Türk Musikisinde İcra - Teori Birliğini Sağlama Yolunda Bir Girişim M. Kemal Karaosmanoğlu Dr. Can Akkoç Mat. Yük. Müh. University of South Alabama, USA Müz-Dak 10. Sempozyumu - Müzikte 2000 / 17-18 Mayıs 2000, İstanbul “Türk musikisinin muazzam bir tarihi var, fakat tarihi yok...” 1 Konuya, Hüseyin Sadettin Arel(1880 1955)’in bu cümlesindeki bir harfi değiştirerek girmek istiyoruz: “Türk musikisinin muazzam bir tarihi var, fa- kat tarifi yok...” Bu büyük müzik adamının yukardaki tespiti, hele söylendiği dönemde, son derece yerindeydi. Günümüzde, Türk musikisi tarihi üzerine bazı yayınlar görülmeye başlanmıştır 2 . Fakat makam ve perdelerimizin tanımı yönünde olumlu bir gelişmeden, bir yenilikten sözetmek ne yazık ki mümkün değildir. Bildiri başlığımızın da dolaylı olarak anlattığı gibi, neyse ki, kuşaktan kuşağa meşk usulüyle gelen musikimizde icra konusunda durum teori- deki kadar vahim değildir. Birçok büyük üstad hâlâ hayattadır ve geçmişten, hocalarından aldık- ları emaneti sabırla yaşatmakta, öğrencilerine aktarmaktadırlar. Elbette bu mutlu günlerin bir sonu olacaktır. Tarihî gelişim içinde, doğal olarak meşk usulünün yerini daha çağdaş yöntemler almaktadır. Gerek yurdumuzun dört bir yanında kurulan Türk musikisi konservatuvarlarında, ge- rekse dernek ve vakıflarda kitâbî eğitim giderek ağırlık kazanmaktadır. Bugüne kadar nerdeyse âdet yerini bulsun diye okutulan musiki teorisi kitapları artık göstermelik olmaktan çıkma yolun- dadır. Scala 3 , Mus2 4 gibi bilgisayar programları, bir eseri, verilen değerlerle seslendirme özel- liğine sahiptirler; bu nedenle, yanlış aralıklar ihtiva eden diziler kendini derhal belli etmek- tedir. Yeni kuşak bazı icracılarda ‘kitaplar böyle yazıyor’ diye bazı perdeleri kulaklarındaki gibi değil, kitaplardaki gibi basma eğilimleri belir- miştir. Musikisi teorisi kitaplarımızın bilimdışı- lığından, icradaki durumu yansıtmamasından kaynaklanan bir başka sapma, musikimizdeki küçük aralıkları inkâr etme şeklinde ortaya çık- maktadır. Bu eğilim, perdelerimiz yerine giderek 12 eşit tamperamanlı dizinin kullanılması tehlike- sini doğurmaktadır. Bu bildiride, üstadların icraları üzerinde yaptığımız bazı bilimsel gözlem ve ölçümlerin ön sonuçlarını sergilemek ve bazı önerilerde bulun- mak istiyoruz. Bildirimize, Yıldız Teknik Üniversi- tesi Sanat Tasarım Fakültesi (SANTAS) bünyesin- de yürümekte olan ‘Türk Musikisi Perdelerini Çalabilen Piyano İmâli’ projesinin bir ara-ürünü olarak da bakılabilir. YTÜ dışında İTÜ ve Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyeleri dahil, bu konuyla ilgili müzik insanları, fizikçiler ve matematikçilerin oluşturduğu bu proje kurulu, çalışmalarını iki koldan yürütmektedir. Birinci adımı doğal olarak musikimizde kullanılan perdelerin sağlıklı biçimde saptanması olan bu projede fizikçi ve matematik- çiler, musikimizin eski ve yeni icra örneklerini Fourier dönüşüm tekniklerini kullanarak analiz etmektedirler. Bu bildiride imzası bulunan bizler ise, yine aynı bilimsel tekniklere dayanan, fakat daha müziksel bir ağırlığı olan MIDI protokolü yaklaşımını yürütmekteyiz. Projenin iki ayrı kol- dan yürümesi bir tür sağlama yapmayı mümkün kılacak, muhtemel hataları azaltacaktır. MIDI protokolünden yararlanan bizlerin kul- landığı yöntemler de iki çeşittir: Birincisi yazılım ve donanıma, ikincisi günümüzdeki bilgisayarların daha hızlı olması avantajı nedeniyle yalnızca yazı- ma dayanmaktadır. Fakat her iki yöntem de, so- nuçta, incelenen icradaki seslerin belirli anlardaki frekanslarını sayısal olarak çıkarmakta, elde edi- len bu veriler işlenerek aralık ve perdelerimize ilişkin oranlar elde edilmektedir. Özellikle gerçek bir icranın analizinde yüzde yüz doğru sonuçlar elde etmek bilimsel olarak olanaksızdır. Nitekim kullandığımız her iki sistem de 3 - 5 Centlik bir hata toleransı taşımaktadır. İcralar esnasında ortaya çıkabilecek istisnâî yanlış baskılar da buna eklenmelidir. Fakat geçerli musi- ki teorimiz ile ustaların icraları arasındaki farklar bu sayıların birkaç katı mertebesinde olduğu için,