YEŞİL KAMU BİNASI UYGULAMALARINI TEŞVİK EDEN VE ENGELLEYEN ETKENLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ Serkan.Yıldız a , Mustafa Yılmaz b , Yrd.Doç.Dr. Serkan KIVRAK c , Doç.Dr.A.Burcu Gültekin d a Kara Harp Okulu Komutanlığı, İnşaat Müh. Böl., Ankara, syildiz@kho.edu.tr b Kara Harp Okulu Komutanlığı, İnşaat Müh. Böl., Ankara, myilmaz@kho.edu.tr c Anadolu Üniversitesi, İnşaat Müh. Böl., Eskişehir, serkankivrak@anadolu.edu.tr d Gazi Üniversitesi, Teknoloji Fak. İnş.Müh. Böl., Ankara, arzuhanburcu@gazi.edu.tr ÖZET II. Dünya Savaşı’ndan sonra yaşanan kontrolsüz kalkınma süreci ile ortaya çıkan ağır çevresel sorunların çözümüne yönelik kalkınma ve doğal çevre arasında denge kurulması arayışları [1], insanların ve diğer canlıların yaşamları üzerinde etkili olan tüm faktörleri içinde barındıran, çevreyi ve beşeri sermayeyi dikkate alan, kaynakların optimum kullanımını amaçlayan uzun dönemli bir kalkınma modeli olarak “sürdürülebilir” kalkınmaya odaklanılmasını sağlamıştır [2]. Günümüzde inşaat sektörü büyük hacmi, yüksek doğal kaynak tüketimi ve çevreye olumsuz etkileri nedeniyle, sürdürülebilirlik ilkelerinin uygulanması gereken sektörlerin başında gelmektedir. İnşaat sektörünü sürdürülebilir hale getirme stratejilerinin binalara yoğunlaşması ile birlikte yapı yaşam döngüsü boyunca çevresel ve sosyal sorumlulukların dikkate alınması felsefesi ile tasarlanan yeşil binalar ön plana çıkmıştır. Bugün başta Amerika olmak üzere gelişmiş ülkelerde yeşil bina sektörü inşaat sektörü içerisinde önemli paya sahip hale gelmiştir. Türkiye için inşaat sektörü çalışan nüfusun % 6’ya yakınının istihdam edildiği, gayri safi milli hâsıla (GSMH) içindeki doğrudan payı % 5, dolaylı payı % 30’u bulan [3] önemli bir sektördür. Başta enerji hammaddelerinde dışa bağımlılığımız ve çevre üzerinde artan baskı olmak üzere, bir çok önemli etken yeşil binaların Türkiye için önemini arttırsa da, ülkemizde bugün sadece özel sektörün uygulamalarının görüldüğü, gelişmiş ülkelere kıyasla çok küçük bir yeşil bina sektörü bulunmaktadır. Türkiye İstatitik Kurumu (TÜİK) 2000 yılı verilerine göre Türkiye'de 280 bin civarında kamu binası bulunmasına, okuldan, hastahaneye, resmi dairelerden, yurtlara kadar değişik kullanım amacı ile her yıl yüzlerce yeni kamu binası inşa edilmesine rağmen, neredeyse yeşil bina sınıfına giren kamu binasının olmaması düşündürücüdür. Kamunun sadece sınırlı yasal düzenlemeler ile değil, bizzat uygulamaları ile özel sektöre örnek teşkil etmesi, ülkemizde yeşil binaların yaygınlaşmasının önünü açacaktır. Bu çalışmada kamuda yeşil bina üretimini teşvik eden ve engelleyen unsurların belirlenmesi amacıyla, her yıl