OSMANLI DEVLETĐ’NDE MĐLLET SĐSTEMĐ Yrd. Doç. Dr. Muammer Ulutürk (Tefekkür Dergisi, Ocak 2012, Sayı 51) Osmanlı Devleti altı yüz yıllık tarihi boyunca, farklı etnik gruplar ve din mensuplarından oluan kitleleri, XIX. Yüzyıla kadar baarıyla yönetti. Osmanlı yönetim anlayıı içinde bu unsurların her birine “millet”, oluturulan sisteme de “millet sistemi” adı verildi. Bu sistem, farklı inançlara sahip topluluklara kendi inanç ve hukuklarının gerektirdiği ekilde yaama imkânı tanıdı. Devletin idaresi altındaki her millet kendi dinî ve sosyal ilerini hür bir ekilde yaama fırsatı buldular. Osmanlı, tebasını zorla Đslamlatırmak gibi bir amaca sahip değildi ve gayrimüslimlere de güvenlik ve huzur sağlamayı, onları adaletle ve devlet yönetiminden razı olacakları ekilde yönetmeyi hedefliyordu. Đslami literatürde din ile e anlamlı olması yanında belli bir dinin mensuplarını ifade eden millet kelimesi, Osmanlı Devletinde klasik dönemden itibaren dini zümreleri ifade etmek için kullanılmıtır. XVI-XVIII. yüzyıllarda karımıza çıkan belgelerde “Papanın Milleti”, “Millet-i Ermeniyân”, “Milel-i Selase” tabirleri geçmektedir. 1 Osmanlı Devleti’nde “millet sistemi” esas itibarıyla Đslam Hukuku’na dayanmıtır. Đslam Dininde millet kavramı din, mezhep; bir din ve mezhebe bağlı topluluk anlamlarına gelmektedir. Bu kavram Kur’an’da da “din ve erait” anlamlarında kullanılmakta ve on be yerde geçmektedir. 2 Gayrimüslimlere tanınan haklar gereği fethedilen bir yerdeki en büyük kilisenin camiye çevrilmesi kuralı vardı. Onun dıındaki kiliselere dokunulmaz, ehir sulh yoluyla alınmı ve gayrimüslimler kendi iradeleriyle teslim olmularsa zaten kiliselere dokunulmazdı. Cemaat liderlerinin yargılanması özel bir usule tabi idi. Metropolitlerin, vekillerinin ve piskoposların, eriatla ilgili davalarının durumaları Divan’a havale edilir ve dava sadrazam ve kazaskerlerin huzurunda görülürdü. 3 Anlamalara riayet ettikleri, fitne ve fesadın merkezi olarak kullanmadıkları müddetçe bütün gayrimüslimlerin mabetlerine saygı gösterilmesi ve korunması Müslüman idareciler için bir vecibe sayılmıtır. Osmanlı Devleti, gayrimüslim tebaaya kendi liderlerini seçme ve bu liderlerin bakanlığında dini, idari, adli ve eğitsel alanda kendi kurum ve kurallarını belirleme ve düzenleme hakkı vermitir. Gayrimüslimler bu ekilde özerk olarak yaamlarını sürdürmülerdir. 4 Cemaatler kendi mensuplarının doğum ve ölüm kayıtlarını da tutarlardı. Bu uygulama, Tanzimat’a yakın bir dönemde devletin bütün tebaanın nüfus kayıtlarını tutmaya balayana kadar devam etmitir. 5 Devlet, papazların kiliselerdeki vaazlarını denetlemediği gibi ne yazık ki cemaat okullarının idaresini ve ders programlarını da denetlememitir. Buralar daha sonra fitne ve fesat tohumlarının atıldıkları 1 Đlber Ortaylı, “Osmanlılarda Millet Sistemi”, D.Đ.A, Đstanbul, 2005, XXX, 66 2 Bilal Eryılmaz, Osmanlı Devletinde gayrimüslim Tebaanın Yönetimi, II. Baskı, Risale Yayınları, Đstanbul, 1996, s. 17 3 Süreyya ahin, Fener Patrikhanesi ve Türkiye, Ötüken Yayınları, Đstanbul, 1980, s.70 4 Cevdet Küçük, “Osmanlılarda Millet Sistemi ve Tanzimat”, Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Türkiye Ansiklopedisi, Đletiim Yayınları, Đstanbul, 1985, c.IV, s. 1007 5 A. Cevdet Paa, Tarih-i Cevdet, Üçdal Neriyat, Ankara, 1984, c.VI, s. 2690