*Uluslararası Eğitiŵde YeŶi Eğiliŵler ve YöŶeliŵler Seŵpozyuŵu, Konya, 22-24/11/2013 sözlü bildiriŵ olarak suŶulŵuştur. OKUL ÖNCESİ EĞİTİMDE REGGİO EMİLİA YAKLAŞIMI Hamdi Karakaş* Asuman BİLBAY* *Öğretim Görevlisi, Cumhuriyet Üniversitesi, Aşık Veysel Yüksek Okulu, Çocuk Gelişimi ÖZET Çalışma, İtalya’nın kuzeyinde bir halk hareketi olarak başlayan yerel yönetimin desteğini de alarak, zamanla okul öncesi eğitimde çağdaş yaklaşımların içerisinde yar alan Reggio Emilia yaklaşımının kuramsal olarak değerlendirilmesini içermektedir. Reggio Emilia yaklaşımı geleneksel eğitim anlayışının yerine yapılandırmacı eğitim anlayışını temele almıştır. Bu yaklaşımda eğitim ortamı sosyalleşmeyi, sanatsal düşünceyi, yaratıcılığı, hayal gücünü, sanatsal duyarlılığı kazandıracak şekilde dizayn edilmiştir. Eğitimci çocuklar için rehber ve öğrenen rolündedir. Büyük ve küçük gruplarla yapılan proje çalışmalarıyla çocukların bilgiyi kendilerinin edinmesine olanak tanınmaktadır. Yapılan çalışmayla Reggio Emilia yaklaşımı tüm yönleriyle incelenerek, günümüzde ki okul öncesi eğitim çalışmalarına, eğitimcilere, ailelere katkı sağlaması amaçlanmıştır. ABSTRACT This study involves the theoretical evaluation of Reggio Emilia approach which takes part in contemporary approaches in preschool education after a while and is also supported by the local government beginning as a public movement in North Italy. Reggio Emilia approach is based on the structuring education mentality instead of the traditional one. In this approach the education environment is designed to support socialization, artistic thought, creativeness and imaginative power. The educator is in the role of a guide and a learner for the children. With the project studies made by big and small groups, the children are allowed to obtain the information by themselves. With this study Reggio Emilia approach is examined in all its aspects and it's aimed to contribute to current preschool education studies, educators and families. Giriş Okul öncesi dönem bireyin hayata hazırlanması, çevreyi tanıması, sosyal, bilişsel ve duygusal olarak çocuğun bütün olarak gelişmesine yardımcı olan en önemli dönem olarak karşımıza çıkar. Gelişimsel olarak bu denli hızlı geçen okulöncesi dönemi en iyi şekilde değerlendirmek gerekmektedir. Okulöncesi eğitim kurumları, bu dönemi değerlendirmek adına çocuğa eğitim imkânları sunmaktadır. (Turaşlı, 2012). Çocuğun gelişiminin büyük bir kısmının okul öncesi dönemde geliştiği düşünülürse, bu becerilerin bazılarının erken yaşlarda kazandırılması çok önemlidir. Zengin uyarıcılarla donatılmış çevreler, çocuğun kendini özgür hissetmesi ve yaparak yaşayarak öğrenmesi, çocuğun problem çözme becerisini artıracak ve hayata daha çok hazırlayacaktır (Pekdoğan, 2012). Dolayısıyla çocukların bu dönemi yaşamsal deneyimler kazanarak geçirmesi oldukça önemlidir (Yuvacı, Şafak, Şirin, 2013). Günümüzde birçok eğitimci, geleneksel eğitimin yani direk anlatım yöntemi yle çocuklara bilgi yüklemesi yapmak yerine, onların bilgiyi bizzat kendilerinin oluşturabilecekleri zengin ortamlar kurmanın esas olduğu ve bu ortamların insan ilişkileri ile güçlendirilmesi gerektiği savunulur (İnan, 2012). Bu bağlamda birçok çağdaş yaklaşım ortaya çıkmış ve uygulama alanları gelişmiştir. Walsh ve Petty (2006) yaptıkları analizlerde erken çocukluk eğitiminde kullanılan çağdaş yaklaşımları şu şekilde belirtmişlerdir; High/Scope, Head Start, Montessöri, Waldorf, Reggio Emilia ve Bank Streettir. Çağdaş yaklaşımlar içerisinde yer alan Reggio Emilia yaklaşımı, modern eğitim anlayışını benimsemiştir (Pekdoğan, 2012). İtalya’nın kuzeyinde bir grup köylü kadın tarafından “bizim çocuklarımız da zenginlerin çocukları kadar zekidir” denilerek yeni bir okul öncesi eğitim yaklaşımının temelleri atılmıştır. Köylü kadınlar tarafından başlatılan bu hareket kısa sürede İtalya’nın diğer şehirlerine ve daha sonra da dünyaya yayılmıştır (Aslan, 2005). Yaklaşıma kuramsal bir akış açısı katarak başka bir dönüm noktası kazandıran ve dünya çapında ünlü bir model olmasını sağlayan kişi Loris Malaguzzidir (Şahin, 2010). Malaguzzi tarafından geliştirilen bu program yaparak- yaşayarak öğrenmeyi amaç edinmiş, planlandırılmış programlar yerine, çocuklarla sürekli çalışarak ve yeni fikirler deneyerek, çocukların ilgi ve ihtiyaçlarına göre eğitim veren dinamik bir yaklaşımdır (Pekdoğan, 2012). Loris