1 1 NOT: Bu makale 2009 yılında ADALYA dergisinin 12. sayısında İngilizce olarak yayınlanmıştır. Türk bilim insanlarının Türkçe yazması durumunda, kendilerinden sonraki Türk araştırmacılara daha fazla destek olacakları ve bu durumun hem Türk bilimine daha fazla katkı sağlayacağı hem de Türkçeye hak ettiği değeri kazandırabileceği inancına dikkat çekebilmek için, aynı makaleyi Türkçe olarak kendi insanımızın beğenisine sunmaya karar verdim. Yararlı olması dileğiyle… Prof. Dr. Murat DURUKAN ORTA VE DOĞU DAĞLIK KILIKIA’NIN KORSANLIKLA İLİŞKİSİ Geç Hellenistik dönemde “Kilikia” ve “Kilikialı” imajının oldukça negatif olmasının nedeni, bölgenin adının korsanlıkla özdeşleşmiş olmasıdır. Kilikialıların imajı konusunda antik yazarların bazı aktarımları oldukça çarpıcıdır. Örneğin Lukianos, "Kilikialılar soygun, Fenikeliler ticaret, Mısırlılar tarım yapar" diyerek Kilikia imajının antik dönemde nasıl algılandığını net biçimde vurgulamıştır 1 . Özellikle M.Ö. 2. yy. ortalarından sonra Kilikia korsanları olarak tanımlanan çetelerin, Roma’ya giden buğdayın önünü kesip Roma’yı aç bırakabilecek pozisyona gelmiş olmaları, ne denli güçlenmiş olduklarının göstergesidir. Ayrıca bu dönemde Roma’lıların hiç bir faaliyet için denize açılamadıkları aktarılmaktadır. Ticaretin yılın büyük bölümünde durması; askeri sevkıyatın korsanların denize daha az çıktığı kış aylarında yapılıyor olması; hatta doğu eyaletleri ile ilişkilerin kopma noktasına gelmiş olması, korsanların ne kadar güçlendiklerini anlatan diğer çarpıcı göstergelerdir 2 . Bu kadar güçlenmiş olan bir topluluğun hangi coğrafyada konuşlanmış olduğu ise, çok uzun zamandır üzerinde tartışılan konulardan biridir. Günümüzde genel kabul gören anlayışa göre korsanların merkezi, yoğun olarak Lykia, Pamphylia kıyılarıdır. Korakesion kentinin bulunduğu Batı Dağlık Kilikia bölgesi de korsanların önemli merkezleri arasındadır. Orta ve Doğu Dağlık Kilikia bölgesi ise (doğuya doğru Anemurium, Nagidos, Kelenderis, Aphrodisias, Seleukeia ve Olba Rahip Krallığı topraklarının sıralandığı sahil şeridi) bu yayılımın dışında tutulmakta, farklı yazarlar tarafından, korsanlık faaliyetlerinin Pamphylia’nın, Anemurium’un veya Kalykadnos’un doğusuna taşınmaması gerektiği vurgulanmaktadır. Hatta Strabon’un Seleukeia hakkındaki bir ifadesinden yola çıkarak, korsanlığın bu bölge sakinleri üzerinde güçlü bir etkisi olmadığı şeklinde bir yorum yapılmıştır 3 . Sözü edilen aktarımda Strabon, "Seleukeia’nın, Kilikia ve Pamphylia'nın örf ve adetlerinden çok ayrı bir kent " olduğunu söylemektedir 4 . Oysa Strabon’un bu aktarımını korsanlıkla ilişkilendirmek gerekirse, korsanlığın hem Pamphylia’da hem de Kilikia’da var olduğu ancak Kilikia’daki korsanlığın, Seleukeia’nın dışında kalan bazı alanlarda gelişmiş olabileceği şeklinde yorumlamak daha doğrudur. Ayrıca korsanlar ve korsanlık durağan bir yapıya sahip değildir. Gelişme döneminde, büyüyen bir yayılım alanına sahiptirler. Roma’nın farklı tarihlerde yaptığı hamleler sonucunda ise korsanların yayılım alanının değiştiği ve küçüldüğü anlaşılmaktadır. Bu nedenle 1 Lukianos, Ica. 16, 771 2 Maroti 1970, 489 vd. 3 Rauh 1997, 269 4 Strabon, XIV.V.4