İstanbul Üzerine Düşünürken –Hissederken Başak Ergüder* & Fuat Ercan** (İktisat Dergisi’nin 500. sayısında yayımlanmıştır) “Geçmiş onda talandır, haraçtır. Şimdi, yabancılaşma, ayrım, kandır. Direnç de baskı da onda çöreklenir. Anamal (sermaye) o dev ayaklı çamur, onda toplanır. Altın onda kararır, ipek onda yozlaşır. Böylece gelecek de geleceğin pusulası da ondan alır doğrultusunu. Düzenin kendisidir çünki. Kısaca İstanbul’u yazmak geçmişi, şimdiyi, geleceği, böylece biraz da olsa tarihi yazmak demektir” (İlhan Berk’in Galata’ adlı şiir kitabından aktaran A.Oktay, 1993, 126). “Sabahtan beri bu fotoğrafa bakıyorum. (korkuyorum), Çektiğim bir fotoğraf. maviye boyalı evinin yıkımını bekleyen kadınlardan biri… elde yıkadığı bi kaç parça çamaşırı bu tellere astı az önce. evinin önünde bir su kaynağı var ve konu komşu gelip ordan içme suyu taşıyor evlerine. hani şu pusetlerle 5’lik su şişeleri taşıyan insanlar. hatırlarsın. evin önü kalabalık sayılır aslında. ben çekim yapıyorum sessizce. ama kadın orda değil sanki. yüzü öyle mutsuz ki, umutsuz… bakıyorum (korkuyorum) ne çok yazılıyor, ne çok çiziliyor,