XVII. Uluslararası Mevlid-i Nebi Sempozyumu Hz. Peygamber, İnanç ve Doğruluk (16-17 Ekim 2023) 94 Dîvân Şiirinde “Müstakîm Ol” Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Muaz Güven Giriş Dîvân şiiri kendine ait mazmunları ve kavramlar arası ilişkilerle oluşan anlam haritaları üzerine kurulmuş bir anlam dünyasına sahiptir. Geleneğin kurallarına uyma hassasiyeti ile özgün olabilme arzusunu aynı anda yerine getirmeyi amaçlayan şair, dinî ya da lâ-dinî konularda düşünce ve hislerini en doğru şekilde anlatacak kelimeleri arar. Hakikî ya da mecazî manada sevgili ve ona yönelik aşkı terennüm ederken acı çeken “ben”i ya da güzel ve ulaşılmaz olan “sen”i merkeze alması şairin sesinin toplum ve ahlaka dair konularda cılız çıktığı zannına sebep olabilir. Halbuki dîvân şiiri sadece nasihatnâmeler gibi spesifik türler bünyesinde değil farklı tür ve biçimlerde de ahlakî olanı hatırlatmayı ve öğütlemeyi vazife edinmiştir. Bu araştırmada dîvân şairinin doğruluk ve istikâmeti nasıl değerlendirdiği ve “Müstakîm ol” lafzı çevresinde nasıl bir anlam dünyası şekillendirdiği konusu ele alınacaktır. 1. Şiirlerde “Müstakim Ol” İfadesi İslam düşüncesi ve ahlakı üzerine yazdığı eserleriyle tanınan Câbirî, istikâmet lafzını “kıymet” ve “kıvâm” kavramlarıyla birlikte zikretmiştir. Bu minvalde istikâmeti ölçülü, düzenli ve kararlı olmak şeklinde anlamak mümkündür. 1 Kavram din ve ahlak açısından incelendiğinde “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” (Hûd 11/112) ayeti ve “İman ettim de, sonra dosdoğru ol” (Müslim, İman, 62) hadis-i şerifi zihinlere gelir. İstikâmetin doğrulukla özdeşleşmesi, dinin emir ve yasakları konusunda kararlılık ve tutarlılık bağlamında gerçekleşmektedir. Dolayısıyla istikâmeti diğer dinî ve ahlakî davranışları kapsayan çatı bir kavram olarak değerlendirmek, süresi belli bir fiil gibi anlamak yerine sürece yayılmış bir davranış biçimi olarak görmek uygun olacaktır. Dîvân şairleri de çoğunlukla istikâmeti genel bir hareket tarzı olarak kabul eder. İstikâmet ifadesinin yanında rast, selîm, sedâd gibi müspet ifadeler, mukabilinde de kec ve i‘vicâc gibi eğri olma halini tarif eden ifadeler manzumelerde yer alır. Bu başlıkta “Müstakîm ol” ifadesinin geçtiği manzumeler ve şairleri kronolojik sıralamaya göre zikredilecektir. 1.1. Nâbî: “Hemân Sen Müstakîm Ol Çerh-i Kec-revden Hirâs İtme” Edebiyat tarihimizde hikemî söyleyişin öncüsü kabul edilen Nâbî 1052/1642 yılında Urfa’da dünyaya gelmiş, 1124/1712 yılında İstanbul’da vefat etmiş ve Karacaahmet Mezarlığına defnedilmiştir. 2 Nâbî’nin söyleyişinde hikmet ve hakikate yönelen bir düşünce tarzına ilaveten kültür ve geleneğe ait izler de belirgindir. Ancak bu durum kendine has bir üslup geliştirmesine, özellikle gazel nazım biçiminde bir ekol kurucusu kabul edilmesine mani olmamıştır. 3 Tunç’un ifadesiyle Nâbî, “şuurlu bir müşahit tavrıyla” 4 yaşadığı toplumun problemlerini gözlemlemiş, ahlâkî ve iyi olanı hakîmâne ve özgün bir tarz ile ifade etmiştir. Nâbî’nin farklı türlerde muhtelif muhtevayı kaleme aldığı eserlerinde 5 , genel itibariyle şöhret-yâb olduğu hikemî üslubu ve nasihat kültürünü görmek mümkündür. Oğluna salık verdiği öğütleri içeren Hayriyye eseri nasihatnâme türünün akla gelen ilk örneklerindendir. 6 Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Türk İslam Edebiyatı Anabilim Dalı, abdullahmuazguven@kmu.edu.tr 1 Muhammed Abid el-Cabiri, Arap Ahlaki Aklı (İstanbul: Mana Yayınları, 2019), 65-66. 2 Abdülkadir Karahan, “Nâbî”, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi (İstanbul, 2006), 32/258-259. 3 Hüseyin Yorulmaz, Dîvân Edebiyatında Nâbî Ekolü (İstanbul: Kitabevi Yayınları, 1996), 26-29. 4 Semra Tunç, Nâbî Dîvânında Sosyal Hayata Hikmetli Bakış (Konya: Palet Yayınları, 2015), 20. 5 Nâbî’nin eserleri hakkında bk. Reyhan Keleş, Şair Nâbî Bibliyografyası (Erzurum: Zafer Form Ofset, 2011), 13- 20. 6 Hayriyye üzerine pek çok çalışma yapılmıştır. Özellikle nasihat ve değerler bağlamında bk. Hasan Şener, “Hayriyye-i Nâbî’de Aktarılan Değerler”, Turkish Studies 8/1 (2013), 2501-2524; Hasan Kavruk - Mehmet Akif Çeçen, “Değerler Eğitimi Açısından Nâbî’nin Hayriyyesi”, Şair Nâbi Sempozyumu Bildirileri (Ankara: Atatürk Kültür Merkezi Yayınları, 2014), 227-238; Gülcan Abbasoğulları, “Nâbî’nin Hayriyyesinde İlim, Amel ve Ahlak Öğretileri”, İnsani Değerlerin Yeniden İnşası Sempozyum Bildileri, 2 Cilt (Erzurum, 2015), 367-377.