185 * Arş. Gör., Sakarya Üniversitesi, Tasavvuf Ana Bilim Dalı. İletişim: aysegulmete@sakarya.edu.tr. Giriş XVII. asır Nakşîbendîlik tarihine bakıldığında Tâcü’n-Nakşibendî lakabıyla meşhur Tâced- din b. Zekeriyyâ el-Osmanî el-Hindî, tarikatın intişarını sağlama ve nüfuzunu güçlendirme noktasında dikkat çekici bir isim olarak karşımıza çıkmaktadır. Tasavvufî terbiyesini önce- leri üveysî olarak gerçekleştiren Tâceddin b. Zekeriyyâ, Hindistan’da tarikleri muhtelif bir- çok mürşitten icazet almasının akabinde pirdaşı İmam-ı Rabbânî gibi Muhammed Bâkî Billâh’tan da hilafet almıştır. Bâkî Billâh sonrası İmam-ı Rabbânî’nin kurduğu kol olan Mü- ceddidiyye Hindistan’da etkin ve yaygın olması nedeniyle birçok araştırmaya konu olurken Tâceddin b. Zekeriyyâ ve kendisi ile devam edegelen Tâciyye kolu üzerine yeterli miktarda çalışma yapılmamıştır. Dolayısıyla Tâceddin b. Zekeriyyâ’nn Bâkî Billâh sonrasında Nakşi- bendiyye tarihini ne derecede etkilediği; kurucusu olduğu kolun mahiyeti ve günümüzdeki yansımalarının yanı sıra hayatının ayrıntılı olarak incelenmesi ve fikriyatının belirlenmesi araştırma konumuzu teşkil etmektedir. Hindistanlı Bir Sufi: Tâceddîn B. Zekeriyyâ, Yolu ve Görüşleri Ayşegül Mete* Hindistanlı Bir Sui: Tâceddîn B. Zekeriyyâ, Yolu ve Görüşleri Öz: Hindistan’ın Nakşibendiyye ile asıl tanışmasını sağlayan kişi olarak kabul edilen Muhammed Bâkî Billâh sonrasında halifelerinden İmâm-ı Rabbânî Ahmed Faruk Sirhindî, Hindistan ve Nakşibendilik tarihinde büyük başarılara imza atarken; pirdaşı Tâceddin b. Zekeriyyâ el-Osmânî el-Hindî gerçekleştirdiği Hindistan, Orta Doğu ve Hicaz seyahatleriyle Nakşî yolunun intişarını sağlamıştır. Mekke’de inşa ettiği tekkesiyle hem yerli halka hem de mücavir olarak yaşayan kesime hitap eden Tâceddin b. Zekeriyyâ, Hicaz’da yolunu tanıtma noktasında selelerine nazaran daha çok başarı kaydetmiştir. Yetiştirdiği halifeleri vasıtasıyla Necd, Yemen, Basra, Suriye ve Mısır olmak üzere Arap dünyasında Nakşibendiliğin kurumsallaşmasını sağlayan Tâceddin b. Zekeriyyâ yine halifeleri aracılığıyla Arabistan’ın ötesine, Çin ve Endonezya’ya silsilesini ulaştırmıştır. Bununla birlikte Nakşibendi literatürünü Arapça ortaya koymak ve tarikatın adap, erkân ve prensiplerini konu alan ve defalarca istinsah edilen eserleri telif etmek suretiyle Arapça konuşan halka ulaşmıştır. Bu mühim şahsiyetin tasavvufî yolu ve genelde edep özelde ise şeyh-mürit adabını konu edinen Âdâbü’l-meşîha ve’l-mürîdîn eseri bağlamında ikriyâtı bu bildirinin konusunu teşkil etmektedir. Bununla birlikte hayatı, eserleri ve tesirlerine de işâret edilecektir. Anahtar kelimeler: Tâceddin b. Zekeriyyâ, Nakşibendiyye, Tâciyye, Adap, Şeyh-Mürit.