DEUHYO ED 2009, 2 (4), 131-136 Öğretim Elemanlarının İletişim Becerileri Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Elektronik Dergisi http://www.deuhyoedergi.org 131 Öğretim Elemanlarının İletişim Becerileri: Bir Sağlık Yüksekokulu Örneği * Ayla Keçeci ** Prof. Dr. Gülsün Taşocak *** Özet Giriş: Öğretme-öğrenme sürecinde eğitimci ve öğrenci arasındaki iletişim, amaçlanan davranışların öğrenilebilmesinde yaşamsal bir öneme sahiptir. İletişim süreci hem bireylerin davranışlarını hem de öğrenmelerini etkileyeceğinden, özellikle eğitim ortamında sağlıklı bir iletişimin kurulması ve sürdürülmesi gerekmektedir. Amaç: Bu araştırma öğretim elemanlarının iletişim becerilerine yönelik kendilerinin ve öğrencilerin görüşlerini karşılaştırmak amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı nitelikte planlanan bu çalışmada tüm hemşire öğrenci (n:120) ve öğretim elemanları (n:33) araştırmaya dâhil edilmiş olup, örnekleme gidilmemiştir. Araştırmanın verileri, öğretim elemanlarının sosyodemografik özelliklerini belirlemeye yönelik sekiz, öğrencilerin sosyodemografik özelliklerini belirlemeye yönelik altı sorudan oluşan soru formu ile, öğretim elemanlarının iletişim becerilerini belirlemek amacıyla öğretim elemanı ve öğrencilere uygulanan Öğretmen İletişim Becerileri Ölçeği (ÖİBÖ) ile elde edilmiştir. Bulguların değerlendirilmesinde yüzdelik, t-testi, varyans analizi (ANOVA) ve Tukey istatistiksel yöntemleri kullanılmıştır. Sonuç: Öğretmen İletişim Becerilerine yönelik öğretim elemanı ve öğrenci görüşleri arasında empati, saydamlık, eşitlik, etkililik, yeterlik boyutlarında anlamlı fark bulunmuştur. Tüm alt boyutlar puan ortalamalarında hemşirelik ile ilgili derslerin tıbbi bilimler ve sosyal bilimlerden yüksek olduğu bulunmuştur. Anahtar Sözcükler: İletişim, Eğitim, Hemşirelik. Communication Skills Of Faculty’s: An Example of a College of Nursing Background: Communication between the teacher and student in the learning process has vital importance in the ability for goal behaviors to be learned. It is necessary for healthy communication to be established and maintained, particularly in the educational environment, because of the effect of the communication process on both individuals' behaviors and also on what will be learned. Objectives: This research was planned to compare of the communication skills of teaching faculty in a university health school by themselves and students. Methods: This research was planned as a descriptive study and participated all nursing students (n: 120) and faculties (n:33) in a health school. Research data was collected with a questionnaire with eight questions directed at determining the sociodemographic characteristics of faculty and six directed at determining the sociodemographic characteristics of students, and the Teachers' Communication Skills Inventory (TCSI) was used with the students. Percentage, t test, variance analysis (ANOVA) and Tukey statistical methods were used in the evaluation of findings. Results: As a result significant differences were found between the opinions of faculty and the students for the dimensions of empathy, transparency, equality, effectiveness and competency of teachers' communication skills. It was determined that the mean scores for all dimensions for medical and social knowledge related to nursing classes were high. Key words: Communication, Education, Nursing. * Bu çalışma 2002 yılında İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi olarak kabul edilmiştir. **Yard.Doç.Dr., Düzce Üniversitesi Sağlık Yüksekokuluş Konuralp Yerleşkesi-Düzce. E-mail: aylakececi@duzce.edu.tr Tel: + 90 0 380 542 11 41 *** İ.Ü. Florence Nightingele Hemşirelik Yüksekokulu, İstanbul. emşirelik eğitimi, kuramsal ve uygulamalı eğitim yaşantılarını içeren bir eğitim sürecidir. Bu eğitim sürecinde, öğrenciye mesleği için gerekli kuramsal bilgiler verilirken, öğrencinin bu bilgileri uygulama alanlarında beceriye dönüştürebilmesine çalışılır. Hemşirelik hizmetle- rinin niteliğinin gelişmesinde en önemli ve öncelikli koşullardan birisi eğitimin niteliğinin yeterli olmasıdır (Aka, 2001; Taşocak, 2001; Velioğlu, 1994). Genel bir değerlendirmeyle ele alındığında iletişim, bireyler arasında duygu ve fikirlerin akışı olarak tanımlanmaktadır. Sınıf ortamında iletişim ise eğitimcinin bir konu ile ilgili davranışları öğrencilerle paylaşması ve ilgili davranışların öğrencilerde oluşmasını sağlama amacıyla gerçekleşmektedir (Bangir ve Senemoğlu, 1999; Birol, 1996; Deryakulu, 1992). Yeni öğrenmeler, yeni bilgi ve beceriler edinmeyle gerçekleşeceğinden bunu sağla- yacak iletişim gerçekleşmedikçe öğrenme de gerçekleşme- yecektir (Bilen, 1994; Birol, 1996; Ergin ve Birol, 2000; Erişti, 1998). İletişimi üniversite eğitimi açısından ele alan kaynaklar gençlere/yetişkinlere verilen üniversite eğitiminin, çocuklara ve ortaöğretim gençliğine verilen eğitimden farklı özellikler taşıdığını vurgulamaktadırlar. Oysa yapılan bazı çalışmalar, üniversitedeki birçok öğretim elemanının öğrencilerin psikolojik ve sosyolojik özelliklerine dikkat etmediği ve bu nedenle birçok sorunla karşılaşıldığını göstermektedir (Bayram, 1992; Çakmak, 1995; Erdoğan, 1990; Ergün, 2001; Güven, 2001). Genel olarak öğrenciler öğretim elamanlarından, etkili ve yeterli kişilerarası beceriler, sabırlı ve hoşgörülü olma, rol modeli olma, kaynak kişi olma, öğrencilere bağımsız düşünme olanağı verme, kendi duygu ve düşüncelerini ifade etmesine olanak sağlama, öğrencilerin anlayamadıkları konular hakkında soru sormaya özendirme, kişisel sorunlarını ders dışında da öğretim elemanlarıyla paylaşabilme, alanında bilgili olabilme, öğrencileri birey olarak algılama, demokratik olma, öğrencileri derslere aktif olarak katılmaya ve soru sormaya özendirme gibi H