OSMANLI HASBAHÇELERİNİN SULTANI: SULTANİYE HASBAHÇESİ * MURAT YILDIZ ** Giri Tabiatla iç içe yaamalarından dolayı göçebe hayat süren eski Türk+ lerin, yerleik hayata geçinceye kadar bu hayatın bir sonucu olan bahçeci+ liğe önem verdiklerini söylemek mümkün değildir. Tabiatı ve tabiî unsur+ ları ehlîletirme, kontrol altına alma ve onları istenilen yerlerde yeniden oluturma demek olan bahçeciliğin, onun bağrında hayat sürenler için anlamlı bir uğra olması zaten beklenemezdi. Nitekim tabiata ve tabiî unsurlara duyulan özlem ve bu özlemin belli sınırlar çerçevesinde gide+ rilmesinin bir yansıması olan bahçeciliğin en güzel örneklerinin yerleik hayata geçenler tarafından kurulmu olması da bahçecilik ile yerleik ha+ yat arasındaki sıkı ilikiyi göstermektedir. Türklerin bahçecilik serüvenini İslamiyeti kabulle balatmak müm+ kündür. Gerek bahsedilen gelimeden biraz önce balayan yerleik hayata geçi süreci gerekse kabul edilen yeni dinin bu husustaki telkinleri bahçe+ ciliği, göçebeliği henüz terk etmi Türklerin kültürünün bir parçası haline getirmitir. İlk örneklerine daha çok Afganistan, Özbekistan ve Hindistan coğrafyasında rastladığımız Türk bahçeciliği Çin, Hint ve İran bahçe sanatından etkilenmitir. İklim ve sosyal yapıdan kaynaklanan bu etki+ lenme su elamanına büyük önem verme ve içinde göçebe çadırlarını an+ dıran pavyonların bulunduğu bir dizi avlulardan meydana gelme eklinde tezahür etmitir. 1 * Orjinali "Mesire+gâhların sultânı Sultaniyye" olan bu söz, Hafız İlyas Ağa'ya aittir (Bk. Osmanlı Sarayında Gündelik Hayat  Letâifi Vekâyii Enderûniyye, haz. Ali >ükrü Çoruk, Kitabevi, İstanbul 2011, s. 216. ** Doç. Dr., Namık Kemal Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü, Tekir+ dağ/TÜRKİYE, muratyildiz75@gmail.com 1 Gönül Evyapan, “Bahçe”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi (TDVİA), Diyanet İ+ leri Bakanlığı Yayınları, Ankara 1991, c. IV, s. 478.