YBS Ansiklopedi www.YBSAnsiklopedi.com Cilt 1, Sayı 2, Ekim 2014 Açık Yenilik (Open Innovation) Sadi Evren SEKER American University of Middle East, Kuwait, academic@sadievrenseker.com 1. Giriş Açık yenilik kavramı, bir yenilik (innovation) şekli olarak literatüre ilk defa Henry Chesbrough tarafından 1960 yılındaki makalesinde yapmış olduğu, özellikle araştırma geliştirme alanında, işletmeler arası işbirliği konusundaki çalışmadan esinlenmektedir. Kendisi ayrıca Kaliforniya Üniversitesi Açık Yenilik Merkezi yöneticiliğini yapmakta ve yine bu konudaki açık yenilik isimli kitabı ile de tanımlanmaktadır. Açık yenilik kavramı, literatürdeki konumu itibariyle, açık işbirliği, işbirliği örüntüsü (pattern of collaboration) , kullanıcı yeniliği, birikimli yenilik (cummulative innovation) , bilgi ticareti, toplu yenilik (mass innovation) ve dağıtık yenilik (distributed innovation) kavramları ile de ilgilidir. Kavramın tanımını, Henry William Chesbrough’un kendi kitabında yaptığı şekliyle alacak olursak aşağıdaki şekilde Türkçeye tercüme etmek mümkündür: ‘Açık yenilik, işletmelerin iç ve dış pazarlama, teknoloji geliştirme gibi amaçlar için, işletme içi fikirleri kullandığı kadar, aynı zamanda işletme dışı fikirleri de kullanabileceği ve kullanması gerektiği üzerine kurulu bir paradigmadır’. Aynı zamanda açık yenilik, iş ortakları ile risk ve başarıların paylaşımı anlamında da gelmektedir ve yeniliğin içeri ve dışarı doğru kolayca geçebileceği kabulü üzerine kurulmuştur. Yine açık yenilik fikrinin merkezinde, bütün dünyaya dağılmış ve sürekli hareket halindeki bilgi ve yeniliğin sadece bir şirket merkezinden yönetilerek rekabet edilemeyecek kadar büyük olduğu gerçeği yatmaktadır (Seker, 2014). Açık yenilik kavramı, işletmenin dışında gelişen bu yenilikleri takip etmesi ve gerekli gördüğü yeniliklerin patent veya lisans ücretlerini ödeyerek kendi teknolojik gelişimine adapte etmesi gerçeğine dayanır. Aynı zamanda işletme içerisindeki yeniliklerin de aynı şartlarla dışarıya açılması kabulü yapılmaktadır. Açık yenilik sadece kaynak olarak yeniliğin açık olması ve bir kaynak erişim ve paylaşımının dışında, yeniliğin (innovation) ve bilginin (knowledge) yönetiminde (Seker, 2014) de farklı bir bakış açısı sunar. Buna göre istihdam, entellektüel sermaye, fikir hakları, bu fikri hakların üretilmesi için geçen teknik ve araştırma süreçleri iyi anlaşılmalı ve hem içerideki hem de dışarıdaki yenilik fırsatları doğru şekilde takip edilmeli ve işletmenin mevcut kaynak ve yeterlilikleri ile entegre edilebilmelidir.