Feminist Politika, sayı:2, Nisan 2009 Hüseyin Üzmez Olayı Alev Özkazanç Üzmez olayının ardından aylarca süren siyasal tartıma ve gerilim süreci, Türkiye’de hukuk, devlet ve siyasal süreçlerle ilikili olarak cinsel suçların mahiyetini anlamak için bulunmaz bir fırsat yaratmı oldu. Olayın genel seyrine dair bilgilerin hala hafızalarda taze olduunu varsayarak sadece gelinen son noktayı hatırlatalım. 24 Mart 2009’da yapılan 5. durumada, BÇ’nin 16 Nisan’da Adli Tıp Kurumunda tekrar muayene edilmesi ve durumanın 26 Mayıs’a ertelenmesine karar verildi. Yani bu yazı yazılırken hala yeni rapor bekleniyordu. Olay çok farklı düzeylerde analizleri tahrik etmi olsa da feminist bir bakı açısından, bu farklı tartımaların balanması gereken temel bir soru demeti var. BÇ neden ve nasıl madur edildi? Neden hukuk küçük bir kızın hakkını korumakta aciz kalıyor? Bu gönülsüzlük, lakaytlık, tarafgirlik ve beceriksizliin kaynaı nedir? Daha derine inip sorarsak, hukuk, devlet ve ataerkil düzenin girift bir etkileime girdii bu alacakaranlık kuaının mahiyeti nedir? Ben bu kısa yazıda, bu konunun imdiye kadarki tartımalarda ihmal edilmi olan iki çetrefil boyutuna dikkat çekmek istiyorum. Daha derine inmek için bir hatırlatma yapalım ve bir soru soralım: ok yaratan tahliye kararının tek sorumlusu Adli Tıp Raporu deil --ki bu raporun tek baına tahliye gerekçesi olması hukuken geçerli deildir—BÇ ile anne ve babasının ifade deitirmi olmalarıdır. Peki, Üzmez’i davada güçlü kılmasının yanında bu ifade deiikliklerinin anlam ve önemi nedir? Hem Üzmez hem de aile bireyleri ilk savcılık ifadelerinde olayın niteliini kaba hatlarıyla anlamamızı salayacak açıklamalar ve itiraflarda bulunmuken, ilk durumada bunlar reddedilmitir. “Aile” bir bütün olarak Üzmez lehine tavır deitirmi, ayrıca baba ile Üzmez arasında karılıklı olarak birbirlerine kırgın olmadıkları, aynı ekilde devam etmek istedikleri yolunda mesajlar iletilmitir. Açık olan udur: “Aile” ile Üzmez arasında suç ortaklıına dayanan bir karılıklı kollama çabası vardır ve küçük kız BÇ’nin çok eskiden kurulmu ve anne ve babasının dâhil olduu bu ortak yaamdan sıyrılması çok zor görünmektedir. BÇ’nin ailenin elinden alınıp devlet koruması altına alınmı olması onu aile etkisinden sıyırmayı baaramamı, tersine annesinin mahkûm olmasını önlemek ve eve geri dönebilmek için onu ifade deitirmeye zorlamıtır. Üzmez ile bir bütün olarak “aile” arasında kurulan özgün ilikinin nitelii bizi sorunu kalbine götürecektir. Çünkü Üzmez’i kendinden emin ve fütursuz kılan bu özgül ilikinin kendisidir ve öyle görünüyor ki ne hukuk ne de ayyuka çıkan toplumsal tepki bu ikilinin arasına girmekte pek de baarılı olamamıtır. Olaya dair medyaya yansıyan bilgiler, Üzmez ile aile arasındaki ilikinin niteliine dair u sonuca varmaya yeterlidir. Üzmez uzun bir süredir bu aile üzerinde dinsel öelerle eklemlenen güçlü bir sınıfsal tahakküm ilikisi kurmu ve hem anne LÇ’ye hem de BÇ’ye yönelik cinsel eylemleri bu genel tahakküm ilikisi balamında gerçeklemitir. Üzmez ile aile arasındaki iliki paternalist bir istismar ve tahakküm ilikisidir. BÇ’nin kaderi, dedesinin (LÇ’nin babası) kapıcı olarak Üzmez’in hizmetinde 20 yıl çalımı olmasıyla batan çizilmitir. Üzmez çok eskiden bu kapıcı ailesi ve bu arada ailenin kızı olan LÇ ile benzer bir istismar ilikisi kurmutur. vermi, zekat vermi, her tür yardım yapmı ve hatta “o sıralar