21 Osmanlı’da İlm-i Tarih Kuruluş Dönemi Osmanlı Tevarih Edebiyatında Kimlik ve Siyasi İdeoloji İnşası Hüseyin Yılmaz George Mason University, Department of History and Art History Osmanlılar neden 15. yüzyıl başlarından itibaren kendi tarihlerini yazma- ya koyuldular? Daha genel bir ifadeyle sorarsak, bir toplumun müntesipleri neden kendi tarihlerini yazıya dökme gereği duyarlar? Tarihini henüz yazıya dökmemiş bir topluluğun tarihsiz yaşadığını farz edemeyiz elbette. Aksine, farklı bir tarih algısının olduğunu, tarihî hafızasının farklı araçlarla kayde- dilip tevarüs edildiğini ve nihayet toplumun kendi geçmişiyle ilişkisini farklı kurgulamış olduğunu düşünebiliriz. Yazı öncesi hafıza ile yazılı hafıza, nitelik ve nicelik olarak birbirinden farklıdır. Aynı şekilde, tedris edilen tarihî bilgiyle geçmişten güne anonim araçlarla aktarılan tarihî bilgi de farklı tarih bilinç ve tasavvurlarının eseridir. Bu açıdan baktığımızda, tarihyazımının, şifahi tarih bilincinin terk edilmesini gerektirmeksizin, ortaya çıkan yeni saiklerin etki- siyle, toplumun tarihî repertuvarını, öncelikle kimlik ve ideoloji inşası için kullanma güdüsüyle ortaya çıktığını söyleyebiliriz. Tarihyazımının tarafsızlığı ve olgusallığı gibi sorunlu ve karmaşık meseleleri bir tarafa bırakırsak, bu te- şebbüsü senaryo yazmaya benzetebiliriz. Yani cari kültürel dokuda dolaşımda olan imge, bilgi ve tasavvurların, belli kahraman, kahramanlık, ideal ve dram- ların tutarlı bir şekilde kurgulanmasıyla bir topluluğun geleceğine yön veril- mesidir. Tarihyazımı geçmişi canlı tutan hafızanın korunmasından çok, güne anlam yüklenmesi ve geleceğin tasavvuruyla ilgilidir.