1 KÜRESELLEEN TOPLUM-YALNIZLAAN BĐREYLER Emrah Akçay * Öz Küreselleme, post-modern dönem ya da tüketim çağı kavramları birbirine karı gibi olsa da, Türkiye için 1980 ve sonrasını kapsamaktadır. 1980 Askeri Müdahalesi ile Amerika’ya ve özünde küresel ekonomiye tamamen teslim olan ülke, tüketim çağını bu tarihten sonra yakalamı; ekonomik mallar bakımından bir bolluk dönemine girmi, fakat refah açısından aynı bollamayı sağlayamamıtır. “Homo-economicus”tan, “tüketimus” insanına geçidönemi hayli sancılı olmu, kapitale ve iimkânlarına doğru olan yoğun göç ehirlerde gettolamayı ve aynı zamanda kaynamamılık hali olan “kültürsüzlüğü” beraberinde getirmitir. Pek çok bölgede “melez kültür söyleni yalnızca bir idealden ibarettir ve gerçekte nadiren rastlanmaktadır. Geleneksel bağlarından kurtulan birey, hangi yata olursa olsun kalabalıklar içerisinde yalnızdır ve bu yalnızlığını yenmenin geleneksel olmayan yollarını aramakta, her seferinde hayal kırıklığına uğramaktadır. ehirler gitgide alıverimerkezlerine benzemekte, bu alıveri merkezleri tüm yaam alanlarına örnek olurken tektiplemeyi beraberinde getirmektedir. Küresellemenin getirdiği yoğun göçler, “süper-ehirler”i büyütürken, birbirlerine karıan kültürler melezlememekte, kültürsüzlüğü yaratmaktadır. Tüketim kültürü yalnız bireye, her eye para sayesinde kolaylıkla ulaabileceğini salık vermekte, o daha bir yanılgıdan uyanamadan kendisini bir baka yanılgının içerisinde bulmaktadır. Bu yazı, bir tüketim toplumuna dönüen Türkiye’yi yaam alanları boyutlarında incelemek ve küreselleme yalanı ile insanların yalnızlatırılmasına eletirel bir bakıaçısı getirme amacı ile yazılmıtır. Anahtar Kelimeler Küreselleme, post-modern, tüketici, tüketim çağı, yalnızlık, homo- economicus. GLOBALIZING SOCIETY-ISOLATING INDIVIDUALS Abstract: Although globalization, post-modern period or consumer age concepts seem to be entangled, they correspond to 1980s and the period after for Turkey. The country, which surrendered to the USA and global economy by the 1980 coup, caught up with the consumer age after this time; passed through an abundance period in terms of economic goods, but it could not provide a similar abundance in terms of welfare. The process of passing from “homo- economicus” to “homo-consumericus” was quite painful. The migration towards capital and job opportunities resulted in ghettoization in cities and brought along illiberalness which is a state of separation. In many regions, "the myth of the hybrid culture” is just an ideal, and in reality it is scarcely seen. The individual who gets rid of his traditional ties is lonely in the crowd no matter what age he is and he seeks for non-traditional ways to beat this loneliness, being disappointed every time. Cities gradually resemble to shopping centers and these shopping malls bring along uniformity while being an example to all spheres of life. While mass migration that is brought about by globalization magnifies the “super-cities”, the cultures mixed each other cannot be hybridized and this creates illiberalness. The consumer culture recommends to the lonely individual that he can reach everything easily by the help of money; he finds himself in another misconception, before being awakened from one. This article is written in order to examine Turkey which has been transformed to a consuming society in the dimensions of living quarters and bring a new critical perspective to people’s getting isolated with the lie of globalization. Key Words: Globalization, post-modern, consumer, consumer age, solitude, homo-economicus. * Anadolu Üniversitesi, İletişim Tasarım ve Yönetimi Doktora Öğrencisi.