ENDÜSTRİ YAPILARINDA YENİDEN KULLANILABİLİRLİK; NAZİLLİ SÜMERBANK FABRİKASI’NIN SOSYAL TESİS BİNASI’NIN İŞLEVSEL DÖNÜŞÜMÜ İÇİN ANALİZLER Aydın, Dicle 1 ; Aksoy, Esra 2 . 1 Selçuk Üniversitesi, Mühendislik-Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümü, 42075, Konya. 2 Selçuk Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü, 42075, Konya. ÖZET: Geçmişte oluşturulan, yapıldığı dönemin izlerini yansıtan yapılar; toplumda yaşanan sosyal, ekonomik, kültürel, politik değişimler sonucunda kendilerinden beklenen performans ve ihtiyacı karşılayamaz duruma gelmektedir. Binaların bu yetersizlikleri teknolojiye ayak uyduramama, işlevsel gereksinimlere cevap verememe boyutunda olabileceği gibi, fiziksel- sosyal-ekonomik eskime nedeniyle de karşımıza çıkabilmektedir. Yapılış amacına uygun olarak yaşamına devam edemeyen her türlü bina aslında bir döneme tanıklık etmiş, yaşanmışlıkları olan, kentte ve kentlide izler bırakan somut delillerdir. Kültür varlığı olarak tescillenmiş yapıların günümüzde yeniden kullanımları, geçmişin, tarihin, kültürün sürekliliğini sağlarken, yapısal olarak ayakta olan binaların yeniden işlevlendirilmesi ekolojik ve ekonomik yarar sağlayacaktır. Dolayısıyla bir yapının yeniden kullanıma adaptasyonu, sağlayacağı toplumsal yararlar nedeniyle insanlığın sorumluluğu olmaktadır. Bu bağlamda yıkmak ya da işlev verilmeksizin pasif bir koruma anlayışı yerine, yaşamının devam etmesi yönünde kullanım değerinin de dikkate alınması önemli olmaktadır. Binaların yeni işlev ile yaşamını devam ettirmesi; verilecek işlevin niteliği, yeni işlevin gereksinimleri ve bina mekânsal düzeninin uyumu, kentin/yerleşimin gereksinimleri gibi birçok konu ile ilintilidir. Bu noktada yeni işlevin seçimi için analitik bir değerlendirme süreci gerekmektedir. Bu çalışmada yeniden kullanılma potansiyeli olan bir binada, yeni işlevin ne olacağı/neler olabileceği sorusuna cevap, Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası üzerinden aranmıştır. Ülkemizde bir döneme tanıklık etmiş, üretime ve ülke ekonomisine katkı sağlayan, istihdam oluşturarak toplumun kalkınmasını ve gelişmesini tetikleyen, kentlerin gelişimine ivme kazandıran “endüstri yapıları”, yeniden kullanıma adapte edilebilecek potansiyeli olan bina türlerindendir. Endüstri yapıları; zamanın getirileri ve teknolojinin gelişmesiyle hizmetlerini yeni fabrikalara bırakmış, yıkılmaya terk edilmiştir. Ülkemizde 1970’li yıllardan itibaren koruma kapsamına alınmış ve endüstri mirasları olarak restorasyon ve koruma çalışmalarının yanı sıra yeniden işlevlendirme ile de önem kazanmıştır. Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası, 1937 yılında Atatürk tarafından açılan ilk sosyal fabrika projesidir. 213,875 m² bir alan üzerine kurulmuş olan Sümerbank yerleşkesi Aydın İli, Nazilli ilçesi, Sümer Mahallesinde, şehir merkezine 3,5 km. uzaklıkta bulunmaktadır. Fabrikanın yakın çevresinde, eğitim, sağlık yapıları, konut alanları, öğrenci yurtları, park ve rekreasyon alanları yer almaktadır. Yerleşimin ilk hastanesi yerleşke içerisinde açılmıştır. Üretimi sağlayan fabrikalar, memur evleri, kreş, sinema salonu ve sosyal tesisler, işçi konutları ve rekreasyon alanlarından bir yol ile ayrılmaktadır. Fabrikanın 2002 yılında faaliyetinin durdurulmasıyla işçi evlerinin bulunduğu alan belediyeye tahsis edilmiştir. Belediye de bu alanı sosyal tesisleri içerisinde barındıran yaşanılabilir aktif bir yeşil alana çevirmiştir. Günümüzde hala işlevini bu şekilde sürdürmektedir. Fabrikaya verilecek yeni işlevlerin ne/neler olabileceği sorusuna cevap SWOT analizi ile aranmıştır. Bir analiz yöntemi olan SWOT mevcut durumun tespitini tahlil ederek ortaya koyan, anlamayı, algılamayı, karar almayı kolaylaştıran bir yöntemdir. Bu yöntem aracılığıyla verilecek işlevin; çevresel (konum, çevredeki yapılar, erişim), işlevsel (mimari kurgu, mekansal organizasyon), sosyal (kentliye katkı) yönden, güçlü, zayıf yönlerini ortaya