Türkiye’de Aydın Sorunu Üzerine Bir Yaklaşım Prof. Dr. Temel Çalık Arş. Gör. Emre Er Giriş Aydın kavramı dilimizde kültürlü, okumuş, görgülü, ileri düşünceli kimse, münevver, entelektüel anlamlarında kullanılmaktadır 1 . Aydın, üzerinde fazlaca yazılıp çizilen ancak neredeyse her dünya görüşünün kendi değer yargılarına uygun olarak farklı şekillerde tanımlanan oldukça kapsamlı bir kavramdır. Genellikle aydın kavramı ile entelektüel açıdan yetkin, bilgili ve akıllı kimseler; yol gösterici, rehber konumundaki fikri önderler kastedilmektedir. 19. Yüzyılda Rusya’da aydınlara entelijansiya denmiş ve bu terim de aydın kelimesi ile eş anlamlı olarak kullanılagelmiştir. Münevver ve aydın kavramları genellikle aynı anlamları ifade etse de, münevver kavramı ile daha geniş bir anlamın karşılandığı bilinmektedir. Hem münevver kavramı hem de daha sonraları kullanılagelen aydın kavramı esasen Fransız Aydınlanmasından esinlenerek oluşturulmuştur 2 . Bu bağlamda Türk Aydınlarının yüzünü ve gönlünü Batıya çevirmelerinin felsefi temelleri arasında aydın olmanın Batılı olmak ile eşdeğer görülmesine neden olan bir varsayımın yattığından bahsedilebilir. Kitleleri ikna etmenin kolaylaştırılması ve iktidarların ontolojik temellerinin sağlam bir şekilde atılması açısından her devirde düşünce ve fikir dünyasında yoğun tartışmaların yaşandığı ve çoğu zaman keskin cepheleşmelerin olduğu bir gerçektir. Gramsci 3 aydınları organik ve geleneksel olmak üzere ikiye ayırdığı yaklaşımında her sosyal sınıfın kendi sosyo- ekonomik gereksinimlerini karşılamak amacıyla gerekli bilgi ve tecrübelere sahip olan uzmanlarını organik aydınlar; belirli bir sınıfla doğrudan bağlantısı olmayan, toplumsal değer ve geleneklere sahip çıkan ve toplumsal tarihin devamlılığını sağlamayı hedefleyenleri ise geleneksel aydınlar olarak tanımlamıştır. Gramsci, geleneksel aydınları var olan değerlerin korunması bağlamında daha muhafazakâr ve organik aydınları ise değişen koşullara uyum sağlama yetenekleri yönüyle daha liberal bir çizgide ifade etmektedir. Bu tanımlama ile aydınların toplumsal katmanlarla ilişkileri ve farklı toplumsal sınıflara olası katkıları vurgulandığı için üzerinde önemle durulmuştur. Bununla birlikte aydınların bulundukları ülkelerde ayrı bir sınıf olarak tanımlanmaları tartışmalı bir konudur 4 . Bu durumun oluşmasında aydın kavramının yukarıda ifade edilen çok farklı anlamlara gelmesi ve bunun bir sonucu olarak toplumsal karşılığının değişkenlik göstermesi etkili olabilir. Başka bir deyişle aydınların,