Türkiye’de İnşaat Mühendisliğinin Eğitim Sonrası Durumu, Sorunları ve Örgütlenme Temelinde Yeni Yaklaşımlar Arş.Gör.Dr. Varol Koç, Yrd.Doç.Dr. Fahri Birinci Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü 55139 Kurupelit/ Samsun Tel: 0362-3121919/1076-1071 E-Posta: kvarol@omu.edu.tr, fbirinci@omu.edu.tr Öz Dünyada ve Türkiye’de İnşaat Mühendisliği mesleği, bu adla anılıyor olmasa da, insanlığın var olduğu günden bu yana kullanıla gelmiştir. Ancak bir meslek olarak sınıflandırılıp tanımlanması sadece birkaç asırlık bir geçmişe sahiptir. Mesleğin özgün değere sahip olması, bu mesleğe mensup olanların kendi aralarında bir örgütlenmeye gitmelerini ve zaman içinde yasal düzenlemeler yapılmasını da beraberinde getirmiştir. Bu çalışmada, İnşaat Mühendisliği lisans eğitimini tamamladıktan sonra, çeşitli ortamlarda ve çeşitli biçimlerde mesleğin uygulamasını yapan veya araştırma çalışmalarını yürütenlerin, sorunlarının belirlenmesine, örgütlenme çalışmaları temelinde ve mevzuat yönünden saygınlığının, toplumsal etkisinin ve ekonomik seviyelerinin yükseltilmesine katkı sağlayacak yeni yaklaşımlar sunulmuştur. Çalışmada, uygulamacı İnşaat Mühendislerinin, serbest piyasada özel ve tüzel kişilik olarak, devlet kurum ve kuruluşlarında araştırmacı veya mesleği uygulayıcı olarak çalışanların, sosyal ve ekonomik durumlarının iyileşmesine engel oluşturan mevzuatlar ile örgütlenmelerinin ve örgüt çalışmalarının etkinliğini azaltan durumlar ve bu koşullarla birlikte inşaat mühendisliğinin toplumsal etkileşim yönü incelenmiştir. Yapılan değerlendirmeler sonunda, tespit edilen mevcut sorunların çözülmesi, örgütlenme çalışmalarının ve etkinliklerinin iyileştirilmesi, İnşaat Mühendislerinin sürekli olarak kendilerini yenilemesi ve ekonomik ve sosyal durumlarının iyileştirilmesi için yapılması gereken mevzuat düzenlemeleri ve bu düzenlemelerin etkin biçimde uygulanabilirliği ortaya konulmuştur. Anahtar sözcükler: İnşaat mühendisliği, odalar, örgütlenme. Giriş İnsanlığın yaşam biçimini tümüyle değiştiren modern çağın düşünsel temelleri Rönesans ve Aydınlanma dönemine uzanmaktadır. Bu çağın bir yaşam biçimi olarak ortaya çıkışı, makinelerle gerçekleştirilen seri üretim ve ürünlerin geniş bir pazarlama sistemiyle tüketicilere ulaştırılması, bu üretim- tüketim çevriminin ürün bakımından bol, çeşitli, hızlı ve ekonomik olarak sağlanması şeklinde özetlenebilir. Sanayi Çağı ve onun günümüzdeki uzantısı olan Bilgi Çağını oluşturan uygulamalarda, bilimsel düşünce ve 353