ık Erişim: Bilimsel İletişim ve Sosyal Bilimlerde Süreli Yayıncılık Üzerine Etkileri Yaşar Tonta Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü 06532 Beytepe, Ankara tonta@hacettepe.edu.tr Öz Bilim insanlarının bilimsel ve entellektüel eserlerini kendi web siteleri, çalıştıkları üniversitelerin elektronik arşivleri ya da belli başlı bilimsel kurumların ön baskı (electronic print) arşivleri aracılığıyla ücretsiz erişime açmaları bilimsel iletişim sürecinde köklü değişiklikler meydana getirmektedir. Açık Erişim (Open Access) girişimi olarak adlandırılan ve son 10 yılda giderek güçlenen bu hareket, genelde dergi yayıncılığına dayanan bilimsel iletişim sürecini etkilemekte ve araştırmacıları, üniversite yöneticilerini, yayıncıları, kullanıcıları ve bilgi hizmeti veren kuruluşları yakından ilgilendirmektedir. Bu bildiride Açık Erişim girişimiyle ilgili son gelişmeler kısaca özetlenmekte, Açık Erişimin sosyal bilimlerde bilimsel iletişim ve süreli yayıncılık üzerine etkileri tartışılmakta ve Türkiye’deki Açık Erişim girişimleri özetlenmektedir. Abstract The availability of scientific and intellectual works freely through scientists’ personal web sites, digital university archives or through the electronic print (eprint) archives of major scientific institutions has radically changed the process of scientific communication within the last decade. The “Open Access” (OA) initiative is having an impact upon the scientific communication process that is largely based on publishing in scientific periodicals. It also interests researchers, university administrators, publishers, users and institutions providing information services. This paper summarizes the current OA developments and discusses the impact of OA on scientific communication on social sciences and periodicals publishing. Giriş Halen dünyada yaklaşık 24.000 bilimsel dergi yayımlanmaktadır. Bu dergilerde her yıl 2,5 milyon civarında makale çıkmaktadır. Bilimsel ve teknik dergiler genellikle pahalıdır. Bilimsel dergi yayıncılığında ekonomik model aboneliğe ya da son yıllarda giderek yaygınlaşan lisans anlaşmalarına dayanmaktadır. Kütüphaneler kullanıcıların gereksinim duyduğu basılı dergilere abone olmakta ya da bu dergilerde yayımlanan makalelere elektronik erişim sağlamak için yayıncılarla lisans anlaşması imzalamaktadır. Son 30 yıldır özellikle bilimsel ve teknik dergilerde fiyatlar sürekli artmakta ve bu artış enflasyon oranlarının çok üzerinde gerçekleşmektedir. Bunun temel nedeni dergi yayıncılığında yeterince rekabetin olmaması ve bazı yayıncıların kolayca “tekel gücü” kazanabilmeleridir. Bir makalenin telif hakları kısıtlamalarından dolayı farklı dergilerde yayımlanması mümkün değildir. Öte yandan, bilimsel ve teknik dergi yayıncılığı sektöründe hizmet alanlarla (genellikle araştırmacılar) bu hizmetin karşılığını ödeyenlerin (genellikle kütüphaneler) farklı olması ekonomistlerin deyişiyle “talebin esnek olmaması”na yol açmakta ve dergi yayıncılarının ellerini kuvvetlendirmektedir (Meyer, 1997). “Süreli yayın krizi” (serials crisis) olarak adlandırılan bu durum bir kısır döngüyle sonuçlanmaktadır. Bilimsel dergi fiyatları yükseldikçe bazı kütüphaneler aboneliklerini/lisanslarını yenileyememekte, yayıncılar kaybettikleri geliri mevcut abonelerden sağlamak için fiyatları yeniden yükseltmektedir. Bir sonraki yıl bu artışı karşılayamayan başka bazı kütüphaneler de aboneliklerini kestiklerinden yayıncılar yeniden fiyatları yükseltmekte ve bu kısır döngü giderek daha şiddetli bir biçimde bilimsel iletişim sürecini etkilemektedir. Örneğin, 1974’de yaklaşık 200 dolar olan Tetrahedron Letters adlı kimya dergisinin fiyatı 31 yılda 61 kat artmış ve 2005 yılında 12 bin doları geçmiştir! Bilimsel ve teknik dergi yayıncılığı pazarında rekabetin olmaması bazı yayıncılara fiyatlarını artırarak pazar paylarını artırma şansı vermektedir (House of Commons, 2004). Pahalı bir derginin fiyatı