BC ZIRH (2012) Erdoğan iktidarının 10. Yılında Türkiye’de cemevleri sorunu 1 Yerelden merkeze Erdoğan iktidarının 10. yılında Türkiye’de cemevleri sorunu Besim Can ZIRH 1 Birikim 284, (2012), s. 48‐55. Ustalıktan çıraklığa siyasi bir kariyerde Karacaahmet’in gölgesi Başbakan Erdoğan 5 Ağustos tarihinde katıldığı bir programda Yusuf Ziya Cömert, Elif Çakır, Erdal Şafak ve Sevilay Yükselir’in sorularını yanıtladı. Anılan gazetecilerin hükümete yakın gazetelerde çalışıyor olması programdan beklentimizi de belirliyordu. Fakat, tüm itidalli olma çabalarına karşın sorular Başbakan’ın haz etmediği konulara değdiğinde üslubu da hırçınlaştı. Sona doğru söz alan Yükselir biraz çekinerek, kendisinin de “onlardan” olduğunu belirtip konuyu bir diğer sakıncalı konuya getirdi. “Aleviler rahatsız, Aleviler mutsuz, Aleviler sizin partinizi desteklemiyor. Bizzat bunu ben biliyorum. Bir türlü size yakın hissedemiyorlar” diye söze başlayan Yükselir, Erdoğan’ın konuyla ilgili görüşlerini sordu. Erdoğan meseleyi her zamanki gibi mezhepsel bir rabıta çerçevesinden kurarak söze başladı: “Şimdi Sayın Kılıçdaroğlu Alevi. Alevi olduğu için Alevi topluluk Sayın Kılıçdaroğlu’nu destekliyor. Haklıdır. Destekleyebilir... Gönül arzu eder ki hizmet politikası prim yapsın. Yani ben Alevi kardeşimi ayırıyor muyum? Ayırmıyorum. Ona da hizmeti götürüyor muyum? Götürüyorum... Bunun karşılığında marifet iltifata tabidir diyorum.” Yükselir, Alevilerin kamu kaynaklarıyla sağlanan inanç hizmetlerinden faydalanamadıklarıyla ilgili şikayetlerini hatırlattığında, “Şimdi Hz. Ali’yi sevmekse diyorum. Ben Aleviyim diyenlere baktığımda hepsinden daha Aleviyim” diyen Başbakan hemen ardından konuyu Karacaahmet Vakası’na getirdi ve şöyle devam etti: “Daha sonra o cemevi bir ucube olarak yapıldı. Şimdi hala olan cemevi. Ruhsatı falan yoktur. Hala kaçaktır... Ve hakkımda orayı yıkmadım diye dava açıldı... Yoksa ondan da mahkum olacaktık. Hâlbuki yaptıran ben değilim.” Devamında, milli‐muhafazakar siyasetin konu gündeme her geldiğinde başvurduğu bir taktik olarak tanım sorusunu gündeme getirdi: “Şimdi Aleviliğin kendi içinde paramparça olduğunu görüyoruz. Aleviler Müslümandır diyen var. Aleviler Müslüman değildir diyenler var... Şimdi, eğer biz Müslümansak, bir Alevi olarak. O zaman Müslümanın ibadethanesinin tek olması lazım. Öyle mi? Cemevine karşı olduğumu söylemiyorum. 1 ODTÜ Sosyoloji Bölümü, besimcan@gmail.com