FARS EDEBİYATINDA TEZKİRE YAZICILIĞI VE EDEBİYAT ELEŞTİRİSİ* MAHMUD FUTÛHÎ ÇEVİREN: TURGAY ŞAFAK Tezkire, anlamından da anlaşılacağı gibi şairlerin şiir, yaşam ve adını zikretmek ve hatırlamak amacıyla yazılmaktadır. Tezkire yazıcılarının asıl hedef ve gayesi şairin şiir ve adının kaydedilip anılmasını sağlamak olması sebebiyle onlardan yöntemli ve teknik anlamda bir eleştiri beklenemez. Bütün bunlara rağmen tezkire yazıcıları şairlerin şiirleri ve diğer eserleri hakkında görüş beyan etmekten geri durmayıp en azından bazı şairlerin şiirlerine dair görüşlerini beyan etmişlerdir. Bunların dışında tezkire yazıcılarının divanlardan oluşturduğu seçkilerde iyi ve güzel şiirin zayıf ve başarısız şiirden ayırmaları bir anlamda eleştiri sayılmaktadır. Her ne kadar tezkireler eleştiri kitabı olmasalar da külli bir nazarla tezkire yazarının şairlerin şiirlerine yaklaşım ve bakışı teşhis edilebilir, ardından tezkireler arasından aynı tarihsel döneme ait birkaç muhtelif yaklaşım ortaya koyulur ve bu şekilde tarihsel dönemler arasındaki farklılıklar anlaşılır. Aynen Hint yarımadasında hicri on ikinci yüzyılın ikinci yarısında kaleme alınmış olan farsça tezkireler Hint yarımadasında oluşan Fars Edebiyatında mahsus bir zevk ve yönelimi göstermektedir. Bu tezkirelerin muhteviyatında şiirde bir çeşit muamma ve girift sözler ile uzak hayallerin olduğu açığa çıkmaktadır. Bunlara ilave olarak bazı tezkirelerde kelimenin bilimsel anlamında eleştiri yapıldığı ve şairlerin şiirlerinin eleştiri ve düzeltme yoluna yoluna gidildiği görülmektedir. Bu tezkirelerde ahlaki ve ıslaha yönelik eleştiriler, sözcük eleştirisi, muhteva açısından eleştiriler, iktibaslar ve kaynakların kökenleri, edebi sirkatler ve tevarüdler oldukça fazla görülmektedir. Avfî (ö. 1221)’nin Lübabü’l Elbab’ı kaleme almasıyla başlayan Farsça Tezkire yazıcılığı edebî eleştiriye doğru tekâmül eden bir gidişat takip etmiştir. Eski tezkireler sadece şairin hayatı ve şiirinden birkaç örnek vermekle iktifa ederlerken giderek yazarlar şairleri sitayiş ve övgüler ve şairi büyük göstermek için kıssa ve efsane anlatılması tezkirelerde revaç bulmuştur. Başlangıçta sadece meşhur ve iyi şairlerin adları tezkirelerde yer alırken sonraları tedrici olarak zayıf ve başarısız şairlerin adları ve şiirleri de yer almaya başlamış ve ardından şiirlerinin eksikleri dile getirilmeye ve eleştiriler de yer almıştır. Daha sonra Safevî döneminde Fars şiirinde çok bariz bir tahavvül meydana geldi, şiir zevklerinin karşı karşıya gelmesi ve gruplaşmalar farklı tezkirelerin yazılmasının en önemli amili olmuştur.