FBU-DAE 2023 3 (2) : 91-106 DOI: 10.59732/dae.1257203 91 MİMARLIKTA SINIRLARIN TEKİNSİZLİK OLUŞTURMAYA ETKİSİ: DOLAPDERE ÖRNEĞİ THE EFFECT OF BOUNDARIES ON CREATING UNCANNY IN ARCHITECTURE: THE CASE OF DOLAPDERE Aslı YÜCEL * Enes AYDIN** Geliş Tarihi/Received: 27 Şubat 2023 Kabul Tarihi/Accepted: 24 Mayıs 2023 Araştırma Makalesi/Research Article * Mimarlık Bölümü, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi, İstanbul / Türkiye Architecture, Fatih Sultan Mehmet Vakıf University, Istanbul / Turkey ORCID: 0000-0002-9028-6190 ayucel@fsm.edu.tr ** Mimarlık Bölümü, İstanbul Teknik Üniversitesi, İstanbul / Türkiye Department of Architecture, İstanbul Technical University, Istanbul / Turkey ORCID: 0009-0001-2822-8547 mimenesaydin@gmail.com ÖZET Mimarlığın temel amacı olan mekân üretmede vazgeçilmez bir rol üstlenen sınırlar; korunma amacıyla ortaya çıkmış olup varlıklarını günümüze dek sürdürmüşlerdir. Günümüzde keskin sınırlarla çevrelenmiş kentlerin yüzleşmekte olduğu aşırı nüfus, artan güvenlik ihtiyacı ve zayıflayan kamusallık, ‘tekinsizlik’ kavramını beraberinde getirmektedir. Bu çalışmada ‘kent’, sınır ve tekinsizliğin çarpışmalarının sahnesi olarak görülmüş, kentte kaotik bir hal alan mekânsal deneyimlerin sınırlar ve tekinsizlik üzerinden irdelenmesi amaçlanmıştır. Literatür araştırması ile sınır ve tekinsizlik kavramları incelenmiş, Dolapdere semtinde bir alan çalışması yapılmış ve alan çalışmasından edinilenler üzerinden bir anket çalışması yürütülmüştür. 19. yüzyıldan beri farklı kesimler barındıran, konut ve küçük ölçekli ticari birimlerin yoğunlukta bulunduğu Dolapdere, son yıllarda bölgeye gelen oteller ve sanat kurumları yoluyla geçirdiği ‘soylulaştırma’ sürecinin de etkisiyle farklı sınır durumların gözlenebileceği kentsel bir mekân olduğundan çalışma kapsamına alınmıştır. Sınır ve tekinsizlik, öznel ve yoruma açık kavramlar olduklarından net bir sonuca ulaşmaya çalışmadan bu olguların kentsel deneyime etkilerine dair bir yorum getirmek hedeflenmiştir. Çalışma sonucunda sınırların var olma sebepleri, geçirgenlikleri, keskin-bulanık olma halleri gibi özellikleriyle tekinsizlik hissi oluşturabildikleri, ancak her sınırın tekinsizlik meydana getirmediği görülmüştür. Sınır ile tekinsizlik birbiriyle oldukça ilişkili kavramlar olup bu araştırmayla kentsel deneyim üzerindeki etkilerinin önemine dikkat çekmek hedeflenmektedir. Anahtar Kelimeler: Sınır, Tekinsizlik, Kentsel Mekân, Kentsel Deneyim, Dolapdere ABSTRACT Boundaries, that play an indispensable role in creating space, which is the main purpose of architecture; emerged for the need of protection and have always continued their existence. Today, cities surrounded by sharp boundaries face overpopulation, increasing insecurity and weakening publicity, and this situation reveals the concept of 'uncanny'. This study discusses the city as the scene of collisions between boundary and uncanny and aims to examine the chaotic spatial experiences through them. The method is based on the examination of the concepts of boundary and uncanny through literature research and a survey conducted on the data obtained from the field study in Dolapdere. The reason why Dolapdere was chosen is that the region is going through a 'gentrification' process with new hotels and art institutions, and it is an urban space where the different boundaries resulting from gentrification can be observed. According to the research results, boundaries can create feeling of uncanny with their sharp or blurred characters, reasons for existence and transparency, but not every boundary creates uncanny. Boundary and uncanny are closely related concepts, and this research aims to draw attention to the importance of their effects on urban experience. Keywords: Boundary, Uncanny, Urban Space, Urban Experience, Dolapdere 1. GİRİŞ Farklı disiplinlerde kendine yer edinmiş, olumlu ve olumsuz, görünen ve görünmeyen yönleriyle insan hayatını etkileyen sınırlar, mimarlık disiplininde de önemli bir rol üstlenmiştir. Mekân oluşturma, mekanları birleştirme veya ayırma, diğer mekanlardan koruma gibi işlevlere sahiptirler. Ülkelerin güvenliği, göç meseleleri, ticaret, mülkiyet hakları gibi somut meseleler sınırlar etrafında gelişirken aidiyet, mahremiyet gibi daha soyut olup kentlinin kentsel deneyimini düzenleyen olgular da sınırlarla meydana gelmektedir. Günümüz kentlerinin taşıyamayacakları kalabalıklarla yüzleşmek zorunda kalmaları, artan çevre felaketleri, güvenlik sorunları ve zayıflayan kamusallık, ‘tekinsizlik’ kavramını beraberinde getirmektedir. Bu sebeplerle Sigmund Freud’un (2003) ‘evsizlik, yabancılık’ gibi kavramlarla tanımladığı tekinsizlik, kentsel deneyimin bir parçası haline gelmiştir. Kentsel