OSMANLI DEVLETİ’NDE ANAYASALI YÖNETİM FAALİYETLERİ VE MİTHAT PAŞA’NIN ANAYASA TASLAĞI SOYALP TAMÇELİK* GİRİŞ Devletlerinde hayatında, istibdat rejiminden hukuk devletine geçiş, sadece siyasî ve hukukî bir rejim değişikliğinden ibaret değildir. Gelişmiş devlet dediğimiz İçtimaî topluluğun, en yüksek tekâmül seviyesi, devlet şuuruna eriştiği andır. Hükümet ve idare edenlerin şahsî takdir ve arzularına göre idare edilen veya onlara hususî menfaatler sağlayan cemiyetler, bugünkü manada birer İçtimaî müessese vasfına haiz değildirler. Bu topluluklar, şahsî menfaat ve ihtiraslarını gerçekleştirmeye çalışan, şuursuz ve ufuksuz topluluklardır. Devleti oluşturan müşterek şuur ve menfaatin, milliyet fikri ve şuuru, kolektif ihtiyaçlar ve amme menfaati gibi fikirlerin cemiyet içinde yayılması ve bu suretle devlet fikrinin gelişmesi, İçtimaî müessese vasfını kazandırır. Aslında bu da devlet için kâfi değildir. Müşterek şuur ve menfaat haricinde, topluluk kuvvetini kullanma larına hukuk kaidesi ve müesseseleriyle mâni olacak idarecilerin, belli bir seviyeye erişmiş olması lâzımdır. İşte bundan sonra devlet dediğimiz siyasî topluluk, tam bir İçtimaî müessese hâline gelmiş ve hukuk devleti vasfını kazanmış olur. Gerçek demokrasi de ancak böyle bir İçtimaî çevrede ve bu şartlar altında gerçekleşebilir. Devletfikri ve şuuru teşekkül etmedikçe, kamu kudreti bu fikre ve şuura bağlı olmadıkça ve bunu temin edecek hukukî temayüller gelişmedikçe, İçtimaî müessese vasfına haiz bir hukuk devleti ve buna bağlı gerçek demokrasi olamaz. *Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Araştırma Görevlisi