354 İletişim Kuram ve Araştırma Dergisi -I- Platon, idealar dünyasında dünyadaki görüngülerin en saf halini idea olarak tanımlar. Katıksız, saf formlar olan idealar içerisinde “adalet”, filozofun düşüncesinde özel bir yeri teşkil eder. Buna şaşırmamak gerekir çünkü hocası Sokrates, inandığı adalet ideası uğruna ölümü göze almıştır. Ampirik dünyada Atina yurttaşları, adaletsiz bir karara imza atmışlar; Sokrates’i Atina gençliğine, Yunan geleneklerine ve dinine aykırı tarzda fikirler yaydığı ve bozduğu gerekçesiyle ölüme mahkum etmişlerdir. Böylece aşkın dünya, idealar dünyası ile gerçek dünya karşı karşıya getirilmiş, ampirik dünya ancak idealar dünyasından pay alan görüngüler dünyasına indirgenmiştir. Bu bağlamda adaletin “eksiltili” dünyasından pay alan, gerçek dünyadaki Yunan yurttaşları ise adaletin gerçek dünyadaki saf görüngüsüne yakın halini temsil eden Sokrates ile karşı karşıya getirilmiştir. Organi̇k Bi̇r Entelektüelden Kalma İzleni̇ mler Prof. Dr. Serdar Öztürk Luchino Visconti’nin Venedik’te Ölüm (Death in Venice, 1971) filminin son sahnesi, güzelliğin anlamı üzerine “düşünen” besteci Aschenbach’a, Polonyalı bir genç çocuğun eliyle güneşi gösteren görsel imgesine dairdir. Genç çocuk, saf güzelliğin Platon’un idealar dünyasından geldiğini mi ima etmektedir? Ne imlenirse imlensin gerçek şu ki Batı felsefe geleneğinde Platon’un görüngüler dünyası ile o görüngülerin saf halde olduğunu düşündüğü idealar dünyası arasındaki ayrım hakim bir paradigma olmuştur. Prof. Dr. Mehmet YÜKSEL Anısına... Serdar Öztürk