modern dünyada gelenek ve gelenekselcilik Bedri GENCER M odernleşme, şeylerin ve onların ifadesi kav- ramların yerinden oynamasına yol açan bir büyük değişimi belirttiği için modern dünya, kav- ram kargaşasıyla karakterizedir. Bu kargaşadan en çok nasibini alanlar da bizzat “gelenek ve modern- lik ile gelenekselcilik ve moderncilik” kavramları- dır. Bu yazı, adı geçen kavramları yerli yerine oturt- ma girişimini temsil etmektedir. Modernliğin (modernity) zıddı olan gelenek (tradi- tion), özünde Yahudilik ve Hristiyanlığı karakterize eden teolojik bir kavramdır (Brown 1994, Congar 1967, Geiselman 1966, Meyendorff 1978, Pelikan 1984). Aydınlanmanın Katoliklik eleştirisiyle iyice gözden düşürdüğü gelenek kavramının bunalımı on dokuzuncu yüzyılda zirveye çıkmış ve bunu dönüş- türmek için de A. Comte tarafından teolojinin sekü- lerleştirilmiş karşılığı olarak sosyoloji icat edilmiş- tir. Teolojinin yerine bilimlerin kraliçesi tahtına otu- ran sosyolojinin başta gelen işlerinden biri, modern- liğe dönüştürebilmek için elzem olan geleneği ta- nımlamaktı. Batı’da, yüzyıl dönemecinde yaşayan Emile Durkheim ve Max Weber gibi Yahudi ve Pro- Prof. Dr., Yıldız Teknik Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi