www.eurjhs.com 24 Olgu Sunumu doi: 10.5505/eurjhs.2016. 25338 Eur J Health Sci 2016;2(1):24-27 Sistemik Vaskülitli Hastada Rinoplasti: Olgu Sunumu ve Literatürün Gözden Geçirilmesi Rhinoplasty in systemic vasculitis: Case report and literature review İbrahim Sağlam 1 , Şerif Yavuz 1 , Ali Karagöz 2 , Alim Erdem 3 , Furkan Erol Karabekmez 4 1 Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Izzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı, Bolu 2 Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İç Hastalıkları Kliniği, Nefroloji Bilim Dalı, Konya 3 Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Izzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Kardiyoloji Anabilim Dalı, Bolu 4 Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Kliniği, Ankara ABSTRACT Systemic vasculitides are rare and potentially life-threatening diseases when diagnosed lately. Nasal problems such as septum perforation, saddle nose deformity and septum deviation are common complaints in vasculitides, however, they are not spesific to vasculitides. Here we present a patient with Takayasu arteritis who had rhinoplasty operation due to septal deviation. We aimed to review the risks and problems of rhinoplasty operation in patient with vasculitides, in light of our case and literature. To our knowledge, there was no paper reported rhinoplasty operation to Takayasu arteritis patient in literature before. Keywords: Vasculitis, Takayasu arteritis, rhinoplasty. ÖZET Sistemik vaskülitler nadir görülen ancak teşhisi ve uygun tedavisi geciktiğinde hayatı tehdit eden hastalıklardır. Vaskülitlerde spesifik olarak görülmese de, nazal septum perforasyonu, saddle nose deformitesi ve septum deviasyonu gibi burun ile ilgili şikâyetler sıktır. Bu makalede amacımız kliniğimizde septum deviasyonu nedeni ile rinoplasti operasyonu uyguladığımız Takayasu arteritli bir hastamızı sunmak ve vaskülit tanısı olan hastalarda rinoplasti planlandığında ne gibi riskler ve problemlerle karşılaşabileceğimizi olgumuz ve literatür ışığında gözden geçirmektir. Literatürde daha önce Takayasu arteritli hastada rinoplasti operasyonu bildirilmemiştir. Anahtar Kelimeler: Vaskülit, Takayasu arteriti, rinoplasti. İletişim Uzm. Dr. Ibrahim Sağlam, Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Izzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi AD, Bolu E-posta: dribrahimsaglam@gmail.com Geliş tarihi: 09.05.2015 - Kabul tarihi: 03.06.2015 Giriş Sistemik vaskülitler nadir görülen ancak teşhisi ve uygun tedavisi geciktiğinde hayatı tehdit eden hastalıklardır (1). Histolojik olarak, damar duvarındaki inflamasyon nedeni ile oluşan tromboz ve tıkanma sonrası ortaya çıkan doku ve organ hasarı olarak tanımlanırlar (1). Vaskülitlerde spesifik olarak görülmese de, nazal septum perforasyonu, saddle nose deformitesi ve septum deviasyonu gibi burun ile ilgili şikâyetler sıktır (2-4). Bu tip problemler esas olarak Wegener granülomatozunda septal kıkırdağın destrüksiyonu ile ortaya çıkmaktadır (3). Sistemik lupus eritematozuslu hastaların %5’inde septal perforasyon olduğunu bildiren yayınlar da mevcuttur (5, 6). Bu makalede amacımız, kliniğimizde septum deviasyonu nedeni ile rinoplasti operasyonu uyguladığımız Takayasu arteritli bir hastamızı sunmak ve vaskülit tanısı olan hastalarda rinoplasti planlandığında ne gibi riskler ve problemlerle karşılaşabileceğimizi olgumuz ve literatür ışığında gözden geçirmektir. Olgu Nefes almada zorluk, çabuk yorulma ve burunda eğrilik nedeniyle polikliniğimize başvuran 55 yaşındaki erkek hastanın öyküsünde, 25 yıl önce Takayasu arteriti tanısı aldığı ve sol subklavyen arterde total tıkanıklık nedeniyle damar grefti yerleştirilmesi operasyonu geçirdiği öğrenildi (Resim 1). Yapılan fizik muayenesinde, kıkırdak septumda deviasyon ve minimal hamp mevcuttu. Arteryel kan basıncı 170/90 mmHg ölçülen hastanın sol üst ekstremitede brakial ve radyal nabızların alınamadı. Nabız alınmayan taraftaki ekstremite diğer tarafa göre atrofikti. Sağ üst ekstremite ve her iki alt ekstremitede ise nabızlar alındı. Hastanın yapılan manyetik rezonans anjiografilerilerinde sol subklavyen arterin total tıkanık olduğu, çölyak trunkusta stenoz olduğu tespit edildi. Bilgisayarlı tomografisinde septal kıkırdakta ileri derece sola deviasyon ve minimal kemik hamp görüldü (Resim 2). Hasta Dâhiliye ve Kardiyolojinin