DEUHYO ED 2010, 3 (1), 40-51 Sağlık Çalışanlarında Tükenmişlik 40 Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Elektronik Dergisi http://www.deuhyoedergi.org Türkiye’de İkinci Basamak Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Hemşire ve Hekimlerde Tükenmişlik: Literatür İncelemesi Neslihan Partlak Günüşen * Besti Üstün ** Özet Giriş: Tükenmişlik özellikle insana hizmet veren meslek gruplarında sık görülen bir sorundur. Sağlık çalışanlarının tükenmişlik yönünden en riskli gruplardan biri olduğu bilinmektedir. Amaç: Bu literatür incelemesinin amacı Türkiye’deki ikinci basamak sağlık hizmetlerinde çalışan hemşire ve hekimlere yönelik yapılan tükenmişlik araştırmalarını inceleyerek bu alandaki gereksinimleri ve araştırma önceliklerini belirlemektir. Yöntem: Bu literatür incelemesinde Türk tıp dizini, google akademik, psikiyatri dizini, YÖK tez tarama, pubmed, google scholar, Ebsco HOST veri tabanları taranarak bu incelemenin amacına uyan 45 çalışmanın sonuçlarına yer verilmiştir. Bulgular: Genç yaş, deneyimsizlik, eğitim düzeyinin düşüklüğü, mesleğini isteyerek seçmeme, hemşire olma özelliklerine sahip olan bireylerin tükenmişlik yönünden riskli olduğu belirlenmiştir. Atılganlık olma, empati becerisi, problem çözme becerisi, öfkeyi kontrol edebilme, iş doyumu, takdir görme tükenmişlikten koruyucu faktörlerdir. Çalışma saatlerinin fazla olması, nöbetli çalışma, iş yükü, işyerinden memnun olmama, rol çatışması ve belirsizliği, hasta sayısı, yoğun bakım ve acilde çalışma tükenmişliği artıran faktörler olarak belirlenmiştir. Sonuç: Araştırmaların çoğunun tanımlayıcı, kesitsel olduğu ve örneklem gruplarının randomize olmadığı görülmektedir. Tükenmişliğe yönelik araştırma tasarımlarının kanıt düzeyi yüksek, deneysel ve uzunlamasına olması önerilir. Anahtar Kelimeler: Tükenmişlik, Maslach Tükenmişlik Ölçeği, Hemşire, Hekim, Sağlık Çalışanları Burnout in The Nurses and Doctors Working in Secondary Healthcare Services in Turkey: A Literature Review Introduction: Burnout is a common problem especially observed in the occupational groups providing service for human beings. It is known that medical staff is one of the most risky groups in terms of burnout. Objective: The aim of this literature analysis is to examine burnout studies on nurses and doctors working in secondary healthcare services in Turkey, and to determine the requirements and priorities of research in this area. Method: In this literature analysis, the Turkish medical index, google academic, psychiatry index, YOK theses search, pubmed, google scholar and Ebsco HOST were scanned and the results of 45 studies suitable for the purposes of this analysis were included. Results: It was decided that individuals having such attributes as young age, inexperience, low educational level, making an unwilling job choice are under risk in terms of burnout. are Among the preservative factors of burnout are boldness, ability of empathy, problem solving skill, controlling anger, job satisfaction and respectability Excessive working hours, shift work, work load, workplace dissatisfaction, conflict and ambiguity of roles, patient number, and working in the intense care unit and emergency unit are accepted as factors that increase burnout. Conclusions: It is observed that most of the studies are cross-sectional and sampling groups are not randomized. It is advised that the evidence level of study designs about burnout should be high, experimental and longitudinal. Key Words: Burnout, Maslach Burnout Inventory, Nurse, Doctor, Healthcare Professionals. * Neslihan PARTLAK GÜNÜŞEN, Dr. Öğretim Görevlisi, Dokuz Eylul Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Psikiyatri Hemşireliği Anabilim Dalı, Balçova -İzmir, Türkiye.E-mail adres: neslihan.partlak@deu.edu.tr Tel: 0 232 412 47 81 ** Besti Üstün, Prof. Dr., Dokuz Eylul Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Psikiyatri Hemşireliği Anabilim Dalı, Balçova -İzmir, Türkiye E-mail adres: besti.ustun@deu.edu.tr ükenmişlik özellikle insana hizmet veren meslek gruplarında sık görülen bir sorundur. Sağlık çalışanla- rının tükenmişlik yönünden en riskli gruplardan biri olduğu bilinmektedir. Hizmet alan, hizmet veren bireyler ve organizasyonlar üzerinde olumsuz etkileri olması nedeniyle tükenmişliği anlayabilmek önemlidir (Duquette Kerouac, Sandhu ve Beaudet., 1994). Shirom (2005) özellikle gelişmiş ülkelerde çalışan bireylerin %4-10’unda ağır düzeyde tükenmişlik görüldüğünü bildirmektedir. Tükenmişlik yaşayan bireyler hastalık nedeniyle işe gelmemekte, uyku problemleri yaşamakta, sık sık ağrı kesici kullanmakta ve işten ayrılmayı düşünmektedirler (Kristensen, Borritz, Villadsen ve Christensen, 2005). Du- quette ve ark. (1994), Lee, Song, Cho, Lee ve Daly (2003) ve Piko’nun (2006) yaptığı çalışma sonuçlarına göre tükenmişlikle ortaya çıkan sorunlar üretkenliğinin azalma- sına, iş doyumsuzluğuna ve profesyonelliğin engellenme- sine neden olmaktadır. Tükenmişlikle ilgili çalışmaların öncülerinden olan Maslach (2001) tükenmişliği iş yerinde kronik stresöre ve- rilen tepkinin sonucunda oluşan psikolojik sendrom olarak tanımlamıştır. Maslach’ın tükenmişlik modeline göre bu tepkiler duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarı duygusunda azalma olarak üç boyutta sınıflandırılmaktadır (Maslach, Schaufeli ve Leiter 2001). Tükenmişlik hakkın- da Maslach tarafından yapılan sınıflama geniş bir şekilde kabul görmüş ve çalışmaların %90’ından fazlasında Mas- lach Tükenmişlik Ölçeği (MTÖ) kullanılmıştır. (Maslach ve ark., 2001). Veri tabanlarında tarama yapıldığında özellikle son 20 yıldır tükenmişlik üzerine yapılan çalışmaların hızlı bir şekilde artmaya başladığı görülmektedir. 1970’li yılların ortalarında başlayan tükenmişlik çalışmalarından bugüne T