‘kent ormanları’nın rekreasyonel açıdan önemini her geçen gün artırmıştır. Bölgesel planlama stratejisinde ve yönetiminde güçlü bir sosyal merkeze sahip olan “kent ormancılığı”, ilk kez 1965 yılında John W. Andersan tarafından kullanılmıştır (Grey ve Deneke, 1986). Kent ormancılığı, kentin tarihi, mimarisi, doğal dokusu, organizasyonu ve kültürüyle birlikte sürdürülebil ir kent yaşamını güvenceye almanın yanı sıra kentlilerin fizyolojik, psikolojik, ruhsal, ekonomik ve toplumsal yaşamına katkı sunmak üzere (Gül, 2002); orman ekosistemleri, ağaçlık alanlar/çalılardan yararlanma ve bu kaynakları koruma, geliştirme ve yönetmeyi de gerekli kılmaktadır (Geray, 2003). Bu yönüyle kent ormanı kavramı, ülkelere göre farklı anlayışlar çerçevesinde şekillenmiştir. Örneğin Almanya’da kent ormanı: “kent insanının rekreasyon ihtiyacını karşılamak için yönetilen ve tasarlanan alanlar” olarak ele alınırken,