1 Devletin Yeniden Yapılandırılması ve Yerelleşme 1 Faruk ATAAY * - Ergül ACAR ** Türkiye, son on yılda, 1998’de imzalanan IMF anlaşmasıyla başlayan dönemde kapsamlı bir yeniden yapılanma sürecinden geçmiş bulunuyor. Bu süreçte, personel rejiminden denetim mekanizmalarına, sosyal güvenlik sisteminden kamu ihale düzenine, altyapı hizmetlerinden yerel yönetimlere, neredeyse bütün devlet kurumlarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin yasa tasarıları gündeme getirildi. Bu reform dalgasında gündeme gelen en önemli başlıklardan biri de, merkezi yönetim ile yerel yönetimlerin ilişkilerinin yeniden düzenlenmesini öngören Kamu Yönetimi Reformu idi. “Yerelleşme”, “özelleştirme”, “yönetişim”, “teknokrasi” gibi ilkelerle belirlenen bu reform paketi, neoliberal reform programının en temel unsurlarından biri olarak gündeme getirilmişti. Türkiye’de son dönemde yerelleşme doğrultusunda gündeme gelen en kapsamlı girişim olan tasarı, düzenleyici devlet modelinin taşra örgütlenmesini kurmayı hedefliyordu. Kamu Yönetimi Reformu’nun en temel boyutlarından biri olan yerelleşme, daha çok “demokratikleşme”, “karar alma süreçlerinin halka yaklaştırılması”, “katılımcılık”, “kültürel çoğulculuk” gibi gerekçelerle meşrulaştırılmaya çalışılmaktadır. Nitekim, yerelleşmeyi, geçmişte merkezi yönetim ve merkezi yönetimin taşra teşkilatı tarafından yerine getirilen hizmetlerin yerel yönetimlere devredilmesi ve yetkilerin atanmışlardan seçilmişlere aktarılması çerçevesinde algılayan geniş bir kesim de, demokratikleşme adına yerelleşmeye umut bağlamış görünmektedir. Bu çalışmada, Türkiye’de devletin yeniden yapılandırılması ve yerelleşme adına gündeme getirilen reform projeleri incelenecektir. Bu çerçevede, çalışmanın ilk bölümünde, reform projelerine temel kuramsal dayanağı oluşturan “düzenleyici devlet modeli” ele alınacaktır. Çalışmanın ikinci bölümünde, düzenleyici devlet modelinin en temel boyutlarından birini oluşturan yerelleşme projesini uygulamaya geçirmek üzere gündeme getirilen Kamu Yönetimi Reformu üzerinde durulacaktır. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise, sağlık hizmetlerindeki yerelleştirme tasarıları incelenecektir. Bilindiği üzere, yerelleşme projesini uygulamaya geçirme hedefiyle yasalaştırılmaya çalışılan Kamu Yönetimi Reformu anayasa aykırılık nedeniyle gündemden kaldırılmış, bunun yerine her bir kurumun/hizmetin ayrı ayrı yerelleştirilmesine girişilmiştir. Sağlık hizmetleri, bu yerelleştirme projesinin en önemli uygulama alanlarından birini oluşturmaktadır. Sağlık reformuna ilişkin incelemeyle, yerelleşmenin uygulamada ne tür sonuçlar doğurduğunun sergilenmesi amaçlanmaktadır. I. neoliberalizm ve devletin yeniden yapılandırılması Günümüz Türkiye’sinde devletin yeniden yapılandırılmasını öngören neoliberal reformlar “ikinci kuşak yapısal reformlar” başlığı altında gündeme getirilmektedir. Temelde 1980 sonrası neoliberal reformların devamı niteliğinde olan, fakat bazı “yeni” açılımlar içermesi nedeniyle “ikinci kuşak” olarak adlandırılan bu reform projesi, 1980 sonrası dönemin “minimal devlet” modelinden farklı olarak “düzenleyici devlet” modeli olarak adlandırılan bir devlet modelini hedeflemektedir. Düzenleyici devlet modelinin ortaya çıkması, asıl olarak, minimal devlet modeli çerçevesinde yürütülen reformların başarısızlığa 1 Ataay, Faruk ve Ergül Acar, “Devletin Yeniden Yapılandırılması ve Yerelleşme”, İktisat, Sayı: 500, 2008. * Doç. Dr., Akdeniz Üniversitesi, İİBF, Kamu Yönetimi Bölümü. ** Doktora öğrencisi, Ankara Üniversitesi, SBE, Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi Anabilim Dalı.