Turkish Studies International Periodical for the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume 10/16 Fall 2015, p. 579-592 DOI Number: http://dx.doi.org/10.7827/TurkishStudies.8903 ISSN: 1308-2140, ANKARA-TURKEY ETKİLENME ENDİŞESİ BAĞLAMINDA ORHAN PAMUK’UN BENİM ADIM KIRMIZI ROMANINA BAKIŞ DENEMESİ Emrah GÜLÜM ** ÖZET Amerikalı yazar ve eleştirmen Harold Bloom’un, kitleleri etkileyen şiir kuramını kaleme aldığı kitabı Etkilenme Endişesi, bir şairin (ya da sanatkârın) selefleri ile arasında var olan veya var olması muhtemel olan Ödipal ilişkiyi anlatır. Etkilenme Endişesi’ne göre bir şiirin başka bir şiiri yaratması olası hatta çoğu zaman gerekli bir durumdur. Ancak bu birbirinden yaratılma durumuna gelebilmek için şiirler, daha doğrusu şairler hangi aşamalardan geçmek zorundadır? Bu soruya Bloom’un verdiği cevap karmaşık ve bir o kadar da çileli bir yolun tasviridir. Bloom’a göre etkilenmenin endişesini yaşayan şair Clinamen (Şiirin Yanlış Okunması), Tessera (Tamamlama ve Antitez), Kenosis (Tekrar ve Süreksizlik), Daimonikleşme (Karşı-Yüce), Askesis (Arınma ve Tekbencilik) ve Apophrades (Ölülerin Dönüşü) aşamalarına maruz kalarak kendi şiirini (ya da sanat eserini) revize etmeye çabalar. Türk Edebiyatı’nda da birçok şair ve yazar arasında tespit edilebileceğini düşündüğümüz Etkilenme Endişesi’nin bir izdüşümü de, Nobel Ödüllü yazar Orhan Pamuk’un Benim Adım Kırmızı romanındaki bazı karakterlerin arasında görülmektedir. Benim Adım Kırmızı’nın kalabalık karakter kadrosunun içinde adları Kelebek, Leylek, Zeytin ve Zarif olan dört hattat, nakkaş ve sanatkârın arasındaki gelenek ve üslup yorumlarının, Bloom’un yarattığı etkilenme kuramına ilk bakışta belli bir açıdan uygun düştüğü görülebilir. Ancak daha derin bir analiz yapıldığı zaman, bu uygunluk durumunun çok da geçerli düzeyde olmadığı görülecektir. Zira Osmanlı’nın en önemli iki sanat dalı olan hattatlık ve nakkaşlıkta geleneğe bağlı kalmak, ustaya benzemek, şahsî üslup sahibi olmadan geleneğin üslubuyla yazılar yazıp, çizimler yapmak evlâ sayılmıştır. Yani Osmanlı’nın hattatlık ve nakkaşlık sanatlarındaki halef-selef ilişkisi, Bloom’un kuramına yansıttığı şekliyle ilerlememektedir. Bu durum da Etkilenme Endişesi kuramına ters düşen, hatta yer yer onu geçersiz kılan bir durumdur. Biz de bu yazımızda Benim Adım Kırmızı romanı ile Etkilenme Endişesi şiir kuramı arasında mevcut bulunan uygunluk ve farklılıkları mümkün olduğunca ortaya koymaya çalışacağız. Bu makale Crosscheck sistemi tarafından taranmış ve bu sistem sonuçlarına göre orijinal bir makale olduğu tespit edilmiştir. ** Arş. Gör. Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, El -mek: emrahgulum.tde@gmail.com