Turkish Studies International Periodical for the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume 10/16 Fall 2015, p. 875-896 DOI Number: http://dx.doi.org/10.7827/TurkishStudies.8800 ISSN: 1308-2140, ANKARA-TURKEY NAKŞÎ SÂDÂTININ MANZUM MENAKIP VE ŞEMAİLİ: MUSTAFÂ FEVZÎ EFENDİ’NİN “HİLYE-İ SÂDÂT” ADLI MESNEVİSİ Ferdi KİREMİTÇİ ** ÖZET Bu makale, Mustafâ Fevzî Efendi’nin “Hilye-i Sâdât” adlı mesnevisini tanıtmayı amaçlamaktadır. Makale, giriş ve onu takip eden dört bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde “hilye, menakıpname, sâdât, silsile” kavramları üzerinde durulmuş ve Nakşî tarikatı ile bu tarikatta kabul edilen sâdâtın silsilesi hakkında kısaca bilgi verilmiştir. Makalenin birinci bölümünde, Mustafâ Fevzî Efendi’nin hayatından ve eserlerinden bahsedilmiştir. Müellif, tahsilini küçük yaşta tamamlamış ve önce Ahmed Ziyâü’d-dîn-i Gümüşhânevî’ye daha sonra da Kastamonulu Hasan Hilmî Efendi’ye intisap ederek uzun yıllar Nakşî tarikatında dine hizmet etmiştir. Mustafâ Fevzî Efendi, bütün eserlerini manzum olarak kaleme almış ve kendi hattıyla telif ettiği “Risâle-i Ziyâiyye” adlı eserinin büyük bir kısmını farklı adlarla bastırmıştır. Toplamda sekiz eser neşreden müelllifin gazetelerde yayınladığı makaleleri de bulunmaktadır. Makalenin ikinci bölümünde, “Hilye-i Sâdât”ın tanıtımı yapılmış, eserin nüsha tavsifi ve yazılış sebebi-tarihi dikkatlere sunulmuştur. Eser, “Risâle-i Ziyâiyye”nin üçüncü kısmı olarak tasarlanmış, ancak müellifin sağlığında bastırılamamıştır. Eserin yegâne nüshası Mustafâ Fevzî Efendi’nin torunu Numan Erdem’in şahsi kitaplığında yer almaktadır. Müellif, eserini daha önce yazılan hilyelere bir nazire olarak kaleme aldığını ve eserini Sultan 2. Abdülhamîd zamanında tamamladığını bu nüshada belirtmiştir. Makalenin üçüncü bölümünde, “Hilye-i Sâdât”ın bölümlerine ve muhteva özelliklerine değinilmiştir. Otuz üç bölümden oluşan eserde vahiy meleği Cebrail ve Nakşî silsilesinin Hz. Ebû Bekir’e kadar uzanan otuz iki halkası anlatılmıştır. İlgili bölümlerde şahısların hayatından, menkıbelerinden ve hilyesinden bahsedilmiştir. Makalenin dördüncü bölümü “Hilye-i sâdât”ın şekil ve üslup özelliklerini ihtiva etmektedir. Mesnevi nazım şekliyle kaleme alınan eserde aruzun “fâ’ilâtün fâ’ilâtün fâ’ilün” kalıbı kullanılmıştır. Eser genel olarak sade ve akıcı bir dille yazılmıştır. Makalenin sonunda, çalışmanın sonuçları ve “Hilye-i Sâdât”tan alınmış orijinal metin örnekleri yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Hilye, Sâdât, Nakşî Silsilesi, Menakıpname, Mustafâ Fevzî Efendi Bu makale Crosscheck sistemi tarafından taranmış ve bu sistem sonuçlarına göre orijinal bir makale olduğu tespit edilmiştir. ** Yrd. Doç. Dr. Gümüşhane Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, El-mek: ferdikiremitci@hotmail.com