Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi (RTEÜ Journal of Social Sciences) 1 : 135-149 [201?] Yeni Dini Hareketlerin Aile Yapıları Üzerindeki Etkileri * New Religious Movements and Their Effects on the Families Süleyman TURAN ** , Emine BATTAL *** ÖZ: Kendilerini “alternatif aile birlikleri” olarak tanıtan YDH’lerin 1970’li yıllardan itibaren özellikle gençler arasında taban bularak yaygınlaştıkları, YDH’lere dönük din değiştirme oranında ciddi bir artış yaşandığı ve neticede gençleri kendi inanç ve düşünceleri doğrultusunda yönlendirmek suretiyle aile ve arkadaş çevrelerinden koparan bu hareketlerin aile yapıları üzerinde olumsuz etkiler yarattıkları görülmektedir. Bu makalede insanları, bilhassa da gençleri bu tür hareketlere yönelterek aile yapılarının dağılmasına yol açan temel faktörler ve YDH’lere katılma olaylarının toplumun en temel kurumu olan aile üzerindeki etkileri üzerinde durulmuş ve böylelikle YDH’lere katılım ve bu durumun aile üzerindeki olumsuz etkilerini ortadan kaldırma ya da azaltma noktasında neler yapılabileceğine dair ipuçları sunulmaya çalışılmıştır. Anahtar sözcükler: Yeni Dini Hareketler, Gençlik Dinleri, Din Değiştirme, Aile, Beyin Yıkama. ABSTRACT: It has seen that NRMs introducing themselves as “alternative family unities” have become popular particularly among young people from 1970s, and the rate of conversion to NRMs has increased in recent years, and consequently this movements, which separate young people from their families and friends by directing young people in line with their notion, have affected negatively on family structures. In this paper, we will emphasize on main factors that cause to the dismemberment of family structures, and the effects of conversion to NRMs on families which are the most basic institutions of society. And so we will try to offer clues on what can be done to prevent or minimize participation in NRMs and effects on the families of this Keywords: New Religious Movements, Youth Religions, Conversion, Family, Brain Washing. 1. GİRİŞ Bilindiği üzere araştırmacılar ve teorisyenler bir zamanlar dinin ölümüne hükmetmiş veya en azından onu özel bir alana, insanın kalbine hapsetmişlerdi. Ancak son elli yıldır dünya genelinde ve özelde Batı’da dini farklılığın artıp yayılması ve bilhassa “yeni dini hareketler” (YDH) olarak isimlendirilen oluşumların ortaya çıkması bu algının/kanaatin bir yanılgı olduğunun açık bir göstergesi olmuştur (Kirman, 2010:4-5). Büyük çoğunluğu küçük gruplar halinde kalma eğiliminde olan ve bu yüzden genellikle uzun ömürlü olmayan bu hareketler yakın döneme kadar ya çok az ilgi görmüş ya da hiç ilgi çekmemişti. Ancak sahip oldukları inanç ve algılamalar ve uygulamaya koydukları pratiklerle ilgili görsel ve yazılı medyada çıkan haberler sayesinde, bu grupların en azından bir kısmı ön plana çıkınca, insanlar YDH’lerden haberdar olmaya başlamış ve neticede seküler ve sözde rasyonel toplumlarımızda alternatif dünya görüşleri ve yaşam biçimlerini benimseyen ve sunan az sayıda insanın, görünüşte garip inanç ve uygulamaları insanların ilgi ve merakını cezbetmiştir. İnsanların ilgisini istismar ederek ve kaygılarını körükleyerek para kazanma arzusunda olan medyanın YDH’lere yaklaşım tarzı ilginin artarak devam etmesini sağlamıştır. * Bu makale 14-16 Kasım 2014 tarihlerinde İzmir’de düzenlenen “21. Yüzyılda Aile Sempozyumu”nda sunulan “Yeni Dini Hareketler ve Aile Üzerindeki Etkileri” başlıklı bildirinin genişletilmiş ve gözden geçirilmiş halidir. ** Yrd. Doç. Dr., Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi, Rize-Türkiye, e-posta: suleyman.turan@erdogan.edu.tr *** Arş. Gör., Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi, Rize-Türkiye, e-posta: emine.battal@erdogan.edu.tr