1 MODERN SAVAŞ VE SAVUNMA REFORMU Yazar: Yrd.Doç.Dr. Sait YILMAZ Özet: İçinde bulunduğumuz dönem askeri güçler bakımından eski yapıların çöktüğü, kimisi kalıcı kimisi geçici olan yeni yapıların ortaya çıkıp hayatta kalabilmek için yarıştığı bir dönemdir. Gelecekte stratejik, operatif ve taktik seviyelerdeki başarı, gittikçe daha büyük, daha güçlü ordular yerine, bilgi sistemlerini en iyi şekilde kullanan süratli ve çevik güçlere dayanacaktır. Soğuk Savaş dönemi savunma konseptinin muharebe alanına sağladığı avantajlar sona ermiş, bilgi çağında tekrar taarruz konsepti ön plana çıkmıştır. 21. yüzyılın en belirgin özelliği bilgi savaşının öne çıkmış olmasıdır. Bilgi çağı teknolojisi hem harekatın temposunu artıracak, hem de psikolojik yönden üstünlük kazanılmasını sağlayacaktır. Yeni yüzyıl için yeni bir silahlı kuvvetler gerekmektedir. Gelecekte oluşturulacak kuvvet yapısı, daha güçlü ve çok yönlü bilgi temeline dayalı muharebe konseptinden kaynaklanacaktır. Anahtar Kelimeler: Modern Savaş, Teknoloji, Savunma, Askeri Güç, Reform. GİRİŞ: Askeri gücün geliştirilmesi her şeyden önce bir strateji meselesidir. Böyle bir strateji ; askeri tecrübeye, askeri ve politik koşullara, ekonomik ve moral potansiyele, savaşın icrasındaki yeni teknoloji, doktrin ve vasıtalara dayanır ve muhtemel rakiplerin savaş hakkındaki görüşlerini dikkate alır. Geleceğin savaşlarının koşullarını ve yapısını öngörür; bu kapsamda savaşa hazırlanma metodlarını, savaşın yönetimi ni, Silahlı Kuvvetlerin bölümlerini ve stratejik kullanma esaslarını geliştirmeyi, savaşın teknolojik ve maddi boyutlarına hazır olmayı hedefler 1 . Askeri yeteneklerin muharebede düşmana üstünlük sağlayacak biçimde gerçekleştirilmesi askeri gücün geliştirilmesinde her düzeydeki komutanlık ve her safhadaki planlamada gözönünde tutulması gereken bir hedeftir. Askeri gücün geliştirilmesinde yapılan hataların stratejik ve taktik kullanma ile düzeltilemeyecek genişlikte olumsuz sonuçlara sebep olacağı, kuvvetlerin geliştirilmesine ilişkin kararların tüm stratejik ve taktik kullanmayı sınırlayacağı dikkate alınmalıdır. Askeri gücün geliştirilmesi, askeri gücün kullanılmasına bağlı olduğundan ulusal stratejiye dayandırılır. Ulusal strateji, askeri güç sisteminin ulusal hedefleri ele geçirecek olmasını sağlamak amacı ile askeri güç ile diğer ulusal güç alt sistemleri arasındaki ilişkileri düzenler. Ulusal olanaklarla sağlanan fiziki ve insan gücünden oluşan kuvvet yapısına ve bu yapının alt sistemleri olan birliklerin muharebe bölgesinde nasıl kullanılacağına ilişkin temel girişim ve hareket tarzları aşağıdaki soruların cevaplarını oluştururlar: (1) Askeri güç nasıl savaşsın? (2) Askeri güç nasıl örgütlensin? (3) Askeri güç nasıl silahlandırılıp donatılsın? Bu soruların cevapları ve gerek duyulan temel girişimler kuvvet geliştirmedeki stratejik konsepti oluşturur. İçinde bulunduğumuz dönem askeri güçler bakımından eski yapıların çöktüğü, kimisi kalıcı kimisi geçici olan yeni yapıların ortaya çıkıp hayatta kalabilmek için yarıştığı bir dönemdir. 2010 yılından az bir zaman sonra, son çeyrek yüzyılda çok büyük miktarlarda üretilmiş olan Soğuk Savaş silah ve donanımları iyice eskimiş olacak ve yenilenmeleri veya elden çıkarılmaları gerekecektir. Ancak askeri gücü geliştirirken uygulayacağımız dönüşümün amacı, süreçteki değişikliklere ya da başkalarının kıstas olarak koyduğu değişikliklere ‘ayak uydurmak’ olmamalıdır. Tam tersine geleceğe doğru yürümek ve yeni bir standart geliştirmelidir. Bunu gerçekleştirebilmek bir bilimden çok bir sanattır. SAVUNMA ALANINDA REFORM GAYRETLERİ: Modern kuvvetler ve savunma kabiliyetlerine sahip olmak için yapılan reformlar ciddi, yapısal ve uzun vadeli değişimler gerektiren geniş çaplı ve çok masraflı gayretlerdir. Ancak her zaman olduğu gibi kaynaklar kısıtlı ihtiyaçlar sonsuzdur. Ülkeler savunma reformlarını kısıtlı kaynaklar ve sınırlı bütçeleri dahilinde yürütmek zorundadır. Savunma reformları pek çok siyasi ve sosyal baskı altındadır. Hiçbir ülkenin şartları aynı olmadığı için hiçbir zaman diğer bir ülke için de geçerli, tek ve ideal bir savunma reformu modeli de yoktur. Bununla beraber yararlanılacak pek çok tecrübe ve örnek vardır. Bu yüzden 21. yüzyılın ilk çeyreği 1 Necdet Öztorun: “Askeri Strateji”, Harp Akademileri Basımevi, (İstanbul, 1982), s.55.