ŞARKI SÖYLEME BECERİSİ TON ALGISINA BAĞLI MI? Doç. Dr. Şükrü Torun Anadolu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü DİLKOM - Kognitif Nöroloji Ünitesi Abstract Does The Ability To Sing Depend On Pitch Perception? In daily practice, tone deafness is considered synonymous with tone perception ( i.e. pitch perception or pitch discrimination ) disorder, and is confined to measuring a person’s perception of pitch changes in order to assess his/her musical abilities. A good tone perception provides a base for improving musical abilities. However, a comprehensive function such as singing, which requires the integration of sensory, motor and cognitive abilities, may not be basically related to tone perception. This study aims to compare two groups of people w ith “good” and “bad” singing ability with respect to their tone perception performances. First, the participants listened to unique melodies including 4 different notes. Then, their recorded performances of correctly repeating these melodies were assessed. After that, the group of ‘insufficient singing abilities’ was compared with the group of ‘normal singing abilities’ which consists of the same numbered age-sex matching participants. The results show that there are no significant differences between the two groups in terms of their tone perception performances. Preliminary results of this study, which needs to be supported with further analyses, suggest that tone perception is not a primary factor that determines non-professional singing abilities. Giriş Ton sağırlığı, konjenital amuzi olarak da nitelenen ve son yıllarda yapılan sinirbilimsel çalışmalara göre, müziksel algı ve üretim süreçlerini yürüten sensorimotor entegrasyon şebekelerindeki bozukluğa bağlı olduğu düşünülen bir tablodur. Konjenital ton sağırlığı, yaşam boyu süren bir müziksel algı ve işlem bozukluğu olduğundan doğru tonda şarkı söylemeye engeldir. Günlük pratikte ise ton sağırlığı -yanlış bir yaklaşımla- ton algısı, perde algısı ya da perde ayrımı bozukluğu ile eş anlamlı sayılabilmektedir. Bu yaklaşıma göre, müzik becerisini değerlendirmek için kişinin perde değişimlerini doğru biçimde algılayıp algılayamadığını ölçmek, yeterli görülmektedir. Ton algısının iyi olması, müzik becerisini geliştirme yolunda iyi bir zemin oluşturması bakımından elbette olumlu bir özelliktir. Ancak, müzik -özellikle şarkı söyleme- gibi çok yönlü duysal, motor ve kognitif işlemlerin entegrasyonunu gerektiren kapsamlı bir işlevde ton algı performansının temel belirleyici olup olamayacağı tartışılabilir. Amaç ve Yöntem Şarkı söyleme becerisi “kötü” ve “iyi” olan iki grup belirleyerek bunların ton algı performanslarını karşılaştırmayı amaçlayan bu çalışmaya işitmesi normal, herhangi bir vokal patolojisi bulunmayan ve özel bir müzik eğitimi almamış gönüllü üniversite öğrencileri arasından rasgele seçilen 64 kişi (38 K, 26 E, Ort. yaş: 21.5±2.48 katılmıştır. Deneklere önce respirasyon, fonasyon ve artikülasyonla ilgili periferik motor elemanların profesyonel düzeyde kullanılmasını gerektirmeyen kolaylıkta , bireysel ses aralıklarına uygun, 4 farklı notanın değişik dizilimlerinden oluşan, daha önce duymadıkları, anlamlı söz içermeyen ve na- na-na..şeklinde söylenmiş melodiler (Şekil 1.) dinletilmiş ve ‘dinledikleri melodiyi doğru tekrarlama’ performansları (deneğin üç deneme içinden deneğin en iyi bulduğu performans) kaydedilerek değerlendirilmiştir. Daha sonra, melodi imitasyonunda başarısız