MODERN TOPLUMUN AHLAK PARADOKSU Prof. Dr. Temel ÇALIK Arş. Gör. Emre ER 1. Genel olarak Ahlak Kavramı Ahlak kavramı, Latince’de kullanılan “moral” sözcüğünün karşılığı iken Arapça’da “hulk” sözcüğünden türetilmiş olan huy ve karakter anlamına gelmektedir. Bu anlamlardan yola çıkarak ahlak kavramı, insanların toplum içindeki davranışlarını ve birbiriyle ilişkilerini düzenlemek amacıyla başvurduğu ilkeleri, değerleri ve bunlara uygun olarak nasıl davranılması gerektiğini ifade etmektedir. Bir toplumda belirli bir dönemde egemen olan bireysel ve toplumsal davranış kuralları ile toplumsal bir bilinç biçimi olan ahlak, toplumca belirlenen ve zaman içinde gelişen ilkelerin, değer yargılarının, normların ve kuralların oluşturduğu bir sistem olarak da adlandırılır. Bu nedenle ahlak, gerek insanların birbiriyle, gerekse diğer toplumsal birimlerle olan ilişkilerinin ve davranışlarının düzenlenmesine yardımcı olmaktadır. Genel olarak insanların bir arada yaşama kararlılığını ifade eden “psikolojik sözleşme” olarak da açıklanabilir. Özü itibariyle insanların yaradılışından ötürü kazandıkları bir takım özellikleri kapsayan ahlak anlayışı ve ahlaki yaşam ilkeleri insanlık tarihi boyunca her dönemde var olmuştur. Ahlak, özellikle insanların toplum içerisinde yaşamaya başlamalarıyla birlikte gündelik hayatın gerektirdiği insan ilişkilerinde belirleyici rol oynamaktadır. Ahlak günlük yaşantımızda çok sık kullandığımız hemen hemen bütün davranışlarımızı bu bağlamda değerlendirdiğimiz bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Genelde ahlak bireyin bireyle, bireyin grupla, grubun grupla ilişkisini düzenleyen kuralları, ilkeleri ve değerleri kapsayan bir yapıyı ifade eder. Toplumun ortak aklı olarak ortaya çıkan ahlak, toplumun vicdanında oluşmuştur. Aynı zamanda töre, örf, adet ve inanç sisteminden önemli ölçüde etkilenen ahlak, hukuk sisteminin başlıca kaynaklarından da biridir. Diğer bir deyişle ahlak kuralları toplumu oluşturan bireylerin karşılıklı irade beyanı sonucu ortaya çıkmıştır. Ahlak felsefecilerine göre ortak bir ahlak tanımlaması yapılması oldukça zordur. Bazı düşünürler ahlakın bireysel yönüne vurgu yaparken, diğerleri daha çok toplumsal yönleriyle ilgilenmektedir. Bernard Gert, ahlakın toplumsal boyutuna vurgu yaparak bütün mantıklı insanların diğer insanlarla ilişkilerini yönetmesine yardımcı olan kamusal bir sistem olarak ifade etmektedir. Bununla birlikte teleolojik ve deontolojik ahlak yaklaşımları bireylerin eylemlerine yükledikleri anlam açısından farklılaşmaktadır.