27 ANTİK ÇAĞ’DA ENGELLİLİK: VAROLMA MÜCADELESİNİN BİREYSEL VE TOPLUMSAL BOYUTLARI Nihal Şahin Utku Giriş Tarih boyunca farklı kültür ve medeniyetlerde bedene yük- lenen anlam ile insana atfedilen değer arasında sıkı bir ilişki var olmuştur. Özellikle de toplumların ancak güçlü organizasyon- larla ayakta kalabildikleri Antik Çağ’da bu ilişki çok daha be- lirgin bir şekilde kendini göstermiştir. Hastalıkların tedavisinin oldukça sınırlı olduğu kadim dönemlerde insan, vücudunun ek- sikliklerinin üstesinden gelebildiği ve toplum içindeki sorumlu- luklarını aksatmadığı ölçüde kabul görmüş, hatta yüceltilmiştir. Buna karşılık bedenin işgücünün ve dolayısıyla toplumun iaşe ve idamesinin teminatı olarak görüldüğü zirai topluluklarda, bi- reyin cemiyete katkısını sınırlayan her türlü fizikî ve zihnî en- gel, umumiyetle kişilerin sosyal hayatın dışına itilip hor görül- mesine sebep olmuştur. Toplumların engelliliğe yaklaşımı, ekseriyetle sahip olduk- ları inanç sistemleri, benimsedikleri sosyal normlar ya da coğrafi ve iktisadî özelliklerine bağlı olarak değişkenlik göstermiştir. En- gelin doğuştan mı sonradan mı olduğu, nasıl oluştuğu, iş yapmaya engel teşkil edip etmediği, engellinin ailesinin sosyal statüsü gibi hususlar engelliye yaklaşımda belirleyici olmuştur. Doğuştan en- gelli olanlarla savaşta yaralanıp sakat kalanlar toplum tarafından