Saba Melikesi ve Süleyman İlişkisinde Yumuşak ve Sert Güç Örneği Neml Suresi 16 – 44 ayetler م ِ حم ِ ر ّ َ ن ال ِ م َ ح ْ ر ّ َ ه ال ِ ل ّ َ م ال ِ س ْ ب ِ Veren ve koruyan Allah'ın adıyla. Tüm iyilikleri/nimetleri bahşeden ve ellerimizle yaptıklarımız dahil her türlü yanlışlıktan kaynaklanan kötülükten koruyan/esirgeyen Allah'ın adıyla. [16] ن ّ َ إ ِ يإء ْ شَ ل ّ ِ كُ ن ْ م ِ ن َ تم ِ أت ُ ت َ ر ِ م ْ ط ّ َ ق ال َ ط ِ ن ْ م َ ن َ م ْ ل ّ ِ ع ُ س ُ ن ّ َ ال ه َ ي ّ ُ أ َ ي َ لَ قَ ت َ د َ ت ُ دا َ ن ُ م َ م ْ لَ س ُ ثَ ر ِ ت َ ت َ ن ُ بم ِ م ُ لْ لاُ ض ْ فَ لْ وا َ ه ُ لَ ذاَ ه َ Ve Davud'a Süleyman'ı mirasçı ettik. Ey insanlar diye seslendi: "Bize haberleşme teknikleri bahşedildi(, öğrendik, geliştirdik ve kullanıyoruz.) Ve buna benzer çok faydalı şeyler de verildi. Bu kesinlikle (diğer milletlere göre) bariz bir artıdır / extradır." Davut (as) zamanında oluşan birlik ve bütünlük ile hemen peşinden gelen teknik gelişmeler sayesinde civar milletlere göre bariz bir üstünlük elde edilmişti. Davut (as) ardından oğlu Süleyman (as) ülkeye kral olmuştu. Uzun mesafeli haberleşmede güvercin kullanımı, ve bu haberleşmeyi engellemek için şahin kullanımı gibi teknikleriyle son yüzyıla kadar kuşçuluk, iletişim manasına geliyordu. Bu, 17 ve 20. ayetlerdeki 'kuş' kelimesi bu manada 'kuşçuluk yani kuşların iletişim aracı olarak kullanılması' dır. Buna dayanarak kuşlar ve kuş dilinden kastın, geliştirilmiş haberleşme ve haberalma teknikleri olduğu anlaşılıyor. Haberleşmenin askeri alanda kullanımına, casusluk ve casusluğa karşı koyma konularını da dahil edilince, muhabere ve istihbarat kelimeleri de bu kuş ve kuş dili ifadelerinin kapsamı içine girer. [17] ن َ عو ُ ز َ يو ُ م ْ ه ُ فَ ر ِ م ْ ط ّ َ تال َ س ِ نْ إ ِ لْ تا َ ن ّ ِ ج ِ لْ نا َ م ِ ه ُ د ُ نو ُ ج ُ ن َ م َ م ْ لَ س ُ ل ِ ر َ ش ِ ح ُ ت َ Kahraman savaşçılar, acaip işler beceren istihkamcılar ve muhaberecilerden oluşan askerleri, bulunduğu yere ve çevresine zarar vermesin diye kontrol altına alınmış / gerekli önlemler alınmış halde, Süleyman adına toplandı. Bir ordunun elemanları söz konusu olunca, ünsiyet, yakınlık, sıcaklık gibi manaları ile ins sıfatını hakkedmeye en uygun grup, mert, cesur ve kahraman savaşcılardır. Cinler ise üzeri örtük, kimsenin kolayca anlayamayacağı özel ve gizli bir hüner veya bilgiye dayanarak iş yapan, Türkçe ifadesiyle "hin oğlu hin"lerdir. Bu ayetteki cinleri, dönemin tarih kaynaklarından gelen bilgiyi de hesaba katarsak özel ve yeni teknikler kullanan birliklerdir. Kuşları ise bir önceki ayette açıkladığımız gibi, gizli ve açık iletişim birlikleridir dersek, hepsini ordunun istihkam, muhabere ve istihbarat birlikleri olarak sayabiliriz. [18] م ْ كُ ن ّ َ م َ ط ِ ح ْ ي َ لَ م ْ كُ ن َ ك ِ س َ م َ لواُ خُ د ْ لاُ م ْ ن ّ َ ال ه َ ي ّ ُ أ َ ي َ ل يةَ م ْ نَ ت ْ لَ قَ ل ِ م ْ ن ّ َ د ال ِ تا َ لَ ع َ وا ْ تَ أ َ ذاَ إ ِ ت ّ َ ح َ ن َ رت ُ ع ُ شْ ي َ لَ م ْ ه ُ ت َ ه ُ د ُ نو ُ ج ُ ن ُ م َ م ْ لَ س ُ Ordu, karınca gibi çalışkan / üretken insanların olduğu vadiye gelince başkanları şöyle seslendi: "Evlerinize girin, ortalıkta dolaşmayın. Süleyman ve askerleri farketmeden sizi ezmesin!"