POSSEIBLE DÜŞÜNME DERGİSİ / JOURNAL OF THINKING SAYI: 6 ISSN: 2147-1622 29 Platonik Literatürde Mûthosu Lógosa Çevirme Translating Mûthos into Lógos in Platonic Literature Esra ÇAĞRI MUTLU Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Felsefe Bölümü Özet Felsefe tarihi boyunca felsefenin başlangıcı, mûthostan lógosa geçişle simgelenmekteydi. Bu bağlamda Platon, felsefe tarihi içerisinde akılsallığı tam anlamıyla felsefenin merkezine koyan filozof olarak kabul edilmektedir. Birçok diyalogunda da aklı , lógosu ön plana çıkaracak şekilde mûthosu lógostan daha aşağı bir düzeyde görür. Hal böyleyken yine Platon’un birçok diyalogunda argümanlarını genişletmek adına mûthosa başvurduğu görülür. Mûthosu kullanma nedeni kimi zaman bir ikna aracıyken kimi zaman da etik bir göndermedir. Bu makale Platon’un mûthosa neden başvurduğundan veya ihtiyaç duyduğundan ziyade mûthosun işlevi üzerinde durulacaktır. Anahtar Sözcükler: Mûthos, Lógos, Anlatı, Argüman. Abstract Throughout the history of philosophy, the beginning of philosophy was represented as the transition from mûthos to lógos. In this context, Plato is considered as the philosopher who puts rationality literally in to the center of philosophy. In his many dialogues he accepts mûthos lower than lógos so as to bring lógos, reason into the forefront. And yet again it is seen that Plato refers to mûthos in many of his dialogues in order to expand his arguments. He uses mûthos sometimes as a tool of persuasion, sometimes as an ethical reference. This article will focuses on the function of mûthos rather than why Plato refers to or needs mûthos? Keywords: Mûthos, Lógos, Narrative, Argument. Platon neden mûthosa ihtiyaç duyar? Böylesi bir sorunun ortaya çıkma sebebi Platon’un genelde akılsal devrimi yapan filozoflardan biri olarak kabul ediliyor olmasıdır. Buna rağmen Atlantis, Er vb. anlatılar bize mûthosun Platonik literatürde yoğun bir biçimde içerildiğini gösterir. Her şeyden önce mûthos Platon tarafından bir söylem (discourse) şekli olarak ele alınmaktadır. Aynı zamanda rasyonel bir argüman için destek konumundadır. Çünkü mûthos, lógosun sahip olduğu gibi olmasa da rasyonel argümanlara sahiptir. Dolayısıyla mûthos ve lógos arasındaki çizginin çizilmesi zordur. Bir söylem türü olarak mûthos çürütülemez kabul edilirken ki bunun nedeni onun uzak bir geçmişe sahip olması ve genellikle sözlü aktarımla nesilden nesile aktarılarak şimdiki zamana ulaşıyor olmasıdır; bunun aksine lógos çürütülebilirdir. Bu karşıtlık içinde mûthos ve lógos birlikte yeni bir anlama tarzı için iş görürler. Bu ilişki dahilinde mûthos ne çürütülebilir olan ne de argümantatif bir yapıya sahip olan uzak geçmiş hakkında bilgi verir ama yine de belli bir kullanışlılığa sahiptir. J. P. Vernant mûthosu, ister bir hikaye ya da diyalog isterse ileri sürülmüş bir plan şeklinde olsun, hazırlanmış/formüle edilmiş konuşma olarak tanımlar. Bu anl amda mûthos söz, söylemek, konuşmak, ifade etmek anlamlarına gelen legeinin alanına aittir dolayısıyla da kökeni yine legeine dayanan lógos ile tam bir karşıtlık içinde değildir (Vernant, 1988: 203-204). B. Snell ise mûthos ve lógosun birbirleriyle karmaşık bir biçimde ilişkili olduğunu fakat bu iki kavramın insan aklının iki ayrı aşamasını doğru bir biçimde tarif ettiğini düşünmektedir. Buna göre aydınlanmış akıl için mûthos doğal olmayan bir şeydir ve bu anlamda karşıtlıklardan bağımsız değildir (Snell, 1953: 206). B. Lincon için de Grek mucizesi olarak adlandırılan medeniyetin ilerlemesi ve gelişimi, konuşma ve düşüncedeki dönüşümü simgelemektedir. Bu da bizi Homeros’un ve Hesiodos’un mûthosundan Herakleitos ve Platon’un lógosuna yöneltir. Bu yönelme sembolik söylemden rasyonel olana, anthropomorfizmden soyutlamaya, dinden felsefeye doğru olan dönüşümü gösterir (Lincoln, 1999: 3). Diğer bir deyişle 8. yy. ve 4. yy arasında mûthos ve lógos arasında belli bir karşıtlık meydana gelmiştir ve bu karşıtlığın en belirgin sebebini de sözlü gelenekten çeşitli türlerdeki yazılı edebiyata geçiş simgeler.