TÜRKİYE’Yİ BEKLEYEN BÜYÜK TEHLİKE: BÖLGESEL ÇATIŞMALAR ve KİTLESEL GÖÇ 1 Ali Tolga Özden Araştırma Görevlisi, ODTÜ Mimarlık Fakültesi, Ankara Göç kavramının tanımını insanın bir coğrafya içerisinde ya da coğrafyalar arasında hareketliliği ve bu hareketin neden olduğu nüfus dinamiği olarak alıntılayan Kara ve Korkut (2010)’a göre göç “(az veya çok) bireylerin ya da grupların sembolik veya siyasal sınırların ötesine, yeni yerleşim alanlarına ve toplumlara doğru kalıcı hareketi” olarak da ifade edilmektedir. Gökçan (v.d., www.multeci.net) göçü yaşam koşullarının değişmesi ve buna bağlı yeni gereksinimlere paralel olarak toplumsal yaşamda da bir takım değişiklikler yaratması durumu olarak ele almakta, böylelikle insanın maddi yaşam koşullarını ve ruhsal yapısını şekillendiren fiziksel çevresinden kopuş olarak alıntılamaktadır. Bu çerçeveden bakıldığında da göçün “kişinin fiziksel çevreden kopuşunun zorunlu olduğu durum ve zamanlarda, çoğu zaman geri dönüşü kolay olmayan ve kişinin kendi fiziksel ve dolayısıyla ruhsal çevresinden ayrılmasına yol açan bir süreç özelliği” gösterdiği iddia edilmektedir (Gökçan v.d., www.multeci.net). Kara ve Korkut (2010) ise günümüzde gerçekleşen göçlerin artık bir tercih değil zorunluluk olarak ortaya çıktığını iddia etmektedir. Buna göre göç, yerinden olma (ya da edilme) kavramları ile karşılık bulmaktadır (Kara ve Korkut, 2010). Zorla yerinden edilme olarak ifade bulan göç kavramı ile birlikte mültecilik, sığınmacılık, yerinden edilenler, vatansızlar gibi başka kavramlarında bu kitlesel insan hareketlerini tanımlamak amaçlı ortaya çıkışı da göç kavramının yeniden değerlendirilmesini zorunlu hale getirmektedir. Ekşi (2002) insanlık tarihinin, milyonlarca insanın ülkelerinden bir şekilde sürgün edildiği ya da kaçtığı örneklerle dolu olduğunu belirterek bu anlamda Yirminci yüzyıl boyunca karşılaşılan bu kitlesel insan hareketlerine “İspanya İç Savaşı sırasında kral taraftarı İspanyollar, İkinci Dünya Savaşı öncesinde Avrupalı Yahudiler, eski Sovyetler Birliği döneminde Ruslar, Vietnam Savaşı yıllarında Kamboçyalı ve Vietnamlılar, Humeyni rejiminden kaçan İranlılar, son yıllarda Etiyopya, Kamboçya, Mozambik, Küba, Ermenistan, Tibet ve Irak’dan kaçanlarla birlikte” 43 1 Bülten (2011), TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi yayını, No: 91, syf. 49-53, Temmuz-Ağustos