GÖZDEN DÜŞEN BİR İLETİŞİM TEKNOLOJİSİ: HABER AJANSLARININ RTTY YAYINLARI Ümit ATABEK(*) Teknolojilerin de belirli safalardan oluşan bir ömürleri vardır (Perez ve Soete 1990; ss.471-74) ve bu ömürlerinin sonunda artk ekonomik açıdan kullanılabilirliklerini kaybederler. Ancak hala kullanılabilir olmalarına karşın bazı teknolojiler gözden düşerler ve artk kullanılmamaları gerektğine inanılır. Bu yazıda 1960'lı yılların gözde teknolojisi olan RTTY yayıncılığının günümüzde giderek terkedilmek istenmesinin nedenleri üzerinde duracağız. Teknolojileri, kullanıldıkları ekonomik ve toplumsal sistemden bağımsız bir şekilde ele almamak gereği (Boyer 1990; s.68), teknoloji kavramının tanımlanmasında ve bu kavramla birlikte kullanılacak doğru, yanlış, ileri, geri, eski, yeni gibi kimi sıfatların seçiminde mutlaka sosyolojik bir perspektfn bulunması gereğini de içerir. Logos son ekini (**) de dikkate alarak teknolojiyi mal ve hizmetleri üretmenin toplumsallaşmış bilgisi şeklinde tanımlayabiliriz. Söz konusu bilginin birikimi, kullanımı, dağıtmı, sahipliği vb. konularda da, verimlilik kavramına odaklanmış bir ekonomik perspektfn ötesine geçebilmeliyiz. Kullanılmakta olan bir teknolojiden kolayca vazgeçebilmek o teknolojinin geliştricisi olup olmamakla yakından ilişkilidir. Maliyetler göz önüne alındığında, teknolojiyi geliştren ülkeler, geliştrdikleri teknoloji nedeniyle bir üstünlük elde ederler, ancak söz konusu teknoloji başkalarınca geçildiğinde o teknolojiden ve yerleşmiş deneyimlerinden kurtulmanın ek maliyetni de öderler (Perez ve Soete 1990; s.477) Bu açıdan bakıldığında bir önceki teknolojiyi geliştrmeyen ülke ya da frmaların yeni bir teknolojiye geçişi ve uyumu, yeni teknolojiyi kendisi üretebilmesi koşuluyla, daha az maliyetle olabilir. Ancak kendisi yeni teknoloji üretmeyen ülkeler, eski teknolojilerinden maliyetsizce sıyrılabilip (en) yeni teknolojiyi (bir hevesle) transfer edebilirler, ama bu kez de kronik teknoloji hurdalığı ve teknolojik cehalet sorunlarıyla karşılaşırlar. Teknolojik cehaletn bir görünümü de yeni teknolojilerin cazibesine kapılmak ve gerçekçi olmayan beklentlerle teknolojik mitler yaratmaktr. Oysa, bütün yeni teknolojilerin gerek teknolojiyi geliştrenler gerekse de kullananlar açısından kuşkuyla karşılanması gereken yönleri bulunmaktadır (Reinecke 1984; s.242). Bu durum, ülkemiz gibi teknoloji geliştrmekte sorunlar yaşayan ülkelerde, çok şey vaadeden yeni iletşim teknolojileri için özellikle geçerlidir (Geray 1994; s. 210 ve 245-247). Yukarıdaki çerçevede RTTY yayıncılığını değerlendirmeden önce, RTTY teknolojisinin temel özelliklerini ele almak uygun olacaktr. Radio TeleTYpe kelimelerinin kısaltması olan RTTY, radyo dalgaları üzerinden yazılı metnlerin gönderilmesi için kullanılan yöntemlerin genel adıdır. En yaygın RTTY yöntemi, bu yöntemi bulan J.M.E. Baudot'un adıyla anılan CCITT-2 (Consultatve Commitee for Internatonal Telephone and Telegrapy) kodu ile yapılanıdır (Young 1985; s.358). Aynı kod, yöntemde bazı değişiklikler gerçekleştren kişinin adıyla, Murray kodu olarak da adlandırılmaktadır. Baudot kodu temel olarak 5 bitlik bir seri data transfer yöntemidir ve genellikle 1.5 bitlik durma ve 1 bitlik başlama bitlerinin eklenmesiyle asenkron bir iletmi sağlar; iletlebilecek maksimum karakter sayısı 32 olması gerekirken sayı ve karakter kaydırma yöntemi ile bu sayı 64'e kadar çıkabilir (Collins 1991; s.19). Bu koda benzeyen, ancak hata düzeltme yöntemlerini de içeren Moore ARQ (CCITT-3), SITOR, TOR, FEC gibi senkron data iletm yöntemleri de değişik amaçlarla kullanılmaktadır (Leavey 1983; s.116). Sözkonusu kodların radyo dalgaları ile gönderilmesinde ise genellikle FSK (Frequency Shif Keying) yöntemi, nadiren de AFSK (Audio Frequency Shif Keying) yöntemi kullanılmaktadır. Haber ajanslarının RTTY yayınlarında kullanılan hızlar genellikle 50 ve 75 Baud, frekans kaydırması ise 425 Hz.dir. Kullanılan frekans bandı ise 1615-30000 KHz arasındaki çeşitli kısa dalga (SW) bandlarıdır. Örneğin Anadolu Ajansı tarafndan yapılan RTTY yayınları 8137,5 ve 18040 KHz (ayrıca 13650 KHz) frekanslarından 50 Baud hızında 425 Hz FSK olarak yapılmaktadır.