PROBLEME DAYALI ÖĞRENME YAKLAŞIMININ HİZMET ÖNCESİ FEN ÖĞRETMENLERİNİN PROBLEM ÇÖZME BECERİLERİ VE ÖZ YETERLİK İNANÇ DÜZEYLERİNE ETKİSİ Fitnat KAPTAN, Hünkar KORKMAZ Hacettepe Üniversitesi İlköğretim Bölümü Fen Bilgisi Eğitimi A.B.D., ANKARA ÖZET Bu çalışmanın amacı, probleme dayalı öğrenme yaklaşımının hizmet öncesi öğretmenlerin problem çözme becerilerine ve öz yeterlik inanç düzeylerine etkisini açıklamaktır. Çalışma 2000-2001 öğretim yılında 102 (deney grubu=51, kontrol grubu=51) hizmet öncesi öğretmen üzerinde yürütülmüştür. Çalışmanın verileri Öz Yeterlik İnanç Ölçeği ve Mantıksal Düşünme Grup Testi üzerinden elde edilen verilerden oluşmaktadır. Çalışmanın sonuçları göstermiştir ki; gruplar arasında öz yeterlik inanç düzeyi ve problem çözme becerileri açısından deney grubu lehine anlamlı bir fark vardır. 1.GİRİŞ Son yıllarda dünyada fen eğitimi alanında değişim ihtiyacı ve bu konudaki talepler artmıştır. Fen eğitimi alanında bir çok araştırma yapılmış ve bu araştırmalarla ilgili raporlar düzenlenmiştir. Bu raporlar; fen derslerinin eğitim programında nasıl sunulduğu, okullarda nasıl öğretildiği ve nasıl değerlendirildiği, öğretmenlerin ellerindeki materyali öğrenciye nasıl verdiği ve vermesi gerektiği, hizmet öncesi öğretmenlerin eğitimi gibi konularda köklü değişimler talep etmektedir. Öğretmenin inançları, öğretmenin düşünceleri, motivasyonu, niyeti üzerinde çok önemli bir rol oynar. Albert Bandura, insan davranışlarını ıklamak için oluşturduğu “Öz yeterlilik (self efficacy)” ile ilgili sosyal öğrenme teorisini ortaya atmıştır. O’na göre “ öz yeterlilik” hedefe ulaşabilmek için istenilen davranışları kişinin başarıyla yerine getirebileceği inancıdır. Kişi davranışlarını kendisi için oluşturduğu inançlarına göre yönlendirir. Bandura , insan davranışları ve motivasyonu için çizdiği portrede, insanların kendi hakkındaki inançlarının, şüncelerinin, kişisel araç ve kontrollü uygulamaların anahtar öğeler olduğunu söylemiştir (Senemoğlu, 1997). Öz yeterlilik hissi ne kadar güçlü olursa , o kişide o kadar çok çaba, ısrar ve direnç olur. Aynı zamanda yeterlilik inançları bireylerin düşünme biçimlerini, problem çözme becerilerini ve duygusal tepkilerini etkiler. Öz yeterliliğe yeterince sahip olmayan insanlar, olayların, göründüğünden zor olduğunu düşünür ve her şeye dar bir görüş ısından bakarlar ve karşılaştıkları problemleri çözemezler. Fakat öz yeterliliği yüksek olan insanlar zor işlerde ve olaylarda rahatlık duygusu içinde daha güvenli ve güçlü olurlar. Hizmet öncesi öğretmen eğitiminde bu özelliklerin kazandırılması ülkenin eğitim sistemi içerisinde, ülkenin geleceğini üstlenecek bireylerin yetiştirilmesinde önemli bir rol oynayacaktır. Eğitim literatürü, öğrenenlerin değişik kaynaklardan edindikleri bilgi ve becerileri kullanmalarını ve bir disiplin alanı kapsamında muhakeme ve problem çözme becerilerini, öz yeterliklerini geliştirmelerini sağlayan bir yaklaşım olarak probleme dayalı öğrenme yaklaşımını işaret etmektedir (Barrows & Tamblyn, 1980; Boud & Feletti, 1991). Bu yaklaşım daha üst düzeydeki öğrenmelerin öğretmen merkezli öğretimden öğrenci merkezli öğretime geçtiği ve öğrencilerin öğrenmelerin tamamlanmasında daha fazla rol oynadıkları, problemin çözümü ya da anlaşılması yoluyla uygulama sürecinden sonuç çıkaran bir yaklaşımdır. Probleme dayalı öğrenme yaklaşımının temel prensibi, problem durumu öncelikle öğrenenler tarafından ele alınır ve öğrenmenin gerçekleşmesi öğrenenin problemi çözme girişimi sayesinde olur. Öğrenenlerin önceki bilgilerine ve deneyimlerine bağlı olarak ve problemi temele alarak bilgi ve anlamanın gerçekleşmesiyle bir probleme çok değişik çözüm yolları ve senaryolar oluşturulmaktadır. Öğrenciler problemle ilk kez öğrenme sürecinde karşılaşırlar. Probleme dayalı öğrenme modelinin uygulandığı sınıflarda öğrenenler aşamalı olarak ve giderek daha çok kendi eğitimleri için sorumluluk alırlar. Öğretmenlerinden giderek daha bağımsız olurlar. Yaşam boyu öğrenmeye devam edebilen bağımsız öğrenenler olurlar (Kaptan & Korkmaz, 2001). Hizmet öncesi öğretmen eğitiminde, probleme dayalı öğrenme, ilköğretim fen derslerinde fen kapsam bilgisini aktarmaktan çok öğrenme için bilgi temelinin gelişmesini ön plana almalıdır. Probleme dayalı öğrenme yaklaşımının en önemli özelliği öğrencilerin ortak bir amaç doğrultusunda küçük gruplar halinde birbirinin öğrenmesine yardım ederek çalışmalarıdır. Bir grup çalışmasının işbirlikli öğrenme olabilmesi için gruptaki öğrencilerden beklenen, hem kendilerinin hem